Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


İstanbul’un bin bir yüzü var. DJ kabininin içinden görünen yüzü şehrin kaosla kolektif bilinç arasında kurduğu köprüyü ele veriyor. Her akşam buna tanıklık eden DJ’lerle İstanbul gecelerinde yolculuğa çıkıyoruz.
Furkan Kurt: DJ’lik yolculuğum, müziğe duyduğum güçlü bağ
sayesinde başladı. İlk olarak küçük davetlerde ve ev partilerinde çaldım; zamanla bu tutku profesyonel bir kimliğe dönüştü. Bugün setlerimde ağırlıklı olarak house ve minimal sound’lara yer veriyorum.
Groove temelli, akışı güçlü ve zamansız parçaları tercih ediyorum. Benim için türden çok his önemli; dinleyiciyi zamandan koparan bir ses dünyası yaratmaya çalışıyorum.
Kerem Tekinalp: DJ’lik yolculuğum, 15 yaşındayken ağabeyimin yurtdışından getirdiği amatör bir DJ setup’ı hediye etmesiyle başladı. Yatak odamda kendi kendime yaptığım mix’ler, farkında olmadan profesyonel dünyaya uzanan bir zemin hazırlıyordu. Aslında çocukluktan gelen hevesin o yıllarda gerçekliğe kavuşmasıyla tetiklendi diyebiliriz. Bugün setlerimin ağırlığı house, minimal ve tech house janrları etrafında şekilleniyor.
F.K.: Eskiden global trendleri takip eden bir yapı varken, bugün kendi sound’unu ve karakterini oluşturan bir şehir var. Dinleyici kitlesi daha bilinçli ve seçici. İnsanlar gerçekten iyi müzik dinlemek ve kaliteli bir atmosfer yaşamak için gece dışarı çıkıyor.
K.T.: Alternatiflerin çoğalmasıyla, çeşitlilik ve rekabetin kaliteyi yukarı taşıdığını görüyoruz. Sunulan müzik ve eğlence anlayışı daha seçilebilir hale geldiği için dinleyicilerin istediklerine daha kolay ulaştığını gözlemliyorum. Aslında trendi dinleyici belirliyor.
F.K.: House ve minimal sound’lara olan ilgi belirgin şekilde arttı. Daha rafine, groove odaklı ve uzun akışlara izin veren setler öne çıkıyor. Dinleyici artık hızlı tüketilen hit’lerden ziyade karakterli ve hikayesi olan setler duymak istiyor.
K.T.: Gözlemlediğim kadarıyla kulüp ve parti ortamında groove ağırlıklı tech house ve techno müzik rağbet görüyor. Geçmiş yıllara kıyasla düşük tempolu Afro müziğin eskisi kadar tercih edilmediğini düşünüyorum.
F.K.: İstanbul artık sadece takip eden bir şehir değil. Kendi müzikal karakterini oluşturmuş ve uluslararası sahneyle eş zamanlı ilerleyen bir noktaya geldi. Burada oluşan enerji ve müzik kültürü, yurtdışından gelen birçok DJ ve prodüktörün de dikkatini çekiyor. İstanbul, global gece hayatı haritasında artık net bir yere sahip.
K.T.: İstanbul’daki müzik sahnesi hem uluslararası akımları takip ediyor hem de yön veriyor. Janrlarında başarılı, çok değerli Türk prodüktörlerimiz var; sevilen ve talep gören bu sanatçılarımızın ilerlediği yol kesinlikle uluslararası akıma da yön veriyor.
F.K.: Yeni jenerasyon türlere daha az bağlı ve çok daha açık fikirli. Eski jenerasyon ise groove, kalite ve müzikal derinlik arıyor. Ancak iki kuşağın da ortak noktası gerçek bir his veren müziğe yönelmeleri. Samimi ve güçlü bir akış yakalandığında herkes aynı noktada buluşuyor.
K.T.: Kuşaklar arasında tercihlerin çok fazla fark ettiğini düşünmüyorum. Bugün bir yere gittiğinizde 20 yaşındaki biriyle 40 yaşındaki birini aynı müzikle eğlenirken görebiliyoruz. Bunun sebebi sosyal medya aracılığıyla trendlerin hızla yayılması.
F.K.: Setlerimde en çok önem verdiğim şey akış ve atmosfer. Hızla zirveye çıkmak yerine gece boyunca zamanla büyüyen ve dinleyiciyi içine çeken bir yapı kuruyorum. Dinleyiciler genellikle kontrollü ama özgür hissettiren, güçlü groove’lara dayalı ve karizmatik bir akışla karşılaşıyor.
K.T.: Setlerimde kendi ürettiğim orijinal ve edit parçalara yer veriyorum. Kitleye, dinleyiciye ve atmosfere uygun bir kompozisyon sunuyorum. Kitleyi iyi okuduğumu düşünüyorum.
F.K.: Çalacağım mekanın ve şehrin enerjisini hissetmek benim için önemli. Katı bir set listesi hazırlamak yerine genel bir müzikal çerçeve oluşturuyorum. Parçalar arasındaki geçişlerde akışın kopmamasına ve groove’un sürekliliğine dikkatediyorum.
K.T.: Sahne alacağım geceye özel bir set hazırlamıyorum. Bir sahneden diğer sahne gününe kadar keşfettiğim parçaları toparlıyorum ve gecenin akışına göre bu parçaları dinleyiciyle buluşturuyorum. Belirli bir playlist’im yok; tamamen spontane gelişiyor.
F.K.: Belirli bir parçadan ziyade her dönem değişen, zamansız groove’lara sahip bazı house klasikleri var.
K.T.: Benim için gamechanger olan; Shakedown – At Night(Kid Creme Remix)
F.K.: Sahneye çıkmadan önce kısa bir sessizlik anı yaratırım. O an tamamen müziğe ve geceye odaklanırım.
K.T.: Sahne öncesi iyi dinlenmeye dikkat ediyorum. Zihnen ve bedenen meşguliyet olmadan tamamen o geceye odaklanıyorum.
F.K.: Caz, soul ve funk kökenli müzikler beni her zaman besler. Bu türler groove anlayışımı ve ritim hissimi sürekli canlı tutuyor.
K.T.: Buna kesinlikle hip-hop, R&B diyebilirim. Mesleğe bu tarzla başlamıştım. Hem dinlemeyi hem çalmayı çok seviyorum.

