Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Sanat sezonu oldukça yoğun bir takvimle başlıyor. Eylül ayında mutlaka ziyaret etmeniz gereken sergiler bu seçkide.
Şehre dönüşün en güzel yanlarından bir tanesi de kültür-sanat takviminin yeniden canlanarak dopdolu hale gelmesi. Sanat galerileri, müzeler, kültür-sanat kurumları birbiri ardına yeni sergilerini duyururken yeni sanatçılarla tanışacak ve bildiğimiz sanatçıların yepyeni eserleriyle karşılaşacak olmanın heyecanı sarıyor biz sanatseverleri.
Bu ayki seçkide biri İstanbul dışından olmak üzere tam dokuz sergiye yer verdim. Bunların arasında Galerist gibi köklü bir galerinin çağdaş sanat sahnesindeki 25. yılını kutladığı sergisi de var, iki sanatçının 2018 yılında kendi inisiyatifleriyle kurdukları bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir oluşumun son sergisi de var. İtalyan bir fotoğraf sanatçısının Türkiye’deki ilk kişisel sergisi de var, İranlı yedi sanatçının işlerinin yer aldığı bir sergi de var.
Tüm bu çeşitlilik İstanbul’un kültür-sanat hayatının ne kadar zengin olduğunu gösterirken listeye Bursa’dan dahil olan bir sergiyle şehrin kültürel hinterlandı genişliyor, sanat; hem fiziksel hem de zihinsel yeni yollar yapmamıza alan açıyor.
offgrid art project, yeni sezonu Aynı Şehirde başlıklı grup sergisiyle karşılıyor. Ci Demi, Hüseyin Güler ve Tibet Oktay Aslan’ın çalışmalarını bir araya getiren sergi, İstanbul’un değişen fiziksel ve kültürel katmanlarına odaklanıyor ve İstanbul’u farklı zamanların ve hikayelerin üst üste geldiği, tamamlanmayan bir şehir olarak düşünmeye açıyor.
Ci Demi, fotoğraf çalışmalarında İstanbul’un gündelik hayatını, değişen kent dokusunu ve şehrin kendine özgü atmosferini takip ederken; Tibet Oktay Aslan, fotoğrafı malzeme, yüzey ve mekanla ilişkilendirerek kentin fiziksel katmanlarına odaklanıyor. Hüseyin Güler ise insanın yaşadığı çevreyle kurduğu ilişki ve sosyal hafıza üzerinden şehrin görünmeyen katmanlarını araştırıyor.
Sergiyi 18 Eylül - 25 Ekim 2026 tarihleri arasında; İstiklal Caddesi, İmam Adnan Sokak, No: 6’da yer alan offgrid art project’te ziyaret edebilirsiniz.

Alborz Kazemi, Untitled from the None Turned Into Memory series, 2026
İran çağdaş sanatını odağına alan Shiva Zahed Gallery’nin üçüncü sergisi Not Yet Gone, İran’da yaşayan ve imgelerin tek bir anlamla sınırlandırılmasına karşı çıkan üretimlere yönelik ortak ilgi duyan yedi sanatçıyı bir araya getiriyor. Arya Tabandehpoor, Omid Mehdizadeh, Kimia Askarian, Sina Boroumandi, Shahin Esfandiari, Rana Heidarzade ve Alborz Kazem’in fotoğrafları, geçmişin sabit kayıtları olmak yerine farklı anların, anıların ve gerçekleşmemiş geleceklerin üst üste gelmeye devam ettiği alanlara dönüşüyor.
Fotoğraf Not Yet Gone’daki tüm üretimlerin merkezinde yer alsa da sanatçıların hiçbiri onu tamamlanmış ya da sınırları belirli bir ifade aracı olarak ele almıyor. Birlikte, fotoğrafın kesinlik vaadini reddediyorlar. Fotoğrafı nesnel veya sabit bir kayıt olarak kabul etmek yerine, her bir sanatçı kendine özgü malzemeyle ve kavramsal diliyle onu dönüştürüyor. Bazı sanatçılar algının kendisini değiştirirken bazıları kesme, lekeleme, yeniden yapılandırma ya da dokuma yoluyla fotoğraf yüzeyine müdahale ediyor.
Sergiyi 18 Eylül - 7 Kasım 2026 tarihleri arasında; Asmalı Mescit Mahallesi, Minare Sokak, No: 11’de yer alan Shiva Zahed Gallery’de ziyaret edebilirsiniz.

Özer Kabaş, Fesliler resminin önünde, tahminî 1969, Salt Araştırma, Özer Kabaş Arşivi
Salt Beyoğlu, yeni sezonu sanatçı, eğitimci ve yazar Özer Kabaş’ın 1960’lardan 1990’lara uzanan üretimi üzerinden, Türkiye kültür ortamının bir dönemine derinlikli bir bakış sunan Denizaşırı: Özer Kabaş ve Zamanları sergisiyle karşılıyor. Kabaş’ın resim, özgün baskı, takı tasarımı, tiyatro ve sinema alanlarındaki üretimlerini arşiv belgeleriyle bir araya getiren sergi, sanatçının Robert Kolej’deki öğrencilik yıllarından Mimar Sinan Üniversitesi’ndeki akademisyenlik dönemine kadarki süreçte çeşitlenen pratiğine kapsamlı bir bakış sunuyor. Böylece, Kabaş’ın sanatın farklı disiplinlerine ilgisini, sanat eğitimine yaklaşımını ve kültür ortamına katkılarını ortaya koyuyor.
Tuğçe Kaplan ve Vasıf Kortun tarafından programlanan sergide, sanatçının resimleri ve özgün baskılarının yanı sıra Urart Sanat Atölyesi’nde tasarladığı takılar, İstanbul Hatırası (1967) adlı filmi, Marmara Adası’nda sanatçı Altan Gürman ile birlikte çektiği belgesel film ve Salt Araştırma Özer Kabaş Arşivi’nden derlenen belgeler yer alıyor.
Sergiyi 16 Eylül 2026 - 14 Mart 2027 tarihleri arasında; İstiklal Caddesi, No:136’da yer alan Salt Beyoğlu’nda ziyaret edebilirsiniz.

Olivo Barbieri, site specific_HOUSTON 12
Borusan Contemporary, yeni sezonu İtalyan fotoğraf sanatçısı Olivo Barbieri’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisi olan Zaman Mekân Geometri ile karşılıyor. Küratörlüğünü Fırat Arapoğlu’nun üstlendiği sergi, Barbieri’nin kırk yılı aşkın sanat pratiğinden beş tematik seriyi bir araya getiriyor. 1954 doğumlu sanatçı, yapılı ve doğal çevreyi; perspektif, ölçek, odak, renk ve ışıkla oynayarak yeniden düzenlediği fotoğraflarıyla tanınıyor.
Sergide Barbieri’nin, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nun siparişi üzerine Anadolu’nun antik kentlerine odaklanan eserleri de ilk kez izleyiciyle buluşuyor. “Fotoğraf hiçbir zaman gerçeği göstermedi” diyen Olivo Barbieri’nin sergi öncesi Vogue Türkiye’ye verdiği röportajı okumak için tıklayın.
Sergiyi 19 Eylül 2026 - 15 Ağustos 2027 tarihleri arasında; Baltalimanı Hisar Caddesi, No:5’te bulunan Perili Köşk’te ziyaret edebilirsiniz.

İpek Duben, Portre, 1994. Fotoğraf: Barış Özçetin
Galerist, Gönül İşi sergisiyle 25. yılını kutluyor. Tam çeyrek asırdır İstanbul çağdaş sanat sahnesinin öncü galerilerinden biri olmayı sürdüren Galerist, bu sergide kuruluşundan bugüne dek galerinin kimliğini şekillendirmiş 50’ye yakın sanatçıyı bir araya getiriyor. mentalKLINIK, Hüseyin Bahri Alptekin, Haluk Akakçe, Semiha Berksoy, Hera Büyüktaşcıyan, Taner Ceylan, Hussein Chalayan, İpek Duben, Ayşe Erkmen, Leyla Gediz, Şahin Kaygun, Nuri Kuzucan, Arik Levy, Merve Morkoç, Lara Ögel, Sarkis, Arslan Sükan, Ali Emir Tapan, TUNCA, Elif Uras, Nil Yalter ve Nazım Ünal Yılmaz sergide yer alan sanatçılardan birkaçı.
Gönül İşi, galerinin tarihine damga vurmuş önemli yapıtları, sergi için üretilmiş yeni eserlerle bir araya getirerek sanatsal yakınlıkların, uzun soluklu ilişkilerin ve ortak bağlılıkların izini sürüyor. Sergide bir araya gelen yapıtlar, sanatçıların kendi pratikleri içinde birer otoportre olarak okunabilecekleri gibi, bir bütün olarak Galerist’in kolektif portresini de oluşturuyor.
Sergiyi 16 Eylül - 7 Kasım 2026 tarihleri arasında, Meşrutiyet Caddesi’ndeki Passage Petits-Champs binasında yer alan Galerist’te ziyaret edebilirsiniz.

Nilbar Güreş, Science, Kumaş üzerine karışık teknik.
Sevil Dolmacı Gallery, yeni sezonu Making Worlds. Systems of Being başlıklı karma sergiyle karşılıyor. Küratör Dorothea Strauss’un farklı kuşak ve coğrafyalardan on sanatçıyı -Maria Ceppi, Nilbar Güreş, Christian Jankowski, Sofia Mitsola, Natasza Niedziółka, Serkan Özkaya, Tobias Pils, Ekrem Yalçındağ, Miao Ying ve Beat Zoderer’i- bir araya getirdiği sergi, bugün giderek daha fazla önem kazanan “Yaşadığımız gerçeklikleri kimler ve neler şekillendiriyor?” sorusunun izini sürüyor.
Küratör Dorothea Strauss, İstanbul sanat ortamına yabancı değil. Strauss, Zürih’teki Museum Haus Konstruktiv’in direktörlüğünü yürüttüğü 2013 yılında, farklı kuşaklardan 21 sanatçıyı bir araya getiren ve Türkiye’deki soyut, konstrüktif ve kavramsal sanat pratiklerinin gelişimini ele alan kapsamlı araştırma sergisi Hot Spot Istanbul’u gerçekleştirdi. İstanbul sanat ortamıyla o dönemde kurduğu diyalog sonraki yıllarda da devam etti. Making Worlds. Systems of Being, Strauss’un İstanbul ile kurduğu bu uzun soluklu ilişkinin yeni bir bölümünü oluşturuyor.
Sergiyi 9 Eylül - 9 Ekim 2026 tarihleri arasında; Cihannüma Çömezler Sokak, No: 16’da yer alan Villa İpranosyan’da ziyaret edebilirsiniz.

Ece Gökalp, After Anahit
poşe’nin bir inisiyatif olarak son sergisi Silinmenin Manzaraları, Sena Tural’ın sergi koordinatörlüğünde Ece Gökalp, Ekin Can Göksoy, Hiwazerê, Larissa Araz, Marina Papazyan, Rojda Tuğrul ve Zilan İmşik’in çalışmalarını bir araya getiriyor. Sergi, geç Osmanlı döneminde başlayan modernleşme ve merkezîleşme süreçlerinden Cumhuriyet dönemine uzanan kültürel, ekolojik ve toplumsal tahribatı, Türkiye’nin farklı coğrafyalarında araştırma yürüten sanatçıların üretimleri üzerinden ele alıyor.
poşe, 2018 yılı baharında iki sanatçının kendi inisiyatifleriyle İstanbul’daki mekanlarında kurdukları bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir oluşum. Silinmenin Manzaraları, poşe’nin bir inisiyatif olarak gerçekleştirdiği son sergi olmasının yanı sıra, toplumsal hafıza, kayıp ve yüzleşme üzerine üretmeye devam eden sanatçıların ilk mekansal birlikteliğini oluşturuyor. Seçkide yer alan sanatçıların büyük bölümünün üretimlerini diasporada sürdürdüğünü de not olarak ekleyelim.
Sergiyi 16 Eylül - 21 Kasım tarihleri arasında, Tophane Koltukçular Çıkmazı’nda yer alan Depo’da ziyaret edebilirsiniz.

Martch Art Project, yeni sezonu sanatçı Mustafa Boğa’nın Bu Baktığın Son Şey Olabilir başlıklı kişisel sergisiyle karşılıyor. Fotoğraf, video, performans ve enstalasyon disiplinlerinde üretim yapan Boğa, bu sergisinde hepimizin hayatımızın bir noktasında kaçınılmaz olarak düşündüğü “son” fikrine odaklanıyor. Ancak sergi, bu kavramı karanlık ve melankolik çağrışımlarından uzaklaştırarak, onu yeni bir başlangıç ihtimaliyle yan yana getiriyor. Sergideki işler, izleyiciyi ilk olarak Boğa’nın etkileyici görsel dili aracılığıyla içine çekiyor.
Sanatçı, her bir esere yerleşen sembolleri bir araya getirerek izleyicinin çözmesini bekleyen bir bulmaca ortaya koyuyor. İzleyici, tanıdık ama son derece kişisel olan bu bulmacanın parçalarını çözmeye başladıkça yalnızca sanatçının geçmişinden izleri değil, kendi hayatından anları da hatırlamaya başlıyor.
Sergiyi 18 Eylül - 16 Ekim tarihleri arasında Asmalı Mescit Sofyalı Sokak’ta bulunan Martch Art Project’te ziyaret edebilirsiniz.

Ölümden Öte Sürekli Dost, 2018 (video, 23 dk) Production still
Fatma Belkıs’ın kişisel sergisi Serseri Dalga, adını okyanuslarda nadiren görülen, öngörülemez ve çoğu zaman ölümcül olabilen serseri dalgalardan alıyor. Aslı Seven küratörlüğündeki sergi; dostluğu, mizahı ve dayanışmayı duygusal kriz anlarında yön bulma yolları olarak öne sürüyor.
Sergide video, suluboya, heykel ve edisyonlara ek olarak Fatma Belkıs’ın yazıp yönettiği yeni performans ve yerleştirme Ambulans da ilk kez izleyiciyle buluşuyor. Ambulans, hem bir metin, hem dört oyuncu için yazılmış bir performans, hem de sergi mekanında birbirine eklemlenerek yayılan “istasyonlardan” -eylem ve zaman birimlerinden- oluşan bir yerleştirme.
Sergiyi 5 Eylül - 5 Aralık 2026 tarihleri arasında, Bursa Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan İMALAT-HANE’de ziyaret edebilirsiniz.