Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


PhotoVogue 2026, dünyanın dört bir yanından sanatçıları; kayıtsızlığa karşı bir duruş sergileyen, cesaretin ve yaratıcı ifadenin bir eylemi niteliğindeki çalışmalarını paylaşmaya davet ediyor.
PhotoVogue 2026, Brave New Visions: Creativity as Rebellion (Cesur Yeni Vizyonlar: Bir Başkaldırı Biçimi Olarak Yaratıcılık) temasıyla kayıtsızlığa karşı bir duruş sergileyen ve yaratıcı cesareti görünür kılan üretimleri odağına alıyor.

14 Mayıs 2026 – 11 Eylül 2026 (23.59 CEST)
Başvurular çevrimiçi olarak Picter platformu üzerinden gerçekleştirilecek.
18 yaş ve üzerindeki tüm sanatçılar başvuru yapabilir.
Moda, belgesel, portre, güzel sanatlar ve deneysel pratikler dahil olmak üzere tüm disiplinlerden fotoğraf, video ve multimedya projeleri kabul ediliyor.
PhotoVogue; güçlü bir bakış açısı ortaya koyan, ele aldığı fikirler, yarattığı duygusal etki ya da görsel diliyle öne çıkan üretimleri değerlendirmeye alacak. Bu yaklaşım, etkileyici hikaye anlatımından estetik gücüyle dikkat çeken tekil görsellere kadar, farklı biçimlerde kendini gösterebilir.

Fotoğraf: Delali Ayivi
Görüntülerin sürekli ve hızla üretildiği ve aynı hızla unutulduğu bir çağda bu açık çağrı; tekrarın ötesine geçen, izleyicinin dikkatini üzerinde tutan ve gerçek bir duygu uyandırabilen işler üretmeye davet ediyor.
Seçilecek üç sanatçı arasında paylaştırılmak üzere, toplam 12.000 dolar hibe dağıtılacak.
Bunun yanı sıra sanatçılar;
Bir sonraki PhotoVogue Festivali'nde çalışmalarını sergileme,
Vogue’un uluslararası edisyonlarında yayımlanma potansiyeli,
PhotoVogue portfolyo değerlendirme programına katılma
fırsatı elde edecek.

Fotoğraf: Kin Coedel
Şiddetin, adaletsizliğin ve giderek hızlanan bir dünyanın içinde yaşıyoruz. Savaşlar sürüyor. İnsanlık trajedileri yaşanmaya devam ediyor. Ayrışmalar derinleşirken belirsizlik her geçen gün büyüyor.
Ancak dünya giderek daha sert bir yer haline gelirken, görüntüler hiç olmadığı kadar hızlı dolaşıma giriyor. Birikiyor, tekrar ediyor ve aynı hızla kayboluyorlar. Ne kadar çok görüntüye maruz kalırsak, o kadar ‘az’ hissediyoruz. Tanıdıklık hissi yerini duyarsızlığa bırakıyor; sessiz ama derin bir kayıtsızlık giderek yaygınlaşıyor.
Bir kriz diğerini takip ederken, bizi sarsması gereken olaylar sonsuz bir görsel akışın içinde sıradanlaşıyor. Aciliyet duygusu aşınıyor; dayanılmaz olan, gündelik hayatın arka planına dönüşme riski taşıyor.
Böylesi bir ortamda dikkat çekebilen, hafızada yer eden ve iz bırakan işler üretmek her zamankinden daha güç. Bu durum yalnızca belgesel fotoğraf ya da sanat pratiği için değil; moda fotoğraflarından dergi yayıncılığına kadar görsel kültürün tüm alanları için geçerli. Bunun nedeni yalnızca görüntülerin tüketim hızının artması değil; aynı zamanda bu disiplinlerin uzun yıllardır taşıdığı estetik kodlar ve yerleşik beklentiler nedeniyle, şaşırtıcı olmanın giderek zorlaşması.
Öte yandan yaratıcı üretim, çoğu zaman temkinliliği ödüllendiren sistemlerin içinde var oluyor. Yayıncılıktan sinemaya, modadan sanat dünyasına kadar birçok alanda alışılmadık olan çoğu zaman yumuşatılıyor, erteleniyor ya da tamamen dışarıda bırakılıyor. Beklenen; sınırları zorlamak değil, anlaşılır, kabul edilebilir ve pazarlanabilir kalmak oluyor.
Oysa tam da bugün, yeni görme biçimlerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz.
Artık asıl soru, nasıl daha fazla görüntü üreteceğimiz değil; gerçekten anlam taşıyan görüntüleri nasıl yaratabileceğimiz. Belki de daha önemlisi, yaşadığımız dünyaya nasıl yanıt vereceğimiz.
Sanatçılar ve görsel anlatıcılar olarak bu koşullara nasıl karşılık veriyoruz? Dünyaya hangi görüntüleri bırakmayı seçiyoruz? Gürültüyü kesintiye uğratabilecek, kayıtsızlığa direnebilecek imgeler üretmek hâlâ mümkün mü?
Bu soruların yanıtı öngörülebilende ya da güvenli olanda değil; tam da bugün, yaşadığımız dünyayla kurduğu ilişki üzerinden görünür kılmaya cesaret ettiğimiz üretimlerde saklı.
Tarih boyunca kırılma anları yeni sanat dillerini doğurdu. Bu yeni yaklaşımlar hiçbir zaman yalnızca estetik tercihler olmadı; dönemin koşullarına verilmiş yaratıcı yanıtlardı. Bugün ise küreselleşmiş ve hiper bağlantılı görsel ekonomi içinde her şey aynı anda dolaşıma giriyor. Ortaya çıkacak olan belki tek bir sanat akımı olmayacak; ancak farklı disiplinlerde filizlenen ortak bir arayışın izlerini taşıyacak.

Fotoğraf: Carla Rossi
Bu açık çağrı, belirli bir temayı görselleştirmenizi istemiyor.
Bir duruş sergilemenizi istiyor.
Yaşadığımız dünyaya karşı nasıl bir pozisyon aldığınızı… Neyi reddettiğinizi… Neyi özlediğinizi… Neyi sorguladığınızı… Neye direndiğinizi… Neyi hayal ettiğinizi ya da savunduğunuzu ortaya koyan bir bakış açısı arıyor.
Bunun tek bir doğru cevabı yok.
Bu yaklaşım; yakınlık, özen ya da dikkat üzerinden şekillenebilir. Bir yüzleşme, bir kopuş ya da bir reddediş biçimini alabilir. Yeni estetik arayışlar, görsel diller, yaratıcı itaatsizlikler ya da henüz var olmayan dünyaların hayalini kurmak da bu yaklaşımın bir parçası olabilir.
Önemli olan; çalışmanın moda, sanat, belgesel, fotoğraf ya da video alanına ait olması değil; ardındaki gereklilik, aciliyet ve ifade gücü.
Bugün üretmek aynı zamanda kendine daha derin bir özgürlük tanımak anlamına geliyor.
Tekrarın dışına çıkma özgürlüğü.
Beklentilerden bağımsız olma özgürlüğü.
Onay aramadan üretme özgürlüğü.
Başkalarını memnun etmek için değil; söyleyecek bir sözü olduğu için üretmek.
Bugün bu kadar çok şeyin hızla görünmez olduğu bir çağda, bu açık çağrı görünmezliğe karşı bir davet niteliği taşıyor.
Alışkanlıkla değil, ihtiyaçla üretin.
Uyum sağlamak için değil, inandığınız için üretin.
Dünyayı olduğu gibi tekrar etmeyin.
Ona cevap verin.
Bunu, görüntülerin tek başına dünyayı değiştireceğine inandığınız için değil; hâlâ görünür kılabildikleri, hissettirebildikleri ve bugünü kayda geçirebildikleri için yapın.
Biz; sarsan ya da teselli eden, rahatsız eden ya da aydınlatan, yüzleşmeye çağıran ya da eşlik eden üretimler arıyoruz.
Gerçek bir karşılaşmanın izini taşıyan görüntüler…
Kabul görmek uğruna kendini yumuşatmayan görüntüler…
Kayıtsızlığa rağmen, hâlâ önem taşıyan bir şey olduğunu ısrarla hatırlatan görüntüler.
Çünkü görmek ve başkalarının da görmesini sağlamak, bugün hâlâ derin bir sorumluluk.
Ve belki de her zamankinden daha fazla…
Bir cesaret eylemi.

Fotoğraf: El Hardwick
Kimleri Arıyoruz?
PhotoVogue, dünyanın dört bir yanından; çağdaş dünyayla güçlü, özgün ve etkileyici bir görsel dil aracılığıyla ilişki kuran fotoğrafçıları ve video sanatçılarını başvuruya davet ediyor. Moda, belgesel, portre, güzel sanatlar ve daha birçok disiplinden; güçlü bir bakış açısına sahip, üretimlerinde yaratıcı bir gereklilik hissi taşıyan çalışmaları değerlendirmeye alıyoruz.

Fotoğraf: Andras Ladocsi
Başvuru Koşulları ve Takvimi
Başvurular, 14 Mayıs Perşembe ile 11 Eylül Cuma 2026 tarihleri arasında Picter platformu üzerinden ücretsiz olarak gerçekleştirilebilecek. Son başvuru tarihi 11 Eylül saat 23.59 (CEST).
Açık çağrı, 18 yaş ve üzerindeki tüm sanatçılara açık.
Daha önce bir PhotoVogue edisyonuna başvurduysanız, bu yıl yeni bir projeyle yeniden katılmanızı teşvik ediyoruz.

Fotoğraf: Emma Sarpaniemi
Neler Gönderilebilir?
Fotoğraf, video ve multimedya projeleri tüm disiplinlerde değerlendirmeye alınacaktır.
Yapay zeka ile üretilmiş çalışmalar kabul edilmeyecektir.
Başvuru kapsamında şu formatlardan biri tercih edilebilir:
En fazla 15 görselden oluşan bir seri ya da multimedya projeleri için fotoğraf ve videodan oluşan bir seçki,
ve/veya
60 saniyelik bir video fragmanı.

Fotoğraf: Alex Huanfa Cheng
Bugünün görsel üretimine güçlü ve özgün katkılar sunan üç sanatçıya toplam 12.000 dolar tutarında hibe verilecek.
6.000 Dolar — Outstanding Vision Grant
Görsel anlatımın sınırlarını genişleten bir sanatçıya
4.000 Dolar — Vision Grant
Güçlü ve kendine özgü bir yaratıcı perspektife sahip bir sanatçıya
2.000 Dolar — Rising Voice Grant
Üretimleri açıklık, özgünlük ve gelecek vadeden bir potansiyel ortaya koyan yükselen bir sanatçıya
Uluslararası jüri üyeleri ve açık çağrı kapsamında sunulacak ek fırsatlar, ileri bir tarihte açıklanacak.

Fotoğraf: Xavier Scott Marshall
Görünürlük ve Uluslararası Platformlar
Seçilen sanatçılar;
Bir sonraki PhotoVogue Festivali’nde çalışmalarını sergileme,
Vogue’un dünya çapındaki edisyonlarında yayımlanma fırsatı yakalama,
Bir sonraki PhotoVogue portfolyo değerlendirme programına davet edilme
imkanına sahip olacak.
Açık çağrı süreci boyunca yeni fırsatlar ve güncellemeler de paylaşılacak.

Fotoğraf: Li Hui
PhotoVogue, sanatçıları desteklemeyi ve daha bilinçli bir görsel kültürün oluşmasına katkı sunmayı amaçlayan küresel bir Condé Nast girişimidir.
32 pazardan oluşan uluslararası ağı ve iş ortakları sayesinde sanatçılara yayın, siparişli proje, sergi ve kamusal programlar gibi pek çok alanda görünürlük ve üretim fırsatları sunar.
PhotoVogue’un misyonu; yaratıcı yetenekleri desteklemek, çeşitliliği teşvik etmek ve görsel okuryazarlığı güçlendirerek daha adil, etik ve kapsayıcı bir görsel üretim ekosisteminin gelişimine katkıda bulunmaktır. PhotoVogue, küresel ve bölgesel açık çağrıları aracılığıyla dünyanın farklı coğrafyalarından ve topluluklarından yaratıcı sesleri keşfetmeye ve görünür kılmaya devam etmektedir.