Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Sinem ve Didem Yıldırım’ın hayal gücünden çıkıp parlak renklere, canlı formlara ve gündelik objelere dönüşen Isuwa markasını keşfedin.
Sinem ve Didem Yıldırım’ın hayal gücünden çıkıp parlak renklere, canlı formlara ve gündelik objelerin büründüğü sıradışı karakterlere dönüşen Isuwa’da işlevselliğe merak, neşe ve oyun eşlik ediyor. Sinem Yıldırım “Şimdi geriye dönüp baktığımda Didem’le birlikte hayatımızın üretim etrafında kurulduğunu fark ediyorum” diye anlatmaya başlıyor markanın hikayesini. “Tüm çocuklar gibi biz de duvarlara çizmeyi çok seviyorduk. Evde istediğimiz gibi karalamamız için bize bir duvar verilmişti. Yıllarca o duvarı birlikte çizerek, boyayarak ve değiştirerek kullandık.” Didem Yıldırım da Isuwa’yı kurarken onları en çok motive eden şeyin, gündelik hayatta kullanılan takıları ve nesneleri dönüştürme isteği olduğunu söylüyor: “Renk, form ve yüzey aracılığıyla sıradan görünen şeyleri daha neşeli, dikkat çekici ve karakterli hale getirmek istedik. Bizim için tasarımın anlamı gündelik olanı yeniden düşünürken ona başka bir karakter kazandırmaktı. Ve hâlâ öyle.”
Isuwa, iki farklı tasarım yaklaşımının bir araya gelmesiyle doğmuş bir dil. Sinem’in mimarlık geçmişi, geometrik tekrarlar, ritim ve yapı sistematiği ile işlenirken; Didem’in doğadan ilham alan, akışkan ve organik formlarla dolu dünyası bu geometrilerle buluşuyor. “Renk ise iki yaklaşımın kesiştiği yer” diyor Sinem. “Geometrik düzen ile akışkan doğa tam bu noktada buluşuyor ve farklı gibi görünen iki tasarım dili ortak bir ritim yakalıyor.” Didem ortaya neşeli, hareketli ve enerjik bir dil çıktığını; en önemlisi de Isuwa’nın iki kardeşin dünyasını ve birlikte üretmenin yarattığı umut dolu enerjiyi yansıttığını vurguluyor.

Sinem’e göre renkler ve materyaller Isuwa’nın evreninde gücünü estetikten alan etkili bir ifade biçimi: “Renk aslında ışığın gözümüzde yarattığı bir algı. Her renk bir duygu, bir enerji ve bazen de bir sembol taşıyor. Parlak yüzeyler ve renkler ışıkla birlikte çalışarak formu öne çıkarıyor vetasarımların beden üzerinde ya da mekanda canlı, hareketli bir varlık kazanmasını sağlıyor.” Didem ise değerin yalnızca malzemede olmadığını, tasarımın etkisinde bulunduğunu ekliyor: “Biz değerin fikirde ve tasarımın yarattığı etkide olduğuna inanıyoruz. Bu yüzden klasik ‘değerli’ malzemeler kullanmak yerine, renkleri en iyi yansıtabileceğimiz ve kendi üretim yöntemimizi geliştirebileceğimiz malzemelerle çalışmayı tercih ediyoruz.”
Sinem ve Didem Yıldırım’ın yarattığı Isuwa, renklerle ve formlarla büyüyen, izleyiciyi hem neşe hem de keşif duygusuyla buluşturan bir evren. Nisan itibarıyla Fondation Louis Vuitton’da, Ağustos itibarıyla da MoMA Design Store New York’ta yer almaya başlayacak olan marka, renkli tasarım dilini global sahnede de sergilemeye hazırlanıyor.