Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


BD Barcelona Design, Antoni Gaudí’nin mobilya tasarımlarına yeniden hayat vererek Katalan mimarın aynı anda hem işlevsel hem şiirsel olmayı başaran estetik mirasını günümüze taşıyor.
Efsanevi mimar Antoni Gaudí’nin dehası doğa ile inanç, işlevsellik ile şiirsellik arasında kurduğu köprüyle tanımlanır. Formu matematiksel oranlarla şekillendirirken estetiği tabiatın öngörülmesi güç ritmiyle yorumlar. Tıpkı doğanın kendisi gibi aşırılıkta değil yoğunlukta dengesini bulan görsel bir şölendir her eseri. Sütunlar bir ormanın ağaçları gibi yükselir, cepheler denizin dalgaları misali kıvrılır. Ancak sadece yapısal unsurlar öne çıkmaz, mekanı bir bütün olarak düşünür. Özgün vizyonunu mimarinin bir uzantısı olarak gördüğü dekoratif detaylara, mobilyalara yansıtır. Bedenin kıvrımlarını takip eden sandalyeler, dalları andıran ayaklarla yükselen masalar, omurgayı izleyen sırtlıklarla insan vücuduna uyum sağlayan oturma yüzeyleri…
1972’de Barselona’da genç mimar ve tasarımcıların kurduğu ve İspanya’nın en prestijli mobilya ve tasarım markalarından biri olan BD Barcelona Design, uzun yıllardır Antoni Gaudí ve Salvador Dalí’nin mobilya tasarımlarını çağdaş tasarım kültürüne kazandırıyor. Şirket yakın zamanda güncellediği Gaudí koleksiyonunda, İspanyol mimarın Casa Batlló ve Casa Calvet için tasarladığı mobilyalara modern bir çizgide yeniden hayat verdi.

Barselona’daki Carrer Casp üzerinde yer alan Casa Calvet, 1900’de Barselona Şehir Konseyi tarafından “En İyi Bina” ödülüyle taçlanan Gaudí’nin ilk konut projesiydi. İki yıl sonra Gaudí, zemin kattaki ofisler için meşe mobilyalar tasarladı. 1906’da da Barselona’nın Passeig de Gràcia caddesinde tipik bir kent evini dönüştürerek, şehrin en dikkat çekici yapılarından biri haline gelen Casa Batlló’yu tamamladı. Günümüzde UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan Casa Batlló’nun yemek odasındaki özel bir mobilya seti de onun imzasını taşıyor. Tüm bu parçaları Park Güell’deki Gaudí Müzesi’nde görmek mümkün.
BD’nin Gaudí koleksiyonunda sandalyeler, banklar, tabureler, metal aksusuarlar ile askılıklar ve bir ayna var. Casa Batlló ve Casa Calvet’teki orijinallerinin bire bir reprodüksiyonu olarak, geleneksel yöntemlerle ve masif cilalı meşe kullanılarak el işçiliğiyle üretilen her parça, Real Cátedra Gaudí (Antoni Gaudí’nin mirasını korumak amacıyla kurulan kültürel kurum) özgünlük sertifikasına sahip. Mobilyaların ergonomik tasarımı ve incelikli işçiliği, Gaudí’nin konfor odaklı yaklaşımına ayna tutarken estetik ile işlevselliği kusursuz biçimde birleştiriyor ve doğayla kurduğu derin bağın altını çiziyor. Hepsi birer klasik ama aynı zamanda modern ve zamansız.
Koleksiyonun gözdelerinden Calvet Koltuk, Gaudí’nin mobilya tasarımındaki heykelsi vurgunun etkileyici örneklerinden biri. Masif meşeden oyulmuş gövdesi, kalın ve neredeyse kaslı bir boyunla yükseliyor; kavisli kolları bir ağacın dallarını andırırken kalp biçimli sırtlığı hem romantik hem de organik bir jest gibi gözü okşuyor. Formunda bedenin anatomisini takip eden unsurlar, oturma eylemini başka bir boyuta taşıyor; heykelimsi görünümü de mobilya ile sanat arasındaki sınırları bulanıklaştırıyor.

Calvet Taburesi’nde de Gaudí’nin organik yaklaşımının izi sürülüyor. Masif ahşabın koyu kütlesi, üç ayak üzerinde dengelenen simetrik bir yapı kuruyor; köşeli sırtlığı yerleştiği mekanda malzemenin damarlarını ve kıvrımlarını en yalın haliyle sergiliyor. Minimal süslemeler, doğrudan meşenin kalitesine alan açarken tabure, işlevsel bir nesne olmanın ötesinde mimarın iddialı ve cesur estetiğini tekrarlıyor.
Gaudí’nin 1906’da Casa Batlló için tasarladığı Batlló Bankı’nı tarif eden en iyi kelime benzersiz olabilir herhalde. Bankın ortasındaki kolçak iki oturma yüzeyinin farklı yönlere açıldığı bir sınır çizgisi gibi. İşlenmiş meşeden yapılan kavisliformunda kolçaklar, sırtlıklar, ayaklar ve oturma yüzeyleri olağanüstü özgün bir çerçeve oluşturacak şekilde düzenlenmiş.

Koleksiyonda Gaudí’nin mobilya tasarımındaki oyunbaz ve organik yaklaşımın en küçük ama en çarpıcı örneği Calvet Askılığı. Ahşap öğeler arasında kıvrılarak ilerleyen pirinç kaplamalı çelik şeritler, yuvarlak meşe askılığı kavrıyor. Bu şeritler, şemsiye ya da kancalı askılar için ideal üç uzun açıklığı tutuyor. Duvara sabitlenen destekten dikdörtgen gövdeye uzanıyor ve havada süzülüyormuş gibi duran çıkıntılı ahşap askılığa ulaşıyor. Hafiflik yanılsaması ile işlevsellik beklenmedik bir formda birleşiyor.
Ancak tüm bu parçalar içinde en gösterişlisi hangisi diye sorsanız, Calvet Aynası derim. Mimar 1902’de Casa Calvet’in sade cephesini içerideki heykelsi detaylarla dengelemek için Calvet Aynası’nı kullandı. Aynanın akışkan şekli ve altın varakla kaplı çerçevesi bükümler, kıvrımlar ve dalgalarla döngüselliğe göz kırparken pratiklik ile yaratıcılığı bir arada sunuyor.
Gaudí’nin mobilya tasarımları doğa ile beden arasındaki köprüyü çağdaş tasarım kültüründe kuran yaşayan miraslar. BD Barcelona Design’ın yeniden üretimleri, bu heykelsi parçaları modern evlere taşıyarak Katalan mimarın vizyonunu zamansız bir estetikle geleceğe aktarıyor. Bir sandalyeye oturduğunuzda, bir aynaya baktığınızda ya da bir askılığa paltonuzu astığınızda doğanın melodik düzeninden doğan o şiire siz de dokunacaksınız.