Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Sabah uyanır uyanmaz ya da akşam yatmadan önce içilen bir bardak sıcak su, sindirimden uykuya, sinir sisteminden kas gevşemesine kadar pek çok süreci sessizce destekliyor. Peki sıcak suyu günün hangi saatinde, nasıl içmek gerçekten fark yaratıyor?
Wellness dünyasında bazı alışkanlıklar vardır ki, karmaşık takviyelerden ya da pahalı rutinlerden çok daha kalıcıdır. Sıcak su içmek de onlardan biri. Özellikle sabah uyanır uyanmaz ve akşam yatmadan önce tüketildiğinde, beden üzerinde sessiz ama sistemli bir etki yaratır. Binlerce yılllık Ayurveda’dan kaynaklanan bu alışkanlık, bugün modern fizyolojiyle de daha net açıklanabiliyor.
Gece boyunca vücut, sindirimden detoksa, hücresel onarımdan hormonal dengeye kadar pek çok süreci düşük tempoda yürütür. Sabah ilk anda içilen sıcak su, bu sistemleri nazikçe devreye sokan bir sinyaldir.
Sıcak su, mide ve bağırsaklardaki kan akışını artırarak sindirim kaslarının daha etkin çalışmasına yardımcı olur. Özellikle sabahları şişkinlik yaşayanlar ve uyanmakta zorlananlar için bu etki oldukça belirgindir.
Soğuk suya kıyasla sıcak su, vücut tarafından daha az enerji harcanarak işlenir. Bu da sabah saatlerinde metabolizmanın daha yumuşak bir geçiş yapmasını sağlar. Bir anlamda bedene acele etme demek gibidir.
Uyku sırasında yavaşlayan lenf dolaşımı, sabah sıcak suyla birlikte hız kazanır. Bu da ödemin azalmasına ve dokuların daha hızlı toparlanmasına katkıda bulunur.
Sabahları kahveye uzanmadan önce içilen bir bardak sıcak su, sempatik sinir sistemini aşırı uyarmadan uyanmayı sağlar. Özellikle stresli, yoğun tempolu günlere başlamadan önce bedeni regüle eden bir ara durak olarak düşünebilirsiniz.
Akşam saatlerinde sıcak su içmenin etkisi, sabah saatlerinde içmeye nazaran daha sakinleştirici ve toparlayıcıdır. Buradaki amaç sistemi çalıştırmak değil, yavaşlatmak ve dengelemektir.
Sıcaklık, vücutta 'gevşeme' yanıtını tetikler. Akşam saatlerinde içilen sıcak su, kalp atış hızının düşmesine ve bedenin dinlenme moduna geçmesine yardımcı olur.
Ağır bir akşam yemeğinden sonra ya da gün içinde yeterince su içilmediyse, yatmadan önce küçük yudumlarla içilen sıcak su mideyi rahatlatır ve gece reflü riskini azaltabilir.
Özellikle spor yapan ya da gün boyu masa başında çalışan kişiler için sıcak su, kaslardaki mikro gerginliklerin çözülmesine yardımcı olur. Bu da daha derin bir uykuya zemin hazırlar.
Sıcak su, vücut ısısında kısa süreli bir artış yaratır; ardından gelen doğal düşüş ise uyku hormonu melatoninin salınımını destekler. Bu nedenle akşam rutininin bir parçası olarak tercih edildiğinde uyku kalitesini artırabilir.
Sıcaklık: Kaynar değil, rahatça içilebilecek kadar ılık-sıcak.
Miktar: Sabah 1 bardak, akşam yarım ya da 1 bardak yeterli.
Zamanlama: Sabah ağız temizliğini yaptıktan hemen sonra, akşam yatmadan 30-60 dakika önce.
Ekstra: Limon, zencefil ya da rezene gibi gıdalar isteğe bağlı olarak eklenebilir.
Sıcak su tek başına kilo verdirmez ancak kilo verme sürecini dolaylı olarak destekleyebilir. Özellikle sabah saatlerinde içilen sıcak su, mideyi nazikçe uyararak tokluk hissini artırabilir ve gün içinde daha bilinçli porsiyonlarla beslenmeye yardımcı olabilir. Bazı küçük ölçekli araştırmalar, sıcak suyun metabolizmayı kısa süreliğine hızlandırabileceğini öne sürse de bu etkinin sınırlı olduğunu söylemek gerekiyor. Asıl fark yaratan, sıcak suyun sağlıklı bir beslenme ve hareket rutininin parçası hâline gelmesi.
Bu sorunun cevabı kişiye göre değişir. Ilık-sıcak su, bazı kişilerde mide asidini seyreltmeye ve yemek sonrası oluşan ağırlık hissini hafifletmeye yardımcı olabilir. Ancak çok sıcak su, özellikle hassas mide yapısına sahip kişilerde reflü şikayetlerini artırabilir. Reflü eğilimi olanlar için en güvenli seçenek, ne çok sıcak ne çok soğuk, yani ılık su tüketmektir.
Evet, sıcak su boğaz ağrısı ve tahriş hissini geçici olarak rahatlatabilir. Isı, boğaz kaslarının gevşemesine yardımcı olurken kan dolaşımını artırarak iyileşme sürecini destekleyebilir. Özellikle sıcak suya bal veya limon eklemek, boğazı kaplayıcı ve yatıştırıcı bir etki yaratır. Ancak bu etki semptomları hafifletmeye yöneliktir, altta yatan enfeksiyonu tedavi etmez.
Sıcak su içmenin cildi doğrudan temizlediğine dair güçlü bilimsel kanıtlar yok. Ancak yeterli su tüketimi, vücudun genel nem dengesini koruyarak cildin daha canlı ve dengeli görünmesine katkı sağlar. Sıcak su, kan dolaşımını artırdığı için bazı kişilerde cilde daha aydınlık bir görünüm kazandırabilir; yine de bu etki dolaylıdır. Sağlıklı bir cilde sahip olmakta asıl belirleyici olan faktörler; düzenli uyku, dengeli beslenme ve yeterli su alımıdır.
Evet, özellikle adet döneminde ya da kas gerginliğine bağlı kramplarda sıcak su rahatlatıcı bir etki gösterebilir. Isı, kasların gevşemesine yardımcı olur ve dolaşımı artırarak ağrı hissini azaltabilir. Bu etki, sıcak su içmenin yanı sıra sıcak duş veya sıcak su torbası kullanımıyla da desteklenebilir. Ancak şiddetli ve sürekli kramplarda, altta yatan nedenin değerlendirilmesi önemli.


