14 Mart 2015

Bale Yapmayan Balerinler

YAZI: VALERİE DAYAN

 

Fotoğraf: Mine Kasapoğlu

En son bale yaptığım günü çok net hatırlıyorum. Beş altı yaşlarındayım. Maçka’da bir bale stüdyosunda benim gibi pembe bale tulumu giymiş bir dolu küçük insanla ayna karşısında birinci ve ikinci pozisyon arasında gidip geliyoruz. Öğretmenimizin yakın bir tarihte sınıfça televizyona çıkıp dans edeceğimizi söylemesiyle dersi o gün bırakma kararı alıyorum. Henüz en pointe durmakla alakam yokken o zamanlar 57 milyon olan nüfusun önünde kendimi rezil etmem mümkün değil! Bir sonraki bale, veya daha doğrusu baleye benzer deneyimim ise geçtiğimiz Ocak sonunda oluyor. Bir cuma akşam üzeri, evimin salonunda, karşımda laptop, laptop’un ekranında Soho’daki stüdyodan bana seslenen güzel Ballet Beautiful trainer’ı Carolina ile.

Fotoğraf: Mine Kasapoğlu

Instagram’da Victoria’s Secret meleklerini takip edenlerin hiç yabancılık çekmeyeceği Ballet Beautiful, eski New York Şehir Balesi dansçısı Mary Helen Bowers’ın 2008’de başlattığı bir fitness dersi. Profesyonel dansçılığı bıraktıktan sonra tekrar forma girmek isteyen Bowers, profesyonel bale günlerinde yaptığı spor hareketlerini kendi yarattığı sekanslar ve hareketler ile bir araya getirerek evinde Ballet Beautiful’un temellerini atıyor. Gerisi ise bir bale/fitness peri masalı. 2011’de online derslerin başlamasıyla sırasıyla ulaşılabilirliği ve popülerliği iyice artan Ballet Beautiful’ın takipçileri sadece cool New York’lular değil, 80 ülkeden binlerce kişi. Heyecanlıyım ama dersin zor geçeceğini düşünmüyorum. Hatta dersten sonrası için bir yemek planım bile var. Bilgisayar ekranına bakılarak yapılan bir egzersiz ne kadar zor olabilir ki? Cevabı hemen söyleyeyim: Zor. Çok ama çok zor. Zaten Bowers da internet derslerinin Soho’daki stüdyodakinden hiç farkı olmadığını söylüyor. Üç setlik 15 tekrarlara alışık yarı sportif yarı narin bünyem, Ballet Beautiful’un bitmeyen setleri karşısında neye uğradığını şaşırıyor. Ah popom, ah karnım derken Carolina’dan gelen kadife ses beni uyarıyor: “Daha zarif dur!” Bir egzersiz yaparken (hele ki böyle zor bir egzersiz) bunu duymak tahmin edersiniz ki son derece moral hatta sinir bozucu. Ancak ders sırasında yapılan hatırı sayılır miktardaki esneme hareketi bir o kadar rahatlatıcı. Bir saatlik süre dolduğunda titreyen bacaklarım yüzünden yemeğe biraz gecikiyorum ama aynaya baktığımda kendimi biraz daha dik ve zarif görüyorum. Bowers’a göre bu mümkün, çünkü Ballet Beautiful fit olmak kadar feminenliği de vurgulayan bir ders. En nihayetinde kökeninin bale olduğunu unutmamak gerek. 

Mary Helen Bowers

Natalie Portman’ı Black Swan filmi için eğitmesiyle de ünlü olan Bowers, Ballet Beautiful’un dansçı vücudu vaat eden bir egzersiz olduğunu söylüyor. “Bütün hareketler ve derste verilen talimatlar baleden ilham alıyor. Ancak dans etmek yerine, bale kaslarınızı hedef alan egzersizler yapıyorsunuz. Yani oldukça hedefe yönelik, bacak, popo, gövde ve kolları çalıştırıp duruşunuzu da düzeltebilen bir ders.”

Dansçı vücudu hayali kurup da, küçük yaştan dansa başlamadığı için bu hayali ulaşılmaz bulanlar için Ballet Beautiful zarif ve zorlayıcı bir umut ışığı. Ancak haftada en az üç saat yapmak şart. Bowers, “İster üç gün yapın, ister günlere bölüştürün. Ben vakit bulunca az da olsa bir şeyler yapma taraftayım. Çünkü gerçekten üst üste koyunca işe yarıyor. Ama daha hızlı sonuç istiyorsanız biraz daha disiplinli olmak lazım” diyor. Peki neredeyse her hafta yeni bir fitness dersi çıkarken (sanıyorum henüz yoga ile birleşmeyen bir tek karate kaldı), Bowers Ballet Beautiful’un moda dünyası ve Hollywood’da popülaritesini yitirmemesini neye bağlıyor? “Spor salonlarında yapılan birçok fitness dersi maskülen bir enerjiye sahip. Odak noktası hep ağırlıklar ve sonuç olarak kasılan kaslar. Spinning bile oldukça agresif bir ders. Eğer amacınız incelmek ise bunlar ters etki yaratabilir. Ballet Beautiful’da enerjisi oldukça feminen, sonuçlar oldukça fark edilir oluyor. Bence moda dünyasının tercih etmesinin temel sebebi bu dersler ile sahip olabilecekleri en iyi vücuda kavuşabilmeleri.”

 

Fotoğraf: Mine Kasapoğlu

Birkaç deneme sonucunda henüz sahip olmak istediğim vücuda o kadar yaklaşmış olmasam da, bacak kaslarımda gördüğüm ufak değişiklikler ve duruşumun neredeyse hemen dikleşmesi bir türlü gidemediğim spinning dersleri konusunda vicdanımı süresiz olarak rahatlatmış oldu. Ayrıca küçük Valerie’ye de bir not: Bu baleyi kolay kolay bırakmayacağım!

 

 

ETİKETLER: DERGİDE BU AY , ARŞİVDEN , VOGUE TÜRKİYE MART