Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Augustas Serapinas’ın Nottingham Contemporary’deki Physical Culture’ı ve Hüseyin Bahri Alptekin’in MoMA’daki Things Are Wandering kapsamında yer alan çalışmaları, 2026 yazının öne çıkan sanat durakları arasında.
Yaz bitmeden görülmesi gereken iki dikkat çekici sergi öne çıkıyor. İngiltere’de yer alan Nottingham Contemporary, Litvanyalı sanatçı Augustas Serapinas’ın şehirdeki ilk solo sergisi Physical Culture’ı ağırlıyor. New York’taki Museum of Modern Art (MoMA) ise Hüseyin Bahri Alptekin’in 1990’larda İstanbul’daki otel tabelalarından yola çıkarak ürettiği çalışmalarını, Things Are Wandering başlıklı yeni koleksiyon sunumunda izleyiciyle buluşturuyor.
Augustas Serapinas’ın Nottingham Contemporary’deki Physical Culture sergisi, sanat ile beden arasındaki ilişkiyi alışılmadık bir mekansal kurgu üzerinden ele alıyor. Müze içindeki iki büyük galeri alanını aynı anda hem bir performans alanına ve hem de spor salonuna dönüştürüyor. Sergi, 6 Haziran-13 Eylül 2026 tarihleri arasında görülebilecek.
İlk kez 2012’de, Serapinas’ın Vilnius Sanat Akademisi'nin heykel bölümünde üçüncü sınıf öğrencisiyken gerçekleştirdiği Physical Culture, o tarihten bu yana farklı versiyonlarıyla uluslararası sergilerde yer aldı. Nottingham Contemporary’deki yeni versiyonda ise tamamen işlevsel metal spor aletleri, geleneksel ağırlıkların yerini alan jesmonite heykellerle bir araya geliyor. Böylece spor salonunun disiplinli ve tekrara dayalı dünyası, klasik sanat eğitiminin yöntemleriyle yan yana getiriliyor.

Fotoğraf: @augustasserapinas
Serapinas’ın çıkış noktası, Vilnius’taki M. K. Čiurlionis Sanat Okulu'nda aldığı eğitim. Klasik metodolojiyi merkeze alan bu eğitimde canlı modelden desen çalışmaları yapmak ve resim/heykel tekniklerine hakim olmak temel bir yere sahip. Sanatçı da bu deneyimden yola çıkarak Batı sanat tarihindeki klasik formları üretmek için gereken sabır, tekrar ve disiplin ile spor salonunda bedeni şekillendirmek için gereken fiziksel disiplin arasında bir paralellik kuruyor.
Bu doğrultuda Serapinas, sanat okulunun arşivlerine dönerek öğrencilik döneminde ürettiği bazı çalışmaların yeniden yapımlarını sergiye dahil ediyor. Sınıf arkadaşlarının portreleri, bir solucan ve bir uzaylı gibi çalışmaların yanı sıra, desen derslerinde kullanılan alçı modeller ve Michelangelo’nun Davud heykeli ile antik dönemin ünlü heykellerinden Apollo Belvedere’nin replikaları da bu yeni düzenlemenin parçaları arasında.
Sergi yalnızca izlenen bir yerleştirme olarak da kalmıyor. Yerel fitness gruplarının egzersiz dersleri, üniversite öğrencilerinin canlı modelden desen çalışmaları ve farklı yetenek seviyelerine açık topluluk etkinlikleriyle fiziksel olarak aktive ediliyor. Böylece galeri, sanat eserlerinin sergilendiği geleneksel bir mekan olmaktan çıkıp bedenin, eğitimin ve performansın bir araya geldiği yaşayan bir alana dönüşüyor.

Fotoğraf: Nottingham Contemporary
Yer: Nottingham Contemporary, İngiltere
Tarih: 6 Haziran-13 Eylül 2026
New York’taki MoMA’da ise Türkiye çağdaş sanatının önemli isimlerinden Hüseyin Bahri Alptekin’in eserleri, Things Are Wandering başlıklı yeni koleksiyon sunumunda yer alıyor. Ancak bu sunumun bağımsız bir Alptekin sergisi olmadığının altını çizmek gerekiyor. Eserler, küreselleşmenin bireyler, kentler ve kültürler üzerindeki etkisine odaklanan bir koleksiyon seçkisi.
Alptekin’in burada yer alan H-Fact: Hospitality/Hostility serisi, sanatçının 1990’ların başında İstanbul’un Laleli ve Tarlabaşı semtlerinde ortaya çıkan ucuz otellere duyduğu ilgiden besleniyor. MoMA’nın tanımına göre galeri, Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle eski Sovyet Bloku ülkelerinin uluslararası pazarlara katılmasıyla ve ticaret, sermaye ve insanların dünya çapında daha hızlı dolaşıma girmesiyle şekillenen yeni küresel düzeni ele alıyor.

Fotoğraf: @themuseumofmodernart
Alptekin için tabelalar, yerel görsel kültürlerin küresel güçleri nasıl içine aldığını ve onlara nasıl karşılık verdiğini gösteren önemli göstergelerdi. Tabelalarda yer alan şehir ve otel isimleri ise bir yandan İstanbul’un kozmopolit geçmişini hatırlatıyor, bir yandan da seyahat fikrini ve göç deneyimini çağrıştırıyor: Geride bırakılan yerlere duyulan özlem ile henüz gidilmemiş coğrafyalara yönelik hayaller aynı görüntüde buluşuyor.
MoMA’nın Things Are Wandering sunumunda Alptekin’in Balkan Oteli, Hotel Bristol, Hotel Estambul, Hotel Odessa, Hotel Rejkyavik, Motel Beirut ve Pension Cadiz gibi ışıklı kutu çalışmaları yer alıyor.
Sunum: Things Are Wandering, MoMA, New York
Yer: MoMA, 2. kat, 209 numaralı galeri
Tarih: 10 Temmuz 2026-devam ediyor

Fotoğraf: Getty Images