Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Yoko Ono: Insound and Isturcture sergisiyle, sanatın ve düşünsel dünyanın olasılıklarını yeniden üreten bir sanatçının deneyim odaklı pratiğine tanıklık ediyoruz.
İnsanın tüm duyularını harekete geçirerek sanatsal ifadeyi zihinsel ve fiziksel bir tecrübeye dönüştüren yapıtlarıyla tanınan Yoko Ono, şüphesiz ki kavramsal sanatın en avangard isimlerinden biri. Avangard kavramı, Fransız sosyal reformcu Henri de Saint-Simon tarafından ilk kez dile getirildiği 1825 yılından beri, farklı bağlamlarda kullanılarak aşınmaya uğramış olsa da o asri ve öncü ilk kaynağını hâlâ koruyor. Zira sanatçıları halkın ilerici kuvveti olarak tanımlayan Saint-Simon, avangard mefhumunun sanatın toplumsal, politik ve ekonomik dönüşümün en hızlı ve doğrudan aracı olduğu anlamına geldiğini ifade ediyor, ki bu gerçek değişmedi, değişmiyor. Gündelik hayatın olağan akışında, özellikle de düşüncelerin ve davranışların algoritmalarca yönlendirildiği bu çağda, izleyicinin zihnine organik bir müdahale gerçekleştirecek olan yegane şey şüphesiz ki avangard sanat ve sanatçılar. Sanatçı Yoko Ono da bunu 1960'lardan bugüne, ürettiği fotoğraf, video, heykel, şiir, desen ve müzik gibi alanlardaki eserleriyle gerçekleştiriyor.
1933 Tokyo doğumlu sanatçının, uzun yıllara yayılan kariyerinde sanat tarihine iz bırakan üretimleri, şimdi Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde (SSM) Yoko Ono: Insound and Instructure başlıklı sergide bir arada. İspanya’nın León kentindeki MUSAC (Museo de Arte Contemporáneo de Castilla y León) işbirliğiyle hazırlanan ve Akbank’ın desteğiyle açılan bu kapsamlı sergi, izleyici katılımını bir nevi “zorunlu kılan”, yani izleyiciyi edilgen konumundan çıkararak sanat deneyiminin aktif bir parçası haline getiren eserleriyle, zaruri bir “zihinsel değişime” ortak ediyor. Yoko Ono: Insound and Instructure; Londra Tate Modern, Berlin Gropius Bau ve Chicago Museum of Contemporary Art’ta sanatseverlerle buluşan ve daha önce Vogue Türkiye sayfalarında takip ettiğiniz Music of the Mind ile birlikte, Yoko Ono’nun sanat pratiğini son yıllarda en kapsamlı biçimde ele alan iki önemli sergiden biri.
1950’lerin bitiminden 1960’lara geçiş sürecinde fluxus hareketi içinde ilk üretimlerini gerçekleştiren Ono, eğitimini hem Japonya hem de ABD’de felsefe, müzik ve şiir alanında alıyor. Ono’nun eğitim geçmişiyle bugün hâlâ devam eden sanat pratiği arasındaki kesişimlerin izlerini sürmek mümkün. Başka bir tarihsel kesişim ise, Ono’nun ilk gençlik döneminin savaş yıllarına denk gelişi. Tokyo’da varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Ono, savaşı bizzat gördüğü için hayat boyu savaş karşıtı bir sanatçı olarak konumlanıyor. Dolayısıyla üretimlerindeki şiirsellik ve müziğin kırılganlığı ile toplumsal travma ve şiddetin vuruculuğunun yarattığı ikircikliği ve tezadı, aslında, kimi zaman direkt, kimi zaman dolaylı olarak eserlerinde okuyabiliyoruz. 1953’te New York’a taşınan ve bundan sekiz sene sonra şehirde ilk sergisini açan Ono, kavramsal sanatın başat işlerinden biri olarak kabul edilen ve SSM sergisinde de yer alan Grapefruit kitabını 1964’te yayımlıyor. 1966’da Londra’daki sergisinde John Lennon ile tanışıyor ve 1969’da onunla evleniyor. John Lennon 1980 yılında öldürülene dek, birlikte albüm çalışmaları yapıyor, özgürlük ve barış eylemlerinde bulunuyorlar. Ono, günümüze değin müzik kariyerine devam ederken, küresel ölçekte prestijli sanat kurumlarına 1960’lardaki avangard tavrını gündeme getiren sergilerle konuk oluyor. Müzik kariyeri demişken, onun müzik anlayışında geleneksel enstrümanlara yer vermediğini buraya hızlıca not düşmek gerek. Sergi küratörü Connor Monahan onun müziğini çok doğru şekilde şöyle tanımlıyor: “Ono, yeni ses manzaraları yaratmak için bedene ve doğaya yönelir: Bir öksürük, kahkaha, kalp atışı, yaşlanan bir taşın sesi, nefes alan bir oda, dönen dünya, yağan kar ya da hareket eden yıldızlar.”

Yoko Ono’nun sanatının merkezine yerleşen başat unsur materyalden ziyade fikir olduğundan, üretimleri sanat izleyicisinin varlığıyla tamamlanan bir deneyime dönüşüyor. Bu süreç de soyut düşünme, kavramsallaştırma, açık okuma gibi edimlerle vücut buluyor. Sanatçının neredeyse 70 yıla yayılan yaratıcı kariyerinden, kronolojik şekilde sıralanmaksızın, bir diyalog içine yerleşen fikirler, eylemler ve formları içeren serginin başlığı Insound and Instructure ise 20 Temmuz 1964 yılında Kyoto Yamaichi Hall’da gerçekleştirdiği konser ve sergiden geliyor. İçses ve içyapı olarak tercüme edilen bu iki kavram, sanatçının sesi ve talimatı çalışmalarına nasıl dahil ettiğini yansıtıyor. 1964’teki bu konser ve serginin programında Insound için şöyle yazıyor: “İÇ: gerçekten içte-içeride-en içte-iç olmayan-deliliğe yakın… İçses: Bir müzikten çok bir pratiktir. İçses parçalarının çoğu kulaktan kulağa yayılır. Bu, içses parçalarından biridir: ‘Bir odada bir ay kal. Konuşma. Görme. Ayın sonunda fısılda.’ Bu konserde, kulaktan kulağa yayılan bir parça, bir striptiz parçası ve bir izleyici parçası birlikte icra edilecektir.” Sanatçı Instructure içinse “Talimattan doğan ama tam da doğmamış gibi… Tam olarak biçimlenmemiş, asla bütünüyle biçimlenememiş… Tavanı gökyüzü olan yarım kalmış bir kilise gibi” diyor. SSM Müze Müdürü Ahu Antmen, Ono’nun sıradanı özel kıldığını, ama sanatçının, sanatın özel bir şey olduğuna inanmadığını yazıyor sergi kataloğunda ve devam ediyor: “Ono, kalıcı ve tekil bir sanat nesnesinin maddeselliğini dayatmak yerine geçici olanı seçmesiyle; sanatsal egoyu sergilemek yerine zihinler arasında bağlar kurmaya çalışmasıyla öncü bir sanatçıydı. İşlerinin katılımcı yönü de bu tavrı açıkça ortaya koyuyor; şiir, felsefe, dilbilim, performans, tiyatro ve görsel sanatların iç içe geçtiği disiplinlerarası bir alana yöneliyor. Üstelik burada eser, sanatçı tarafından değil katılımcılar tarafından yaratılıyor.”
Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde (SSM) gerçekleşen Yoko Ono: Insound and Instructure başlıklı sergiyi 27 Aralık 2026 tarihine dek ziyaret edebilirsiniz.