Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


2026 sezonunun en çok konuşulan tiyatro oyunlarını keşfedin. Klasiklerden çağdaş metinlere uzanan bu seçki, sahnede güçlü hikayeler ve unutulmaz performanslar sunuyor.
Tiyatro, kendini her sezon yeniden kuran bir alan. Ama bazı oyunlar var ki, sadece sahnelenmekle kalmıyor; izleyicinin zihninde uzun süre yankılanan bir deneyime dönüşüyor. Bu sezonun öne çıkan yapımlarına baktığınızda, ortak bir damar hemen hissediliyor: Hafıza, kimlik, kırılganlık ve insanın kendisiyle kurduğu ilişki.

Oscar Wilde’ın edebiyat tarihine damga vuran romanı Dorian Gray’in Portresi, Mehmet Birkiye’nin yönetmenliğinde, Kerem Kurdoğlu’nun uyarlamasıyla tiyatro sahnesine taşınıyor. Hikaye, gençliğini ve kusursuz güzelliğini koruma arzusuyla yaşayan Dorian Gray’in, kendi portresinin zamanla yaşlanıp çirkinleşmesine karşılık kendisinin değişmeden kalmasıyla başlayan karanlık yolculuğunu anlatıyor. Güzellik, haz, ahlak ve vicdan kavramlarını sorgulayan eser, insanın arzularının peşinden giderken kendisiyle nasıl çatışabileceğini gözler önüne seriyor. Salih Bademci, Engin Hepileri ve Yiğit Sertdemir’i aynı sahnede buluşturan yapım, koro kullanımı ve çağdaş sahne diliyle Wilde’ın klasik eserini günümüzün gençliği ve kusursuzluk takıntıları üzerinden yeniden yorumluyor.

Prima Facie ile uluslararası başarı kazanan oyun yazarı Suzie Miller’ın kaleme aldığı Inter Alia, kariyerinde başarılı bir ceza mahkemesi hakimi olan Jessica Parks’ın hayatına odaklanıyor. Mesleğinde adalet arayışını sürdüren Jessica annelik, arkadaşlık ve özel hayatı arasında denge kurmaya çalışırken sistemin çelişkileriyle de yüzleşiyor. Birce Akalay’ın Jessica Parks’a hayat verdiği ve Nicholai La Barrie’nin yönettiği oyun, kadınların farklı roller arasında kendilerine nasıl bir alan açtığını, adalet kavramını ve toplumsal beklentileri sorgulayan güçlü bir hikayeyi sahneye taşıyor.

Kanadalı yazar Jennifer Tremblay’in ödüllü metninden uyarlanan Liste, gündelik hayatın koşuşturmacası içinde sorumlulukları arasında sıkışan bir kadının, trajik bir ihmalin ardından kendi vicdanıyla yüzleşmesini konu alıyor. Hayatını yapılacaklar listeleriyle düzene sokmaya çalışan karakter, yaşananların ardından geçmişi, seçimleri ve gözden kaçırdığı ayrıntılarla hesaplaşırken küçük bir ihmalin bir hayatı nasıl geri dönülmez biçimde değiştirebileceğini sorguluyor. Annelik, görünmez sorumluluklar, mükemmeliyetçilik ve suçluluk duygusu üzerine düşündüren oyun, Kanadalı yazar Jennifer Tremblay’in gerçek bir olaydan yola çıkarak kaleme aldığı çarpıcı anlatıyı sahneye taşıyor. İnci Türkay’ın tek kişilik performansıyla hayat bulan Liste, sade sahne dili ve duygusal derinliğiyle izleyiciyi kendi önceliklerini ve vicdanıyla kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmeye davet ediyor. Geçtiğimiz sezon yoğun ilgi gören oyun, Ayşegül Hardern’in yönetmenliğinde yeni sezonda da tiyatroseverlerle buluşuyor.
İngiliz oyun yazarı Peter Shaffer’ın Lettice and Lovage adlı eserinden uyarlanan Bir Düşüşle Yükselirim, tarih anlatımına tutkuyla bağlı Lettice Duffet ile daha kuralcı bir bakış açısını temsil eden Lotte Schoen arasındaki karşılaşmayı merkezine alıyor. Tarihî mekanları ziyaretçilere anlatırken geçmişi hayal gücüyle yeniden yorumlayan Lettice’in yaklaşımı, muhafazakar bir bakış açısına sahip olan Lotte ile çatışmasına neden oluyor. Zamanla bu zıtlık, iki kadının dünyalarını değiştiren sıra dışı bir dostluğa dönüşüyor. Hira Tekindor’un yönettiği, Zerrin Tekindor ve Ülkü Duru’yu bir araya getiren oyun; mizahı, karakterler arasındaki gerilimi ve kalıplara sığmayan kadın portrelerini buluşturuyor.

Türk tiyatrosunun öncü isimlerinden Afife Jale’nin yaşamından ilham alan Afife, bir kadının sahnede var olabilmek için verdiği mücadeleyi dönemin toplumsal koşullarıyla birlikte ele alıyor. İşgal altındaki İstanbul’da, kadınların tiyatro sahnesinde yer almasının önündeki engellerle mücadele eden Afife’nin hikayesi, hayalî bir tiyatro kumpanyasının sahne arkası üzerinden anlatılıyor. Demet Evgar’ın başrolünde yer aldığı yapım, yalnızca bir sanatçının yaşam öyküsünü değil, inandığı yoldan vazgeçmeyen bir kadının cesaretini ve kendisinden sonra gelenlere açtığı yolu da görünür kılıyor.

Onur Ünlü’nün kült filminden sahneye uyarlanan Güneşin Oğlu, hayatı boyunca bir mucize bekleyen Fikri Şemsigil’in dileğinin gerçekleşmesiyle başlayan absürd ve fantastik olayları konu alıyor. Ancak Fikri Bey’in beklediği mucize; ruhunun, çevresindeki insanların bedenlerine girip çıkmaya başlamasıyla bambaşka bir hql alıyor. Kendi kimliğini ve yaşadıklarının ardındaki gerçeği anlamaya çalışan karakterin hikayesi, giderek kontrolden çıkan olaylarla iç içe geçiyor. Onur Ünlü ile Nagihan Gürkan’ın birlikte yönettiği ve İbrahim Selim, Deniz Celiloğlu ve İlayda Alişan’ın da aralarında bulunduğu bir oyuncu kadrosunu buluşturan oyun; kara mizahı, sürprizleri ve kendine özgü sahne diliyle gerçeklik algısını ters yüz ediyor.

Shakespeare in Love ve The Handmaid’s Tale gibi yapımlarla tanınan Joseph Fiennes, Riverman ile tek kişilik bir performansta sahneye çıkıyor. National Theatre’ın eski sanat yönetmeni Rufus Norris’in yazıp yönettiği oyun, Londra’nın Thames Nehri’nde bulunan “Frozen Charlotte” adlı porselen bir köpek figüründen hareketle bir baba-kız hikayesi anlatıyor. Nehir, hafıza ve kişisel geçmiş etrafında şekillenen anlatı, küçük bir nesnenin taşıyabileceği duygusal anlamlar üzerinden aile bağlarını ve insanın geçmişiyle kurduğu ilişkiyi keşfediyor. Fiennes’ın tek başına sahneyi taşıdığı yapım, uluslararası tiyatro repertuvarının merak uyandıran buluşmalarından biri.

Arthur Miller’ın bu başyapıtı, modern tiyatronun en sarsıcı metinlerinden biri olarak kabul ediliyor. Kapitalizmin vadettiği ‘başarı’ mitinin birey üzerindeki baskısını, bir babanın kırılganlığı ve bir ailenin çözülüşü üzerinden anlatan bu güçlü hikaye, Willy Loman karakteriyle izleyiciyi rahatsız edici ama tanıdık bir yüzleşmeye davet ediyor. Yönetmen Rufus Norris’in yorumuyla sahneye taşınan oyunda, Es Devlin’in etkileyici sahne tasarımı ve Katrina Lindsay imzalı kostümler atmosferi derinleştiriyor. Halit Ergenç’in uzun bir aradan sonra sahneye dönüşüne Zerrin Tekindor, Fatih Artman ve Beyti Engin eşlik ediyor.