Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Son dönemin popüler egzersiz yöntemlerinden infrared’le egzersizi masaya yatırdık.
Wellness dünyası son birkaç yıldır sıcaklık kavramıyla yakından ilgili. Sauna seansları recovery rutinlerine giriyor, sıcak-soğuk uygulamaları spor sonrası bakımın parçası haline geliyor ve infrared teknolojiler de giderek daha fazla alanda karşımıza çıkıyor.
Şimdilerde infrared -yani enfraruj-, egzersiz dünyasında kendine daha geniş bir alan açıyor. Yoga, pilates, bisiklet ve farklı kuvvet antrenmanları infrared panellerle ısıtılan stüdyolara taşınıyor. Infrared ile yapılan egzersizler, size ilk bakışta hot yoga gibi sıcak ortamda uygulanan antrenmanları hatırlatabilir, fakat burada kullanılan ısıtma yöntemi farklı. Klasik sistemler ağırlıklı olarak ortam havasını ısıtırken, infrared panellerse kızılötesi ışınım yoluyla radyant ısı sağlıyor ve bu ısıyı doğrudan yüzeylere ve cilde aktarabiliyor.
Vücut daha hızlı ısınabildiği için terleme erkenden başlıyor, kaslar kısa sürede egzersize hazır hale geliyor ve tanıdık bir hareket bile normalden daha yoğun hissedilebiliyor. Ancak belirtelim, bu teknoloji yeni bir egzersiz yöntemi değil. Yoga yine yoga, pilates yine pilates. Değişen şey antrenmanın gerçekleştiği fiziksel ortam ve vücudun bu ortama verdiği yanıt. Infrared Sculpt derslerinde oda sıcaklığını 36-38 derece aralığında tuttuklarını ve antrenmanı ağırlıklarla yaptıklarını belirten Pilates Social Club’ın kurucu ortağı Esin Gedikoğlu, sıcaklığın egzersizin yoğunluğunu belirgin biçimde değiştirdiğini söylüyor.
Infrared, yani kızılötesi ışınım, elektromanyetik spektrumun gözle göremediğimiz bölümünde yer alıyor. İnsan gözü bu dalga boylarını algılamıyor ancak vücut infrared enerjiyi ısı olarak hissedebiliyor.
Infrared ya da enfraruj, bugün oldukça güncel bir wellness teknolojisi gibi görünse de bu ışınımın keşfi, iki yüz yılı aşkın bir geçmişe sahip. İngiliz astronom William Herschel 1800 yılında güneş ışığını bir prizmayla renklere ayırdığı deney sırasında, görünür kırmızı ışığın ötesinde sıcaklığın yükseldiğini fark ediyor. Herschel’in gözlemi, bugün infrared olarak bildiğimiz görünmez ışınımın keşfine uzanan yolu açıyor.
Yaklaşık bir yüzyıl sonra ise Doktor John Harvey Kellogg radyant ısı fikrini sağlık uygulamalarında kullanmaya başlıyor. Kellogg’un 1891 yılında geliştirdiği elektrikli ışık banyosu, bugünkü infrared sistemlerle birebir aynı teknolojiye sahip olmasa da radyant ısının vücut üzerinde kullanılmasının erken örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Infrared panellerin spor alanında kullanılmasının temelinde de bu radyant ısı mekanizması var. Bu mekanizmanın spa, wellness ve recovery dünyasında yaygınlaşmasıysa teknolojinin zamanla fitness alanına taşınmasında etkili.
Infrared, güncel wellness kültürünün birkaç güçlü başlığını aynı noktada buluşturuyor. Sıcaklık, hareket, recovery ve teknoloji aynı antrenmanın içine giriyor. Bu kombinasyon da bildiğimiz egzersizlere yeni bir his kazandırıyor. Gedikoğlu’na göre sıcaklık ve hareketin birleşmesi dersin hissini belirgin biçimde değiştiriyor. Vücut hızla ısınırken ders sonunda cildiniz terden değil, adeta enerjinizden ötürü parlıyor ve katılımcılar yoğun antrenmana rağmen dersten yüksek bir enerji hissiyle çıkabiliyor.
Infrared egzersizin en dikkat çekici taraflarından biri vücudun sıcaklığa verdiği fizyolojik yanıt. Vücut sıcaklığı yükseldiğinde damarlar genişliyor ve kan akışı artıyor. Dolaşım sistemi, fazla ısıyı uzaklaştırabilmek için daha fazla çalışıyor. Kalp atış hızındaki yükselme de bu sürecin parçalarından biri. Egzersiz ve sıcaklık aynı anda devreye girdiğinde, vücut normal koşullardaki antrenmana göre daha yüksek seviyeli bir yükle karşılaşabiliyor. Onespace kurucusu Dilara Kıran Sevim’e göre infrared egzersizin en güzel tarafı, antrenmanların daha yoğun hale gelmesi ve hareket, sıcaklık, nefes ve müziğin bir araya gelmesiyle çok daha bütünsel bir deneyim yaratılması.
Sıcaklık kas ve bağ dokularının davranışını da değiştiriyor. Isınan kas dokusu daha esnek hale geliyor ve bazı hareketlerde hareket açıklığı artabiliyor. Yoga ve pilates gibi, mobilitenin ve esnekliğin önemli olduğu egzersizlerde bu fark daha hızlı hissedilebiliyor. Ek olarak kas dokularındaki bu açıklık ve artan kan dolaşımı, egzersiz sonrası sertlik ya da ağrı hissini azaltabiliyor.
Düzenli sıcak ortam antrenmanları, vücudun ısıya uyum sağlama mekanizmalarını da harekete geçirebiliyor. Tekrarlanan sıcaklık maruziyeti kan plazma hacmindeki artış gibi kardiyovasküler adaptasyonlarla ilişkilendiriliyor. Vücut zaman içinde sıcak koşullarda dolaşımı ve ısı kontrolünü daha verimli yönetebiliyor.
Heat shock protein, yani ısı şoku proteinleri de bu alanın ilgi çeken konularından biri. Heat shock proteinleri, hücresel yapıların korunması ve onarım süreçleriyle ilişkilendiriliyor. Hücreler sıcaklık gibi stres faktörleriyle karşılaştığında bu proteinlerin üretimini artırabiliyor. Infrared ve egzersizin birlikte incelendiği araştırmalarda bu mekanizma da bilimsel tartışmanın parçalarından birini oluşturuyor.
Infrared ısı, egzersizin fizyolojik yükünü artırdığı için ilk derste performans rekoru kırmaya çalışmanız pek de iyi bir fikir değil. Özellikle sıcak ortamda antrenman yapmaya alışık değilseniz daha düşük yoğunlukla başlayıp vücudun verdiği tepkiyi takip etmeniz gerekli. Vücudun sıcak koşullara adapte olması zaman alabildiği için egzersiz süresini ve yoğunluğunu kademeli artırmak daha güvenli bir yaklaşım.
Baş dönmesi, olağandan fazla halsizlik, yoğun susuzluk, çok hızlı nefes alma veya normalden belirgin şekilde yüksek kalp atışı sıcaklığa bağlı zorlanmanın işaretleri arasında. Böyle bir durumda egzersize devam etmek yerine serin bir ortama geçmek gerekiyor. Bu arada, terleme arttıkça sıvı kaybı da artıyor. Bu nedenle derse susuz başlamamak, antrenman öncesinde ve sonrasında yeterli sıvı almak ve terlemeyle gelen mineral eksikliğini tamamlamak önemli.
Kalp-damar, metabolik ya da böbrek hastalığı bulunan kişiler ve hamileler ise sıcak ortamda yoğun egzersize başlamadan önce mutlaka doktorlarına danışmalı. Bazı sağlık sorunları ve ilaçlar vücudun sıcaklığı düzenleme kapasitesini de etkileyebiliyor. Bu yüzden bir şüpheniz varsa, profesyonel birinden mutlaka destek ve öneri alın.
Göktürk’te yer alan Onespace, hareketi güç, denge, ritim ve iyi hissetme hali etrafında kurgulayan yeni nesil bir movement studio. Barre, Reformer Pilates, Yoga, Sculpt, Mobility ve restoratif pratiklerden oluşan ders programında kontrollü ve fonksiyonel hareket, güçlü müzik kullanımı ve beden farkındalığı öne çıkıyor. Stüdyo, “We Move As One” mottosuyla bireysel antrenmanı topluluk hissiyle bir araya getiriyor.

Infra-Yoga ve Infra-Sculpt dersleri ise özel infrared ısıtma sistemiyle hazırlanan stüdyoda gerçekleşiyor ve Onespace’in klasik yoga ve sculpt formatlarına sıcaklık temelli farklı bir katman ekliyor. Infra-Sculpt sıcaklık, ritim, tekrar ve kuvvet çalışmalarıyla daha yoğun ve terleten bir antrenmana dönüşürken, Infra-Yoga nefes, mobilite ve akışla birlikte daha yumuşak bir denge kuruyor.
İstanbul’da Etiler, Şişli ve Bağdat Caddesi’nde şubeleri bulunan Pilates Social Club butik fitness stüdyolarından biri. Reformer Pilates, Barre ve Yoga derslerinin yanında infrared teknolojiyi de programına dahil eden stüdyo, özellikle Şişli stüdyosunda kızılötesi panellerle ısıtılan odalarda Hot Mat Sculpt, Hot Yoga Sculpt ve Hot Rock Burn dersleri sunuyor.

Maksimum 5-6 kişilik sınıflarda gerçekleşen bu derslerde 36-38 derece aralığındaki sıcaklık, kasların daha hızlı ısınmasına ve antrenmanın daha yoğun hissedilmesine katkıda bulunuyor. Enerjik müzikler, küçük gruplar ve topluluk hissi ise Pilates Social Club’ın sporu modern bir sosyal deneyim olarak konumlandıran yaklaşımını tamamlıyor.
İstanbul Göztepe’de hizmet veren Bos Training Private Club, küçük gruplarla çalışan kişiselleştirilmiş bir antrenman deneyimi sunuyor. Kulüp, farklı fitness programlarının yanında özellikle sıcak ortamda yapılan dersleriyle öne çıkıyor.

Bos Training Private Club, Hot Sculpt programının, Londra’da alınan eğitimler ve uzun bir hazırlık süreci doğrultusunda geliştirildiğini belirtiyor. Hot Sculpt ve Hot Pilates dersleri, 35-40 derece arasında ısıtılan ve infrared sistemlerin kullanıldığı stüdyolarda 5-12 kişilik gruplarla gerçekleşiyor.
O’Wellness bünyesinde açılan Form House 333’ün yaklaşımı, ders çıkışında bitkin değil, çalışmış ama zinde hissetmeniz fikri üzerine kurulu. Stüdyoda, 35-38 derece arasında infrared ısıyla desteklenen grup derslerinde güç, denge ve sculpt odaklı akışlar yapılıyor.

Yani Form House 333’ün infrared seçkisi de oldukça geniş. Programda mat pilatesten esnemeye, vücut şekillendirmeden bar derslerine herkese hitap edecek antrenmanlar bulunuyor.


