Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Ceren Öztulca, kültür ve eğlence alanına kadar farklı kurumlarla oyunlar tasarlamış. Root ise bu yolculuğun daha özgür hareket edebilmesine olanak sağlayan devam halkası.
Oyun oynamak en temel dürtülerimizden. Öğrenmek, sosyalleşmek, düşünmek hatta başkalarını daha yakından tanımak için oyun oynamaktan daha cazip bir yöntem yok belki de. Kart oyunlarından tavla ve denge bloklarına klasik oyunları modern tasarımlarla buluşturan Root’un yaratıcısı Ceren Öztulca da markasını “Root’u anlamanın en iyi yolu onu masaya koymak. İnsanlar ürünlerle ilk karşılaştığında genellikle gülümsüyor, dokunuyor ve çoğu zaman hemen oynamak istiyor. Bu benim için çok kıymetli bir an; çünkü tasarladığımız şey yalnızca bir obje değil. Arkadaşlarla geçirilen bir akşam, tatilde oynanan bir oyun ya da akşam yemeği sonrası masada başlayan bir sohbet… Root aslında insanların bir araya gelmesi için küçük bir davet gibi” diye anlatıyor.
Mühendislik eğitimi alan ve uzun süre robotik sistemler üzerine çalışan Öztulca, o dönemde kullanılan teknolojinin ötesinde ortaya koyduğu fikri insanlara nasıl aktarabileceğine kafa yormaya başladığında, Root’a uzanan yolu açmış aslında. “Bir sistemi gerçekten anlaşılır kılmanın en iyi yolu, insanların onunla temas kurabileceği bir deneyim yaratmaktır” yaklaşımı, zamanla tasarım diline dönüşünce sosyal projelerden kültür ve eğlence alanına kadar farklı kurumlarla oyunlar tasarlamış. Root ise bu yolculuğun daha özgür hareket edebilmesine olanak sağlayan devam halkası.

Öztulca’nın zihninde markasının kökleri tek bir noktaya bağlı değil; doğa, kişisel deneyimler ve gözlem bir araya geliyor: “İlk projelerimden biri, doğayı gözlemleyerek geliştirdiğim bir deniz yüzeyi temizleme robotuydu. Daha sonra oyun tasarlamaya başladığımda aynı yaklaşım devam etti; bu kez doğayı değil insanları gözlemliyordum. Çocukların nasıl oynadığını, insanların bir masa etrafında nasıl iletişim kurduğunu izlemek bana her zaman ilham verdi. Root’un kökleri biraz doğaya, biraz kişisel deneyimlere, biraz da insanları dikkatle gözlemleyerek öğrendiğim şeylere uzanıyor. Yaptığım işin ortak noktası ise hep aynı: gözlemlemek ve o gözlemlerden yeni deneyimler tasarlamak.”
Renkler de tasarımın atmosferini belirleyen önemli bir unsur, adeta oyun evreninde başlı başına bir karakter: “Bir oyun masaya geldiğinde insanları kendine çekmeli; merak uyandırmalı ve dokunma isteği yaratmalı. Renkler bu ilk teması kurmanın en güçlü yollarından biri. Ancak kontrolsüz kullanmamaya da dikkat etmek gerekir. Tasarımlarımda renkler her zaman dengeli bir kompozisyon içinde yer alıyor. Dikkat çekici olabilirler ama aynı zamanda sadeliğini ve zarafetini koruyan bir yapı kurmaya çalışıyorum. Root’un estetik dili de bu yaklaşımın bir sonucu: güçlü bir görsel karakter ama aynı zamanda ölçülü bir tasarım anlayışı.”
Minimalizm hâlâ tasarım dünyasında güçlü bir referans olsa da Öztulca’nın dili daha enerjik ve renkli. Seyahat etmek, şehirleri yürüyerek keşfetmek, müzik dinlemek, filmler izlemek, mimariyi ve moda dünyasını takip etmek görseldünyasının ilhamkaynakları arasında. Renklerin insan psikolojisi üzerindeki etkisine de güçlü bir inançla yaklaşıyor; kullandığı paletler ona enerji veriyor ve yükseltiyor. Root’un estetik dili de buradan doğuyor: karakterli, enerjik ve aynı zamanda dengeli birtasarım yaklaşımı.