Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Milano Tasarım Haftası, tanıtılan objelerin ötesine geçerek ziyaretçi deneyimini merkeze alıyor.
Milano Tasarım Haftası bu yıl 20-26 Nisan tarihleri arasında şehrin dokusunu, kreatif yorumlamalarla yeni bir deneyime dönüştürüyor. Hafta kapsamında Salone del Mobile ve Fuorisalone’da gerçekleşen moda markaları aktivasyonları ve düzenlenen etkinliklerle, tasarım dünyasından birçok isim bir araya geliyor. Tasarım haftası, yalnızca ürünlerin sergilenmesi yerine, bir deneyim yaşatmayı hedefliyor. Be the project teması etrafında şekillenen etkinliklerde, moda markaları ziyaretçileri tasarımın bir parçası hâline getirerek süreci dinamikleştiriyor.

Dior Maison ile Fransız tasarımcı Noé Duchaufour-Lawrance'ın işbirliği, Salone del Mobile 2026 kapsamında ilk defa sergileniyor. Duchaufour-Lawrance’ın insanın çevresiyle kurduğu bağlardan beslenen tasarım anlayışı, Dior’un couture çizgisiyle buluşuyor. Christian Dior’un unutulmaz New Look siluetinin ruhunu yansıtırken Corolle eteğinin formu yeniden yorumlanıyor. Corolle lambaları, geleneksel ağızdan üfleme tekniğiyle üretilen abajurlardan ilham alırken Dior eteklerinin kumaş hareketlerine göz kırparak yumuşak bir görünüm alıyor. Marka, tasarımlarını giyilebilir olmakla kısıtlamıyor ve bir eşya formuna dönüştürerek zanaat ile estetiği yaşamın merkezine konumlandırıyor.

Bottega Veneta ve Koreli sanatçı Kwangho Lee’nin üçüncü işbirliği olan Lightful projesi, Milano Tasarım Haftası’nda aydınlatmaya dair yenilikçi fikirler sunuyor. Modaevinin Via Sant’Andrea mağazasında sergilenecek yeni tasarım aynı zamanda şehrin birçok noktasında deneyime dönüşüyor. Markanın imza dokularından deri şerit örmeleri, aydınlatma objelerini Bottega Veneta’nın mirasıyla yeniden şekillendiriyor. Tasarımlar için markanın Montebello Vicentino’daki atölyesinde vakit geçiren Lee; süregelen zanaatkarlığı, havada asılı formlarıyla yorumluyor. Tasarımcının tüm çalışmalarının merkezinde bir karşılaşma ânı olduğu biliniyor. Bu ışık enstalasyonunda da siyah ve yeşil tonlarına ağırlık verilirken dokuma unsurlar, ışık yansımaları ve gölgeleriyle karşılaşıyor.

Louis Vuitton’un Art Deco ve çağdaş tasarımı kutlayan yeni sergisi, tasarım haftası kapsamında Milano’daki Palazzo Serbelloni’de gerçekleştiriliyor. Bir zaman yolculuğu hissi yaratan sergide tanıtılan Objets Nomades koleksiyonu, Art Deco akımının öncüsü Pierre Legrain’e bir saygı duruşu niteliğinde. 1920’ler estetiğinden beslenen sergi Louis Vuitton arşivlerini öne çıkarırken, farklı odalarda gerçekleştirilen tematik sunum, ziyaretçileri koleksiyonun bir parçası hâline getiriyor. Her odada ortaya konan farklı birer renk paleti, tema ve yaşam alanı kurgusuyla, tasarımlar deneyimlenebilir bir atmosfere dönüşüyor. Koleksiyonda Louis Vuitton arşivlerinden parçalar modern tasarım anlayışıyla yorumlanıyor. Bu yaklaşım, markanın köklü işçilik geçmişiyle çağdaş tasarım dili arasında güçlü bir diyalog kuruyor.

Fotoğraf: @Prada
2022 yılından beri Milano Tasarım Haftası’nın gelenekselleşmiş moda markası aktivasyonlarından Prada Framesbu yıl da tasarım, kültür ve toplum arasındaki ilişkiyi inceliyor. Tasarım haftasında odağı üründen uzaklaştırarak fikrî temele yönelten sempozyum serisi, tasarımcı Miuccia Prada ve tasarım stüdyosu Formafantasma işbirliğiyle gerçekleştiriliyor. Beşinci edisyonu bu yıl, In Sight temasıyla gerçekleşen sempozyum, imaj üretimine odaklanıyor. İmaj üretimini görsel ve estetik bağlamının yanı sıra kaynak çıkarımı, enerji tüketimi, veri depolama ve görünmez emek gibi yönleriyle değerlendiriyor. Milano’daki Santa Maria delle Grazie kilise kompleksinde düzenlenecek sempozyumda konuşmalar, Sacrestia odasında yapılıyor. Mekan, Leonardo da Vinci’nin The Last Supper duvar freskine ev sahipliği yapıyor ve katılımcılar konferanslara katılmanın yanı sıra mekanın mimari yapısı ve sanatsal yönünün incelendiği rehberli turlara da katılabiliyor.

Fotoğraf: @Gucci
Gucci’nin kreatif direktörü Demna, Milano Tasarım Haftası bünyesinde Gucci Memoria ile markanın köklü geçmişinin haritasını çiziyor. Chiostri di San Simpliciano’da gerçekleşen sergide, Botticelli’den ilham alan on iki duvar halısı ile Guccio Gucci’nin markayı kurduğu ilk günlerden ikonik tasarımlarına kadar, kreatif bir dönemin hikayesi anlatılıyor. Bamboo 1947 ve Jackie 1961 çantalarının yaratılışından Tom Ford, Frida Giannini ve Sabato De Sarno dönemlerine uzanılıyor. Bu sergiyle Demna, Gucci’nin sadece bir moda markası değil, bir kültür temsili olduğunu aktarıyor. Manastır avlusundaysa markanın imza motifi Flora canlı bir bahçeye dönüştürülüyor. Botticelli’nin Primavera tablosundaki 43 farklı çiçekten ilham alan çiçekler, sergi bitiminde Via Montenapoleone’deki Gucci mağazasında buket olarak dağıtılacak.

Hermès 2026 Ev Koleksiyonunu Blok Formlarla Sunuyor
Hermès’in, Milano Tasarım Haftası’nda tanıttığı 2026 ev koleksiyonunda net çizgiler ve geometrik ilişkiler öne çıkıyor. Mimar Charlotte Macaux Perelman tarafından tasarlanan iç mekanda “alçak bir şehir” atmosferi hissediliyor. Alçak bloklar ve yükseltilmiş parçaların yarattığı değişken çizgiler, sürükleyici bir enstalasyon ortamı yaratıyor. Tasarım ekibi bu yaklaşımla ziyaretçilerin, nesneleri bir haritadaki koordinatlar gibi kullanan gezginler gibi hissetmesini hedefliyor. Dövülmüş paladyum kaplar, deri veya at kılı malzemeleriyle ışığı yakalayan hem mat hem de yansıtıcı yüzeyler oluşturuyor. Marka, yeni koleksiyonunu klasik bir şekilde sergilemektense, ziyaretçilerin farklı bakış açılarıyla ürünleri deneyimlemesini tercih ediyor.

