Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Koleksiyonda siklamenlerden ilham alan motifler masalsı bir atmosfer yaratıyor.
Jonathan Anderson’ın Dior’daki ilk haute couture defilesi tarlalardan esinle hayat buluyor. Christian Dior’un bahçeciliğe olan tutkusundan doğan o tanıdık çiçek evreni, bu kez beklenmedik bir ölçekte karşımıza çıkıyor. Siklamenlerden ilham alan sevimli motifler, kartopu büyüklüğünde heykelsi kulaklıklara dönüşerek, podyumda düşsel ve neredeyse masalsı bir atmosfer yaratıyor.
Geçtiğimiz yıl kreatif direktörlük görevini devralan Jonathan Anderson, Dior’un yerleşik kodlarını titiz bir saygı ve yaratıcı bir merakla yeniden ele alıyor. İlk couture koleksiyonunda, markanın 1947 tarihli ikonik New Look silueti, ipek jorjetten yapılmış; pilileri adeta çömlekçi çarkında şekillenen seramik gibi bedenin etrafında akarak dönen bir kokteyl elbisesine evriliyor. Kenya doğumlu Britanyalı seramik sanatçısı Dame Magdalene Odundo’nun organik formlarından ilham alan bu tasarım, Dior’un klasik kıvrımlarına canlı ve akışkan bir dinamizm kazandırıyor.
Monsieur Dior’un çiçeklere bilinen sevgisi bu kez, John Galliano’nun geçtiğimiz yıl atölyeye hediye ettiği bir buketten yola çıkılarak yorumlanıyor. Siklamenler, koleksiyonun hem sembolik hem de görsel merkezine yerleşiyor; devasa ve teatral kulaklıklar, bu jesti podyumun en güçlü imgelerinden birine dönüştürüyor.

Fotoğraf: Dior 2026 İlkbahar/Yaz Haute Couture, Vogue Runway
Dior miti, tarihsel olarak feminen siluetler ve zamansız çiçeksi referanslar üzerine kurulu. Anderson ise bu mirasın nostaljik bir tekrarına hapsolmak yerine, modaevinin dramatik ve yaratıcı potansiyelini bugünün estetik diliyle yeniden açıyor. Ortaya çıkan Dior alternatif bir ruh taşısa da bu yaklaşım, güçlü bir zanaat bilgisi ve keskin bir stil sezgisiyle dengeleniyor. Dior logolu cameo motifli loafer’lar, koleksiyonluk clutch çantalar ve Christian Dior etiketinin bilerek görünür bırakıldığı şekilde omuzlara ya da kollara atılan gece şalları, koleksiyonun çağdaş gardıropla kurduğu net bağı vurguluyor.
Defilenin ön sıraları da bu özel ânın duygusunu yansıtıyordu. Rihanna, Anya Taylor-Joy, Monica Barbaro, Eugene Levy, Mike Feist, Lauren Sánchez Bezos ve Jeff Bezos konuklar arasındaydı. Ancak gecenin en beklenmedik ve bakışları üzerine en fazla çeken ismi, John Galliano oldu. Anderson’a ilham veren isimlerden biriydi Galliano. Anderson, Dior’dan olaylı ayrılışının ardından ilk kez atölyeleri ziyaret etmesi için onu modaevine davet etti. Galliano, siyah kurdeleyle bağlanmış taze siklamenlerden oluşan bir buketle geldi ve Anderson o kadar duygulandı ki bu çiçeği defilenin ana motifine dönüştürdü. Bu Galliano’nun Dior tarihindeki devasa etkisini ortaya koydu.

Fotoğraf: Dior 2026 İlkbahar/Yaz Haute Couture, Vogue Runway
Defilenin gerçekleştiği Rodin Müzesi, bu yaratıcı diyaloğun doğal bir uzantısı olarak 28 Ocak’ta başlayacak bir haftalık sergiye ev sahipliği yapacak. Sergide Dior’un ilk defilelerinden kalan arşiv parçalarıyla birlikte, Anderson’a ilham veren Magdalene Odundo’nun seramikleri de yer alacak; moda ile sanat arasındaki bu geçirgen alan somutlaşacak.
Sonuç olarak Anderson’ın Dior’u, geçmişi yeniden anlatmak yerine onu çoğaltan, genişleten ve bugüne taşıyan bir couture evreni sunuyor. Büyük jestler, ince işçilik ve şaşmaz bir estetik sezgiyle kurulan bu dünya, Dior’un mirasına yeni kelimeler ekliyor.