Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


8-9 Ağustos hafta sonunda izlemeniz için dijital platformlardan ve beyazperdeden önerilerimizi derledik.
Haftanın yoğunluğundan sıyrılıp dinlenmenin en keyifli yollarından biri, kaliteli bir yapımın evrenine adım atmak. Bu hafta vizyona giren filmler ve yayına başlayan diziler, yalnızca eğlence sunmakla kalmıyor; güçlü karakterleri, özgün hikaye anlatımları ve etkileyici görsel dünyalarıyla izleyicide iz bırakıyor. Farklı türlerde öne çıkan, her biri kendi alanında dikkat çekici yapımları sizin için derledik. Bu haftaki izleme listenizi oluştururken, kaçırmamanız gereken bu önerilere göz atın.
American Horror Story’nin yapımcısı Ryan Murphy ve American Psycho’nun yazarı Bret Easton Ellis, 2026’nın en iddialı dizilerinden birine imza atıyor. 1981 yılında Los Angeles’ta geçen The Shards; Ellis’in, lise yıllarında yaşadıklarını psikolojik korku unsurlarıyla harmanladığı, aynı isimli romanından uyarlanıyor. Yazar olmayı hedefleyen Bret’in hayatı, okula gelen gizemli öğrenci Robert Mallory’e takıntılı hale gelmesiyle değişiyor. Aynı dönemde ‘The Trawler’ adı takılmış bir seri katil, bölgede yaşayan gençleri hedef almaya başlıyor. İlk iki bölümü yayınlanan sekiz bölümlük dizide 80’lerin kabarık saçları, vatkalı kıyafetleri ve roller disco kültürü gençlerin, çeşitli davranış kalıplarıyla dolu hayatlarıyla yansıtılıyor. Dizinin başrollerinde Igby Rigney, Homer Gere, Hayes Warner, Kaia Gerber, Graham Campbell ve Wes Bentley yer alıyor. Yapımın yeni bölümleri, her hafta perşembe günü Disney+’ta izlenebiliyor.
The Office’in yaratıcılarından Emmy ödüllü komedyen Ricky Gervais’in yeni yetişkin animasyonu Alley Cats, 15’er dakikalık altı bölümden oluşuyor. Dizi, İngiliz toplumunun farklı kesimlerini temsil eden bir grup sokak kedisinin arkadaşlıklarını, günlük hayatlarında yaşadıkları duygusal dalgalanmaları ve insanların acımasız dünyasında hayatta kalma mücadelelerini anlatıyor. Gervais’in duygusal anları ironik bir dille aktardığı komedi dili dizi boyunca gözlemlenebilirken, günlük toplumsal yaşamın içindeki absürd olaylar, kediler aracılığıyla aktarılıyor. Seslendirme kadrosunda Ricky Gervais, Tom Basden, Andrew Brooke, David Earl, Kerry Godliman, Jo Hartley ve Diane Morgan’ın yer aldığı animasyon Netflix’te izlenebiliyor.
Seidi Haarla ve Rupert Grint’in başrollerini paylaştığı Nightborn, doğum sonrası depresyon, aile travması ve korkunun en uç noktalarına dokunuyor. Saga ve eşi Jon, Finlandiya ormanlarında Saga’nın ailesinden kalan harabe bir evi baştan yaratıyor ve yeni doğan bebekleriyle birlikte mükemmel bir aile kurma amacıyla, yeni bir hayata başlıyorlar. Ancak Saga’nın mutluluğu ve heyecanı bebeklerinde bir şeylerin yanlış olduğuna dair yaşadığı ürkütücü şüphelerden ötürü fiziksel ve psikolojik çalkantılar yaşamasıyla baltalanıyor. Saga’nın iç dünyasında yaşadıklarından habersiz olan Jon, eşine destek olmaya çalışsa da bu durum evliliklerinde çatlamalara yol açıyor. Bu hafta vizyona giren filmde, anneliğin ve doğum sonrası dönemin psikolojik gerçekleri, korku unsurlarıyla harmanlanarak aktarılıyor.
Bu hafta Netflix’te yayınlanan yeni korku/bilim-kurgu filmi The Last House’da dört kişilik bir aile, sıradan bir günde evden çıkacakları esnada tüm kapıların, camların kilitli olduğunu ve evlerine hapsedildiklerini fark ediyor. İlk başlarda birbirlerine dönüp o şekilde zaman geçirmeye çalışsalar da, sonradan çevredeki tüm evlerin aynı durumda olduğunu, hatta dünyadaki tüm insanların eve hapsedildiğini farkediyorlar. Günler, aylar, hatta yıllar geçtikten sonra tüm kaynakları tükenmeye başlıyor ve kendi bitkilerini yetiştirerek hayatta kalmaya başlıyorlar. Ancak beklenmedik gelişmelerle, güvenli alanları bir tuzağa dönüşüyor. Dizi kadrosundaki Greta Lee ve Wagner Moura ebeveynleri canlandırıyor.
The Ninth Jedi, Star Wars: Visions antolojisinde yer alan The Ninth Jedi kısa filminin ve ardından gelen Child of Hope kısa filminin devamı niteliğinde. Disney+’ta izlenebilen dizi, Jedi'lar ile Sith’lerin neredeyse tamamen unutulduğu ve ışın kılıcı yapım bilgisinin de tarihe karışmaya yüz tuttuğu, uzak bir gelecekte geçiyor ve Lah Kara’nın savaş lordu Nawaam’ın elinden babasını kurtarmaya çalıştığı esnada başlıyor. Sekiz bölümlük anime dizisinde Juro, Lah Kara, Homen ve Ethan gibi efendisiz Jedi’lar galaksiyi Nawaam’a karşı korumaya çalışırken baba-kız ilişkisi ve otoriter güçler sorgulanıyor.
Bu yılın başında vizyona giren Send Help, Disney+’ın film seçkisine ekleniyor. Rachel McAdams ve Dylan O’Brien’ın başrollerini paylaştığı yapım, strateji ve planlama departmanında çalışan zeki ancak değeri bilinmeyen Linda ile kibirli patronu Bradley’nin bir uçak kazası sonrası ıssız bir adada mahsur kalmasını konu ediniyor. Filmde, Linda’nın patronunun hayatını kurtarması ve adadaki mücadelelerinde baskın tarafa geçmesiyle güç dengesinin nasıl değiştiği aktarılıyor. Linda Bradley’e bir nevi hayat dersi verirken ikili, birbirlerinin geçmişlerine dair gerçekleri öğreniyor ve olaylar tahmin edilemeyecek bir yönde gelişiyor.
Tom Holland’ın Peter Parker’ı canlandırdığı Spider-Man evreni, Brand New Day ile geri dönüyor. Film, 2021’de vizyona giren Spider-Man: No Way Home’un ardından Peter Parker’ın ‘yeni başlangıcı’nı konu ediniyor. Kendini tüm sevdiklerinin hafızasından sildikten sonra New York’ta tek başına yaşayan Parker, kendisini tamamen şehri korumaya adıyor. Ancak eski arkadaşlarının hayatlarına onsuz da devam edebildiklerini görmek, fiziksel bir değişim yaşamasına yol açıyor. Şu ana kadar yapılmış en duygusal ve olgun Spider-Man filmi olarak tanıtılan yapımda Zendaya, Michelle Jones rolünde yer alırken Jacob Batalon, Ned karakterini canlandırıyor. Jon Bernthal ve Michael Mando’nun da yer aldığı oyuncu kadrosuna Sadie Sink de katılıyor. Diğer yandan Sink’in hangi karakteri canlandırdığı, film vizyona girene kadar gizlendi.
Prime Video’nun yeni filmi The Devil’s Mouth, üniversiteden mezun olup gerçek hayatın kaotik karmaşasına girmeden önce son bir macera yaşamak isteyen beş gencin Tayland kıyılarında çıktığı tatille açılıyor. Ancak The Devil’s Mouth adı verilen zorlu bir mağarayı gezmek için rehberli bir yüzme turuna katılıyorlar ve bu mağaranın dolambaçlı, dar yollarında mahsur kalıyorlar. Kaçış yolları daralıyor, deniz canlılarının yarattığı tehlikelerle yüzleşiyorlar ve oksijen seviyeleri gitgide azalıyor. Yönetmen Jeff Wadlow, gençlerin yaşadığı korkuyu, mücadeleyi ve mağaranın klostrofobik atmosferini, gerilim duygusunu zirveye taşıyarak aktarıyor. Kathryn Newton ve Lana Condor’un başrollerinde olduğu yapımda onlara Nico Hiraga, Gavin Casalegno, Tommi Rose, Tayme Thapthimthong eşlik ediyor.
1987 yapımı Black Widow filminden ilham alan Furious, klasik bir polis-suçlu yakalamacasından çok daha derin bir dizi. Lola Petticrew’un canlandırdığı Catherine, geçmişinin acılarını istismar faili erkekleri öldürerek dindirmeye çalışırken, onun peşindeki Alice ise yavaş yavaş adalet ve doğruluk kavramlarını sorgulamaya başlıyor. Emmy Rossum, Alice’in kaygılarını, yaşadığı zorlukları ve içinde olduğu psikolojik gerilimi büyük bir gerçekliğe dönüştürüyor. Alice, polis olan eski sevgilisinin uyguladığı şiddetin etkileriyle Catherine’i çok daha iyi anlamaya başlıyor ve böylelikle tüm doğruları birer şüpheye dönüşüyor. Elizabeth Meriwether’ın yarattığı ve senaristliğini yaptığı bu Hulu yapımı, Disney+’ta izlenebiliyor.
The Big Bang Theory’nin en yeni ve üçüncü spin-off dizisi Stuart Fails to Save the Universe, yaklaşık yarım saat süren bölümleriyle keyifli bir izleme deneyimi sunuyor. Orijinal diziden çizgi roman dükkanı sahibi Stuart Bloom; Sheldon ve Leonard’ın geliştirdiği bir cihazı bozarak çoklu evren felaketine yol açıyor ve her şeyi eski haline bir tek kendisinin getirebileceğine inanıyor. Her bölümde kız arkadaşı Denise, jeolog Bert ve kuantum fizikçisi Barry Kripke ile farklı bir alternatif evrene yolculuk yapıyorlar. The Big Bang Theory’nin karakterleri bu spin-off’ta konuk oyuncu olarak alternatif evrenlerdeki versiyonlarını canlandırıyorlar. Karakterlerin özlenen birlikteliği ve sonsuz alternatif evren ihtimali, dizinin ruhunu canlı tutuyor.
En İyi Film, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Uyarlama Senaryo ve En İyi Özgün Müzik kategorilerinde Oscar adaylıkları kazanmış olan Bugonia, Prime Video seçkisine ekleniyor. 2003 tarihli Save the Green Planet!’ten uyarlanan yapımın başrollerini Emma Stone ve Jesse Plemons paylaşıyor. Emma Stone, başarılı bir ilaç şirketinin CEO’su Michelle’i canlandırırken Plemons, şirketin ürettiği hatalı bir ilaç nedeniyle annesinin komaya girmesinin ardından Michelle’i kaçıran Teddy’ye hayat veriyor. Ancak Teddy ve kuzeni komplo teorilerine kafayı takmış durumda olduklarından, Michelle’in dünyanın sonunu getirmek isteyen bir uzaylı olduğuna inanıyorlar.
Netflix’in romantik komedi filmleri arasına eklenen 2002 tarihli Two Weeks Notice, başrolde Sandra Bullock ve Hugh Grant’i buluşturuyor. Grant, çok zengin ama kararsız ve her işini başkalarına yaptıran, emlak şirketi sahibi George’u canlandırırken Bullock, onun yanında çalışmaya başlayan bir avukat olan Lucy rolünde karşımıza çıkıyor. Lucy, George’un yıkmak istediği bir toplum merkezini kurtarmak için mücadele verirken George’un dikkatini çekiyor ve ardından onun şirketinde çalışmayı kabul ediyor. Ancak George zamanla Lucy’nin bir avukat olduğunu unutup onu kişisel asistanı yerine koymaya başlıyor. Lucy istifa ettikten sonra George, onun değerini çok daha iyi anlıyor ve Lucy’yi geri kazanmak için elinden geleni yapmaya başlıyor.


