23 Ocak 2015

Podyumda Devr-i Alem

YAZI: CAN REMZİ ERGEN

Moda bizi olduğumuzdan başka yerlere götürebilir mi? Üstümüze giydiğimiz siyah deri ceket, dar kesim süet püsküllü pantalon ve çiçek motifli ucu sivri kahve ayakkabılarla kendimizi Teksas’ın Arkansas’a bakan tarafında bulabilir miyiz? Yani kıyafetler zaman makinası görevi üstlenip bizi istediğimiz yerde istediğimiz gibi hissettirebilirler mi?

‘Seyahati kaynağın olarak seçmişsen her şeyi yapabilirsin, dünyada yaklaşık 200 ülke olduğunu varsayarsak bu 200 koleksiyon demek aynı zamanda. Buradan dünyanın istediğim her yerine giderim’ diyor Louis Vuitton Erkek koleksiyonlarının Kreatif Direktörü Kim Jones. Bugün 2015 Sonbahar Kış defilesinde Jones çantalarını yüklenmiş yine bir yerlere giderken - çantasız seyahat, seyahatsiz Louis Vuitton olmaz- bu seferki seyahatini desen ustası, sanatçı Christopher Nemeth’e adadı.

Kanarya adalarında tanışmış İngiliz bir baba, Danimarkalı bir annenin çocuğu ve Karayipler, Ekvador, Etiyopya, Kenya ve daha birçok ülke arasında geçen bir hayat Kim Jones’un tasarımlarının çok önemli bir yerine seyahat kavramını koyuyor. Seyyah Jones bu koleksiyonu için Nemeth’in arşivlerinden dört tane desen seçmiş ve onları Louis Vuitton atölyelerinin ustalığıyla işlemiş. Craftsmanship onun tasarımlarının ikinci adı. Bu sezon kaşmir ceketler, yün ve yine kaşmirin birleştiği denimler, duble paça pantalonlar, kalıplı bir silüet ve Nemeth’in desenleri Jones’un yarattığı  spor şık karakterinin parçası olmuş. Büyük düğme kullanımını da unutmamak gerek. Jones’un son zamanlarda adından bolca konuşturuyor olmasının nedeni sadece tasarımları değil, LV’ye getirdiği güçlü satış hacmi de büyük övgü topluyor.

Nemeth’in deseninde sanki halatlar var, seyahat eden, çiçek açmış halatlar, ve koleksiyonun içinde kaşmirlerin yanında yağmurluklar. Jones bu sefer yağmurlu, bol fırtınalı dalgalı bir yere gidiyor. Ne demişler; kaptanın iyisi dalgalı denizde olur.

Dries Van Noten defilesi için kendimizi Paris’in terk edilmiş bir tren garında bulduk. Sahnenin tam ortasına ışıklı bir saat yerleştirilmiş. Yolcu yolunda gerek. Geçen sezon ilhamını baleden alan Dries Van Noten bu sefer radikal bir değişimle kendini Doğu'da ve işlemeli kumaşlarda bulmuş. Kumaşları birbirine bağlamasıyla ünlü tasarımcı bu sefer de vazgeçmemiş tutkusundan. Bol ve dar kesimli pantalonları koleksiyonunda harmanlamış, egzotik ile Fransızı birleştirmiş. Orient express kalkmaya hazır!

Uzaya yolculuk: 3.1. Phillip Lim

Ecole de Medecine’i tavandan aşağıya sarkıtılmış kayalarla donatan Lim’in spora merakı yeni değil. Spor referansı onun tasarımlarını tanımlayan öğelerden biri. Oversize silüeti dağcılık kostümlerinin detaylarıyla birleştirmiş. Jüpiter baskılı sweatshirtlerle dağcı ceketleri birbirini tamamlıyor. Aslında astronot mu dağcı mı bazen kafa karışıklığı yaşanabiliyor. Phillip Lim uzaklara gitmek istemiş ama daha nereye gideceğine pek karar verememişe benziyor.

‘Gitmek istediğiniz yere, zaten orada olduğunuzu farkettiğinizde varmış olursunuz’ diyor Eckhart Tolle, sanırım kıyafetler de bizi ‘orada’ hissettirmek için çok güçlü araçlar.

 

ETİKETLER: LONDON MEN'S FASHİON WEEK