Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


TikTok’ta hızla yayılan turşu suyu shot trendi, kortizol seviyelerini düşürdüğü iddiasıyla dikkat çekiyor. Peki bilim ne diyor? Uzmanlar, turşu suyunun kas krampları ve hidrasyon üzerindeki olası faydalarını açıklarken, kortizol konusundaki gerçekleri de ortaya koyuyor.
Turşu suyu, milenyum kuşağının gençlik yıllarındaki o meşhur shot'lardan bu yana epey yol kat etti. Eskiden viskiyle birlikte tüketilen bu salamura suyu, bugün ise hidrasyonu desteklemek, kas kramplarını önlemek, bağırsak sağlığını iyileştirmek ve hatta kortizol seviyelerini düşürmek amacıyla wellness rutinlerinin bir parçası olarak kullanılıyor. Sporcular ona güveniyor. TikTok onu destekliyor. Ancak ekranlarımızda karşımıza çıkan her sağlık trendinde olduğu gibi burada da şu klasik soruyu sormak gerekiyor: Sodyum, sirke, su ve çeşitli bileşenlerle hazırlanan bu parlak yeşil sıvıyı içmek gerçekten sağlıklı olabilir mi? Gelin kavanozun kapağını birlikte açalım.
Hepimiz stresliyiz ve kortizol seviyelerimizi dengelemek için yeni yollar arıyoruz. Ancak uzmanlara göre bu iddia şu an için daha çok bir sosyal medya trendi gibi görünüyor. Mount Sinai Hastanesi Ayakta Tedavi Klinik Beslenme Koordinatörü ve diyetisyen Gena Hamshaw, “Turşu suyu shot'ları insanların kendilerini nasıl hissettiklerini etkileyebilir; örneğin kas kramplarını hafifletebilir veya elektrolit sağlayabilir. Ancak turşu suyu tüketimi ile kortizol arasındaki ilişkiyi inceleyen herhangi bir klinik çalışma bulunmuyor” diyor. Kısacası, kortizol kokteyllerini bir kenara bırakıp tamamen turşu suyuna yönelmek için henüz erken.
Turşu suyunun sağlığa başka faydaları da olabilir. Diyetisyen ve Real Nutrition'ın kurucusu Amy Shapiro, turşu suyunun kas kramplarını önlemeye ve susuzluğu azaltmaya yardımcı olabileceğini söylüyor. Hamshaw da bu görüşe katılıyor: “Kas kramplarını hafifletmek, turşu suyunun en güçlü bilimsel desteğe sahip potansiyel faydası.” Hamshaw, daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurgulasa da, küçük ölçekli bir çalışmada tek bir shot turşu suyunun kas kramplarını sudan daha hızlı azalttığının görüldüğünü belirtiyor. Shapiro ayrıca turşu suyunun bağırsak sağlığını destekleyebileceğini söylüyor. Hamshaw’a göre özellikle laktik fermantasyonla üretilen turşuların salamura suyu, bağırsak mikrobiyotasını destekleyen probiyotik faydalar sağlayabiliyor.
Hem Shapiro hem de Hamshaw, turşu suyunun küçük miktarlarda tüketilmesini öneriyor. Bunun nedeni, turşu suyunun yüksek miktarda sodyum içermesi. Fazla tüketildiğinde mide yanması, reflü veya mide bulantısı gibi sorunlara yol açabiliyor. Hamshaw ayrıca böbrek hastalığı, kalp yetmezliği, karaciğer hastalığı veya yüksek tansiyonu olan kişiler için turşu suyunun uygun olmayabileceğini belirtiyor. Daha güvenli bir tüketim için turşu suyunu suyla seyreltebilirsiniz. Shapiro’ya göre bu yöntem aynı zamanda diş minesinin aşınma riskini de azaltabilir.
Shapiro’ya göre hazır satılan turşu suları belirli miktarlarda sodyum, sirke ve mineral içerecek şekilde formüle ediliyor. Bu da tam olarak ne kadar tükettiğinizi bilmek isteyenler için avantaj sağlayabiliyor. Hamshaw ise kavanozda kalan salamura suyunun, hazır ürünlere kıyasla probiyotik açısından ek faydalar sunabileceğini söylüyor. Bu noktada tercih tamamen kişisel ihtiyaçlara bağlı.
Eğer amacınız kas kramplarını önlemekse, Shapiro egzersizden önce bir ila üç ons (yaklaşık 30–90 ml) turşu suyu shot’ı tüketmeyi öneriyor. Bunun, kramp başladıktan sonra içmekten daha etkili olabileceğini belirtiyor. Hamshaw da aynı görüşte. Ancak spor performansını artırmak isteyenlerin konuya daha bütüncül yaklaşması gerektiğini vurguluyor: “Turşu suyu; yeterli beslenme, hidrasyon ve toparlanmayı destekleyen unsurlardan yalnızca biri.”
Yani turşu suyu bazı durumlarda fayda sağlayabilir. Ancak mevcut bilimsel veriler, kortizolü düşürdüğünü doğrulamıyor. Şimdilik onu bir mucize çözüm olarak görmek yerine, dengeli bir wellness rutininin küçük bir parçası olarak değerlendirmek daha gerçekçi görünüyor.

