03 Ocak 2022

Condé Nast Sürdürülebilir Moda Sözlüğü #002: Moda Endüstrisi

Moda Endüstrisi

 

Dağıtım

Dağıtım ham iplik, malzemeler, bileşenler ve üretim sürecindeki bitmemiş parçaların nakliye ve lojistiğini, oradan da nihai ürünlerin perakende satış noktaları ya da e-ticaret aracılığıyla son kullanıcıya teslim edilmesini kapsar. Moda tedarik zincirinin küresel karakterine göre ham maddeler çıkarıldıkları ülkede değil, başka bir yerde ipliğe dönüştürülür; oradan kumaş olarak dokunmak üzere farklı bir yere, rötuş işlemi için başka bir yere ve nihai ürünün üretildiği farklı bir lokasyona gönderilir.1990’lardan bu yana görülen deniz aşırı üretime hızlı geçiş bu süreçlerin çoğunun genellikle görevlendiren şirketin coğrafi konumundan uzakta gerçekleşmesi, yani biten ürünlerin satılacakları yere tekrar nakil edilmesi anlamına geliyor. Tüm bunların bir etkisi var tabii; kolektif seyahat ve dağıtım, karbondioksit salınımlarını ve moda ürünlerinin genel anlamında ekolojik ayak izini daha da artırıyor. Buna rağmen, moda değer zincirinin diğer evrelerine kıyasla dağıtımın etkisi nispeten az kalıyor.

 

Değer zinciri

Değer zinciri moda ürününün tasarımından müşteriye teslimine ve yaşam sonuna dek gerçekleşen tüm eylem dizilerine işaret eder. Değer zinciri terimi tedarik zinciriyle yakından ilişkilidir ve ikisi genellikle eş anlamlı olarak kullanılır. Yine de aralarında ince bir fark söz konusu. Tedarik zinciri üretim ve dağıtıma vurgu yaparken değer zinciri ham maddenin bir ürüne dönüştürülmesini içermese de ürünün değerini artıran tasarım, pazarlama ve hizmet gibi süreçleri de kapsar.

 

Moda

Moda terimi, kullanıldığı bağlama göre birden fazla anlam taşıyabilir. Fransızca “işçiliğinin değerinin bir parçası olduğu yapma eylemi veya süreci” anlamında gelen façon kelimesinden türemiştir. Dolayısıyla moda, biçim ve işlevi bir araya getiren bir tasarım yöntemi olarak düşünülebilir ve zanaatkârlıktan otomasyona, özel dikimden standartlaşmış seri üretime dek birçok alanı kapsar. Belirli bir şeklin, stilin veya desenin yaygın geleneğe ve mevcut kullanıma uygun olarak yaratılmasını içerdiğinden moda göze batmak veya uyum sağlamak için bir araca dönüşebilir. Moda; giysi, stil veya elbise gibi diğer terimlerle ilişkisiyle de tanımlanır. Örneğin; giysiler genellikle malzemesi ve kullanım nitelikleri aracılığıyla anlaşılan, vücudumuzu örten kumaş olarak kabul edilirken moda çok daha soyut bir kavram. Önemli sembolik ve iletişim işlevleri üstlenebilen moda “toplumda dolaşan fikirlerin, arzuların ve inançların ifadesi için estetik bir araç” olabilir. Fransız filozof Roland Barthes değişim hızı anlamında stil ve moda arasındaki farkı görebilmişti; ona göre stil, modadan çok daha yavaş değişiyordu. Moda ifadelerinde Batılı moda sisteminin ötesinde, daha kapsayıcı bir bakış açısı arayan antropologlar Avrosentrik moda anlayışının kolay kolay parçası olamayacak nesneler de barındıran “giysi” terimini tercih ediyorlar. Birçok biçimiyle moda, insanlar olarak kendimizi tanımlamamızı ve diğerlerinden ayırmamızı en belirgin şekilde sağlayan imkanlardan biri. Zaman ve mekanla alakalı olarak sosyal, kültürel, siyasi, ekonomik, çevresel ve teknolojik gündemleri yansıtır.

 

Moda endüstrisi

Moda endüstrisi; ana unsurları tekstil ve deri olmak üzere kıyafet, ayakkabı, aksesuar ve mücevher tasarımı, üretimi, iletişimi, satışı ve hizmetiyle alakalı çok çeşitli eylem, pratik ve süreçlerden meydana geliyor. Tekstil endüstrisi moda endüstrisi (ve diğer kullanım alanları için) iplik ve kumaş (doğal ve sentetik malzemeler) üretirken kıyafet (veya giysi) endüstrisi de giyecek üretiyor. Tasarım ve üretime ek olarak moda endüstrisi iletişim, pazarlama, perakende ve hizmetleri de kapsıyor ve döngüsel modellere, yaşam sonu ürünlerine duyulan ihtiyacı giderek daha da çok yansıtıyor. Endüstrinin sınırları çiftçilikten kimyasal üretime, zanaat pratiklerinden yapay zeka ve yükselen teknolojilere dek uzanıyor.

 

Moda sistemi

Moda sistemi bir araya geldiğinde modanın ilişki ve eylemlerini oluşturan, maddi olan ve olmayan bileşenlerin örgütsel yapılanmasına işaret eder. Moda sistemi büyük ölçüde, sosyal kabul edilebilirliğin onayını alan piyasa mantığına dayanır. Siyasi ve yasal kaldıraçlarla desteklenen ve hiper-uyartı ile aşırı üretim gibi endüstri pratikleriyle gerçekleştirilen moda sisteminin öncü ilkeleri çevresel ve sosyal anlamda korkutucu etkilere sahip. Mevcut sistemde doyuma dair işaretler var ve bu işaretlerin bireylere, topluluklara ve çevreye dair çıkarımları giderek daha da fazla sorgulanıyor. Ancak bu tüketici yaklaşımın her alana sirayet etmiş olması, giderek artan hız ile hacim ve düşen maaşlar modanın olumsuz etkilerinin daha da kötüleşeceğine işaret ediyor. Mevcut büyüme mantığını insanların ve çevrenin iyiliğini önceliklendiren “dünya mantığı” ile değiştirerek, moda sistemi sosyal, çevresel, kültürel ve ekonomik değeri yeniden dengeye oturtabilecek daha güçlendirici yapıları ve pratikleri benimseyebilecek şekilde dönüşebilir.

 

Paydaşlar

Paydaşlar bir kurumun bünyesinde veya dışında yer alan ve o şirketin eylemlerini etkileyip karşılığında bu eylemlerden etkilenebilecek tüm bireyleri veya toplulukları kapsar. Yalnızca hissedarların yerine paydaşların da göz önünde bulundurulması, hesap verebilirliğin kabulüne ve bütün ticari/ticari olmayan kuruluşların daha geniş kapsamlı sosyal ve çevresel sorumluluğuna dayanır. Moda endüstrisinin paydaşları arasında yalnızca tedarikçiler, yatırımcılar, perakendeciler, müşteriler ve hükümetler değil; moda ürünlerinin üretildiği topluluklar ve onların doğal çevresi de yer alır. Küresel sosyal ve çevresel etkilerin daha geniş çerçevesinden bakıldığında, moda endüstrisinin paydaşları dünyaya, gezegene ve gelecek nesillere yayılmış insanlardır.

 

Tasarım

Moda değer zincirinin önemli evrelerinden biri olan tasarım; moda ürünlerinin, hizmetlerinin ve sistemlerinin düşünülmesi ve geliştirilmesine işaret eder. Moda tasarımı; ürünlerin sosyal, çevresel, kültürel, ekonomik, estetik ve ergonomik çıkarımlarını göz önünde bulundurmalıdır. Bu da kullanım, hizmet ve bakımların yanı sıra ürünlerin devam eden yolculukları ve kullanışlı ömürlerinin sonunda neler olduğu gibi satış noktasının ötesindeki tüm evreleri hesaba katmak anlamına geliyor. Böylece tasarım, etkili bir araç ve modanın daha sürdürülebilir ve refah dolu geleceğinin anahtar sağlayıcılarından biri hâline gelebilir. Ancak bu yaklaşım üretim ve maddi iş hacminde radikal kesintilerle birlikte benimsenmelidir. Güncel konularla alakalı, yaratıcı bir pratik geliştirebilmek için tasarımcıların sürdürülebilirliğin çoklu boyutlarını anlaması kritik önem taşır. Moda, tasarım ve sürdürülebilirlik konularında eğitim bazı ileri gelen üniversitelerde sunulurken bugünün ve geleceğin moda öğrencileri ve profesyonel tasarımcıların sürdürülebilir moda tasarımı derslerine gösterdiği talep giderek artıyor.

 

Tedarik zinciri

Tedarik zinciri; ham maddeleri bitmiş ürünlere dönüştürerek müşteriye teslim etme operasyonundaki tüm süreçleri, kuruluşları ve bireyleri kapsar. Moda endüstrisi, kötü nam saldığı üzere, rekabetin zor olduğu son derece karmaşık küresel bir tedarik zincirine sahiptir. Örneğin; ham maddeler çıkarıldıkları ülkede değil, başka bir yerde ipliğe dönüştürülür; oradan kumaş olarak dokunmak üzere farklı bir yere, rötuş işlemi için başka bir yere ve nihai ürünün üretildiği farklı bir lokasyona gönderilir. 1990’lardan bu yana görülen deniz aşırı üretime hızlı geçiş bu süreçlerin çoğunun genellikle görevlendiren şirketin coğrafi konumundan uzakta gerçekleşmesi, yani biten ürünlerin satılacakları yere tekrar nakil edilmesi anlamına geliyor. Bu pratik üretim üzerindeki anlık kontrolü ortadan kaldırıyor, sosyal ve çevresel etkilerin sorumluluğunu seyreltiyor ve tam şeffaflığa erişmeyi zorlaştıran uzun ve opak tedarik zincirlerine yol açıyor. Yine de şeffaflık olmadan moda üretimindeki yıkıcı çevresel ve sosyal pratikleri iyileştirmek imkansız.

 

Tekstil endüstrisi

Bkz. Moda endüstrisi.

 

Yaşam sonu

Yaşam sonu; moda değer zincirinin mevcut çizgisel al-yap-kullan-at modeliyle ürünlerin ilk, ikinci ve üçüncü yaşamlarında neler yaşadığını düşünen daha bütüncül bir yaklaşım arasında ayrım yapan kritik bir evresidir. Müşterilerin onarım, değişiklikler, “eskiyi getir” kampanyaları, yeniden satış, paylaşım, yeniden kullanım ve başka bir amaç için yeniden kullanım seçenekleriyle giysilerin ömrünün uzatılmasına katkıda bulunabilmesi için yaşam sonu çözümleri moda ürünlerinin tüm yaşam döngüsüne (tasarımdan üretime, ek olarak pazarlamaya, perakendeye ve hizmetlere) entegre edilmelidir. Tasarım evresindeki malzeme seçimleri yaşam sonu çözümleri açısından önemli rol oynuyor çünkü düşük kalite ve günümüzde tekstil koleksiyonlarında çoğunlukla gördüğümüz harman malzemeler, uygulanabilir geri dönüşüm seçenekleri anlamında önemli teknolojik engeller teşkil ediyor.

 

Diğer başlıkları keşfedin: 

Conde Nast Sürdürülebilir Moda Sözlüğü #001: Değerler ve Düşünce Yapıları 

Conde Nast Sürdürülebilir Moda Sözlüğü #003: Tasarım ve İş Modelleri

Conde Nast Sürdürülebilir Moda Sözlüğü #004: Malzeme

Conde Nast Sürdürülebilir Moda Sözlüğü #005: Tekstil ve Giysi Üretim Süreçleri

Conde Nast Sürdürülebilir Moda Sözlüğü #006: Kullanım ve Yaşam Sonu 

Conde Nast Sürdürülebilir Moda Sözlüğü #007: Sertifikalar

Conde Nast Sürdürülebilir Moda Sözlüğü #008: Politika & İnisiyatifler ve Destek Kuruluşları & Araçlar

 

Tüm referans ve kaynak bağlantıları incelemek için Conde Nast The Sustainable Fashion Glossary web sitesini ziyaret edin: https://www.condenast.com/glossary/key-elements-of-fashion-and-sustainability 

Sürdürülebilir Moda Sözlüğü; Condé Nast ile Centre for Sustainable Fashion, London College of Fashion, UAL ortaklığıyla hazırlanmıştır. Sözlük, Creative Commons Atıf-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Kamu Lisansı’na sahiptir. Bu Sözlük’ü farklı dillere çevirme hakkı da dahil olmak üzere ek izinler verilebilir. Daha fazla bilgi için bizimle irtibata geçebilirsiniz.

ETİKETLER: #VOGUEGOESGREEN , SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK , SÜRDÜRÜLEBİLİR MODA , #SÜRDÜRÜLEBİLİRMODASÖZLÜĞÜ