Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Perimenopoz ve menopozda kortizol neden yükselir? Uyku, beslenme, egzersiz ve stres yönetimiyle kortizolü dengelemenin 11 etkili yolu.
Eğer son zamanlarda sohbetleriniz âniden saç incelmesi, ruh hali dalgalanmaları ve inatçı kilo artışı etrafında dönmeye başladıysa, tebrikler: Büyük ihtimalle menopoz öncesi geçiş dönemi olan perimenopozdasınız. Diğer işaretler mi? Gece 3’te hiçbir neden yokken uyanmak, puslu bir zihin ve her şeyin eskiye kıyasla biraz daha stresli gelmesi.
Bunun için hormonlarınıza, özellikle de kortizole teşekkür edebilirsiniz. Vücudun ana stres hormonu olarak bilinen kortizolün aslında öngörülebilir bir ritmi vardır: Sabah yüksek, gece düşük. Ancak fonksiyonel tanı beslenmesi uygulayıcısı ve holistik beslenme uzmanı Selina Rose’un açıkladığı gibi, “Perimenopoz ve menopoz sırasında östrojen ve progesterondaki değişimler, vücudun stres yanıtını daha reaktif hâle getirebilir. Östrojen kortizolü tamponlamaya yardımcı olur; bu yüzden dalgalandığında birçok kadın artan bir anksiyete, uyku bölünmeleri ve o ‘yorgun ama tetikte’ olma hissini yaşar. Aynı zamanda bu dönem daha fazla kan şekeri dalgalanmasıyla da gelebilir ve bu durum kortizol salınımını daha da tetikler. Bu hormonal ve metabolik değişimler bir araya geldiğinde genel stres düzeyi artabilir. Sonuç olarak sinir sistemi, teknik olarak hiçbir sorun olmayan günlerde bile sürekli gerilmiş gibi hissedebilir.”
Bu durumu kontrol altına almak için, iyi niyetli bir şekilde egzersiz rutininizi daha da disipline etmek isteyebilirsiniz. Ancak bu yaklaşım aslında kortizolü daha da yükseltebilir ve özellikle inatçı kilo artışıyla birlikte çıkması zor bir kısır döngü yaratabilir. Kadınların hormonal ve metabolik sağlığı üzerine çalışan doktor ve yazar Dr. Jody-Ann McLean bunu şöyle açıklıyor: “Menopoz genellikle yağın karın bölgesine yeniden dağılımına neden olur ve bu yağ viseral yağdır; yani kendi kortizolünü üretebilir. Böylece yükselen kortizol daha fazla yağ birikimine yol açar ve bu yağ da lokal olarak daha fazla kortizol üretir. Altta yatan hormonlar ele alınmadan bu döngüyü kırmak oldukça zor olabilir. Bu da özellikle karın çevresinde görülen menopoz kaynaklı kilo artışının neden yalnızca diyet ve egzersizle dirençli hissettirdiğini açıklar.”
Kulağa biraz karamsar geliyorsa, bir nefes alın. İşte perimenopoz ve menopoz sırasında kortizolü düşürmeye yardımcı olabilecek, ulaşılabilir, anlaşılır ve uygulaması görece kolay 11 yöntem:
Rose, “En etkili stratejilerden biri kan şekerini stabilize etmektir” diyor, “Perimenopoz sırasında yaşanan âni yükselişler ve düşüşler ek kortizol salınımını tetikleyebilir. Öğünleri protein, sağlıklı yağlar ve liften oluşturmak glikoz emilimini yavaşlatır ve daha dengeli bir stres yanıtını destekler.”
Bu, makro hesaplamak zorunda olduğunuz anlamına gelmez. Orta yaş kadınlarında uzmanlaşmış stres yönetimi uzmanı Pam Reece ise şöyle vurguluyor: “Kilo artışı yaşasanız bile kısıtlayıcı bir diyete girmeyin. Bunun yerine keyif aldığınız dengeli bir beslenmeye odaklanın; tam tahıllar, yağlı balıklar, sebze ve meyveler gibi besinleri önceliklendirin ve tatlıya da yer bırakın. Diyet yapmak yalnızca kortizol seviyelerini artırmakla kalmaz; yemekle aşırı zihinsel meşguliyet, odaklanma zorluğu, tıkınırcasına yeme ve sosyal izolasyon gibi yaşam kalitesini etkileyen sonuçlara da yol açabilir. Üstelik kısıtlayıcı diyetler neredeyse her zaman verilen kilonun geri alınmasıyla sonuçlanır.”
Bu doğrultuda, uyandıktan sonraki 60 ila 90 dakika içinde kortizolü dengeleyen, protein açısından zengin bir kahvaltıya odaklanmak, herhangi bir kısıtlamaya gitmeden beslenmenizi dönüştürmenin erişilebilir bir yolu olabilir. Kadınların metabolik ve hormonal sağlığı üzerine çalışan anti-inflamatuar beslenme uzmanı Ana Bueno, “Yüksek proteinli bir kahvaltıyı lif ve sağlıklı yağlarla birlikte tüketmek, glikozu dengeler ve günün ilerleyen saatlerinde kortizol kaynaklı düşüşleri azaltır” diye açıklıyor, “Şöyle düşünün: yumurta, sotelenmiş yeşillikler ve avokado; ya da yoğurt, chia tohumu ve meyveler; ya da zeytinyağlı tofu scramble.”
Kurul onaylı endokrinolog ve The Hormone Loop kitabının yazarı Dr. Gillian Goddard, “Yetersiz uyku, artan kortizol seviyelerinin en büyük tetikleyicilerinden biridir” diyor, “Yeterli uyuduğumuzda kortizol seviyeleri doğrudan düşer. Bu da daha bilinçli kararlar almamıza yardımcı olan zihinsel berraklığı sağlar, duygusal stresi yönetmeyi kolaylaştırır ve karbonhidratları daha verimli işlememizi sağlayarak kan şekerini dengeler.”
Bu nedenle sirkadiyen ritminizi korumak çok önemlidir. Uzun ömür hekimliği alanında çalışan Dr. Jennifer Timmons şöyle diyor: “Tutarlı bir uyku-uyanıklık programını önceliklendirin. Araştırmalar, uyku saatlerindeki düzenliliğin sağlıklı bir kortizol ritmini desteklemenin en etkili yollarından biri olduğunu gösteriyor. Bu sadece yeterli uyumakla ilgili değil; her gün aynı saatlerde yatıp kalkmakla ilgili. Kortizol doğal olarak sabah uyanmanıza yardımcı olmak için yükselir ve gece düşer ki bu, ‘kortizol uyanma yanıtı’ olarak bilinir. Perimenopoz sırasında uyku bölündüğünde bu ritim bozulur, kortizol yanlış zamanlarda yükselir ve bu da yorgunluk ve yüksek stres hormonları döngüsü yaratır. Her sabah aynı saatte uyanmak -hafta sonları dahil- ve uyandıktan sonraki 30 dakika içinde gün ışığına çıkmak, sirkadiyen ritminizi yeniden ayarlamanıza ve kortizol zamanlamasını düzenlemenize yardımcı olabilir.”
Timmons, “Yüksek yoğunluklu kardiyo, kortizolü artırabilirken, ağırlık antrenmanı kortizolü düşürmeye yardımcı olur ve aynı zamanda insülin duyarlılığını ve metabolik esnekliği artırır” diyor, “Bunun bir nedeni, kasın bir endokrin organ gibi davranması ve metabolizma ile etkileşime giren, kortizolü düşürmeye yardımcı olan miyokin adı verilen bileşikleri salgılamasıdır.”
Ağırlık antrenmanının faydaları bununla da sınırlı değil. Kayıtlı diyetisyen Dawn Menning şöyle ekliyor: “Yaş aldıkça kas kütlesi azalır ve östrojen seviyeleri düştükçe osteoporoz riski artar. Ağırlık antrenmanı ve yeterli protein alımı, yağsız kas kütlesini korumaya ve kemik yoğunluğunu artırmaya yardımcı olabilir. Haftada iki ila üç gün ağırlık çalışmasını rutininize dahil etmeye çalışın.”
Kayıtlı diyetisyen Jennifer Pallian, “Bu dönemde kortizolü düşürmeye yönelik en etkili beslenme stratejilerinden biri magnezyum alımını artırmaktır” diyor. “Magnezyum, vücudun merkezi stres yanıt sistemi olan HPA aksını düzenleyerek kortizolü dengeler ve adrenal bezlere kortizol salgılaması için sinyal gönderen adrenokortikotropik hormonun (ACTH) dolaylı olarak azalmasına yardımcı olur. Aynı zamanda serotonin ve GABA gibi stresle ilişkili nörotransmitterleri de destekler. Bu, özellikle magnezyum seviyelerinin sıklıkla düştüğü ve eksikliğin yaygın olduğu perimenopoz ve menopoz döneminde oldukça önemlidir.”
Benzer şekilde Bueno, “Potasyum adrenal düzenlemeyi ve sıvı dengesini destekler -her ikisi de menopoz sırasında sıkça bozulur” diyor, “Kabak çekirdeği, yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller, avokado, tatlı patates ve muz gibi besinlerden düzenli potasyum almak, stres hassasiyetini azaltabilir ve uyku kalitesini iyileştirebilir; bu da zamanla kortizolü doğrudan düşürür.”
Sertifikalı beslenme uzmanı Shruti Mishra, “Kadınların rutinlerine ashwagandha, shatavari ve rhodiola gibi adaptojen bitkileri dahil etmelerini öneriyorum” diyor, “Ashwagandha'nın kronik stres altındaki yetişkinlerde kortizolü yüzde 30’a kadar düşürdüğünü gösteren klinik çalışmalar mevcuttur. Shatavari ise yüzyıllardır kadınların hormonal sağlığında kullanılır. Östrojen dengesini destekler ve ashwagandha’nın kortizol düşürücü etkisini tamamlayan sakinleştirici özelliklere sahiptir. Birlikte, hem kortizol artışını hem de bunu tetikleyen östrojen düşüşünü hedef alırlar.”
Stres ve kortizol el ele gider; bu yüzden stresi yönetmek kritik öneme sahiptir. Bunu yapmanın en kolay yollarından biri ise doğada daha fazla zaman geçirmektir. Kayıtlı diyetisyen Caroline Young, “Ormanda, dağda, sahilde ya da sadece mahallenizdeki parkta vakit geçirmek bile kortizol seviyelerini doğal olarak düşürür ve wellnes seviyesini artırır” diyor, “Doğanın kortizolü düşürmesinin nedenlerinden biri, parasempatik sinir sistemini (dinlen ve sindir) aktive etmesi ve sempatik sinir sistemi (savaş ya da kaç) aktivitesini azaltmasıdır. Günlük en az 20–30 dakika hedefleyin.”
Gün boyunca kortizol döngüsünü kıracak küçük anlar yaratmak büyük fark yaratabilir. Dahiliye uzmanı Dr. Stacy Heimburger, “Bunlar sinir sistemi yanıtını kesintiye uğratan küçük molalar olabilir” diyor, “Kısa yürüyüşler, dışarı çıkmak, nefes egzersizleri, bir dakikalık meditasyonlar ya da gürültü önleyici kulaklıklar… Vücudunuza gelen uyarıyı azaltan her şey işe yarar. Bu küçük anlar, beyninize güvende olduğunuz sinyalini gönderir ve kortizolü azaltmaya yardımcı olur.”
Reece de aynı fikirde: “Stres hormonları, boşaltılmadığında birikir ve acil durum geçtikten sonra bile vücudu düşük seviyeli bir alarm hâlinde tutar,” diyor, “Ellerinizi ve kollarınızı sallamak ya da 30 saniyelik bir dans gibi kısa hareketler, kortizol ve adrenalini sinir sisteminin tasarlandığı şekilde fiziksel olarak metabolize etmeye yardımcı olur. Gün içine küçük dozlarda düzenli olarak yayıldığında, stresin birikmesini önler.”
Kulağa biraz uçuk gelebilir, ancak Georgina Hall şöyle diyor: “Klinik hipnoz, hem Menopause Society hem de British Menopause Society tarafından sıcak basmaları ve gece terlemeleri gibi semptomlar için hormonal olmayan bir tedavi seçeneği olarak öneriliyor. Randomize çalışmalar, klinik hipnozun bu semptomların sıklığını ve şiddetini önemli ölçüde azaltabildiğini gösteriyor. Bu da özellikle hormon tedavisi kullanamayan veya tercih etmeyen kadınlar için faydalı olabilir. Ayrıca birçok hipnoterapi protokolü, kadınların kısa bir tedavi sürecinden sonra, ilgili teknikleri bağımsız olarak kullanabilmesini sağlayan self-hipnoz becerileri de öğretir.”
Egzersiz ve wellness rutinlerini artırmak cazip gelebilir, ancak bu ekstra baskı daha fazla strese yol açabilir. Bunun yerine Reece’in önerisi net: “Kendinize biraz alan tanıyın. Stres uzun yıllardır arka planda çalışıyorsa, sinir sistemi bu paterni alışkanlık hâline getirmiştir. İşe önce bedenden başlamak (daha fazla yük eklemeyen, ama zamanı farklı kullanmanızı sağlayan hareket ve nefes pratikleri), sinyali değiştirir. Bu gerçekleştiğinde zihin de daha fazla netlik, daha az anksiyete ile onu takip eder ve her şey daha yönetilebilir gelmeye başlar.”
Young da ekliyor: “Vücudunuzun doğal değişimlerine karşı savaşmak yerine onunla birlikte çalışmak mümkün. Fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal ihtiyaçlarınızı karşılamaya odaklanmak, gerekirse bir terapist ya da diyetisyen desteğiyle bedeninizle dost olmak, uzun bir yol kat etmenizi sağlar.”

