16 Nisan 2015

Milano Tasarım Haftası 2. Gün

YAZI: DİLEK ÖZTÜRK

Şehir içinde binlerce noktada, avlulara açılan süprizli mekânlar, 5 metrekareyi bulmayan köşelerde bile- tasarım haftasının izlerini görmek mümkün. Kentte bir gelenek haline gelen bu hafta, bu sene 25 dereceyi bulan güneşli havada daha da çekici hale geldi.
 
 
 
 
Brera’dan başlayıp Palazzo Litta’ya doğru yol alıyoruz… Brera, yaratıcı kollektiflerin ve marka işbirliklerinin görülebileceği büyük bir sergi alanı olarak her zaman Milano Tasarım Haftası’nda ayrışmıştır. Özellikle yaratıcılık ve inovasyonu teşvik eden global bir insiyatif olan Be Open ekibinin küratörlüğünde gerçekleşen, tarihi Brera Akademi binasının arkasında kalan botanik bahçesindeki “Energy for Creativity”, bu senenin görülmeye değer sergilerinden.
 
 
 
 
Bu interdisipliner sergi projesinin teması “parfüm ve koku”. Mayıs ayında gerçekleşecek olan Milan Expo 2015 öncesinde bir öngösterim hazırlanmış. Sergi, Tord Boontje, Fernando and Humberto Campana, Dimore Studio, Front, Jaime Hayon, Lissoni Associati, Jean-Marie Massaud ve Nendo’nun bu temayı nasıl kendilerine göre yorumladıları ile ilgili bir seçkin bir çizgi sunuyor. Botanik bahçesinin içinde konuşlanan ve kokunun tarihini kronoljik ve tematik bir konsept ile sunan “The Journey of Scent” sergisi, tarih boyunca kokunun algılanış biçimleri ile ilgili bir deneyim sunuyor. Tanrıları memnun etmek, kötülüklerden korunmak, iyileşmek ya da sadece zevk almak/zevk vermek için, koku, aslında bir amaca hizmet eden ve aklımızın yarattığı bir algıdan başka bir şey değil. Çağlar boyunca değişen toplum yapıları, ekonomik ve kültürel kırılma noktaları ile kokunun da şekli, biçimi değişmiş ve farklı kimlikler kazanmış. Elbette, sonuçta kişisel keşfin bir subjesi olmaktan da kaçamamış.
 
 
 
 
Brera Akademi’sinden çıkıp Via Brera, Via Solferino ve Via Pontaccio boyunca devam ettiğinizde ise köklü firmaların yeni işbirliklerini görebileceğiniz mağazalar ile karşılaşıyorsunuz. Mimarları yeni koleksiyonlarına dahil etmeye devam eden Foscarini, Ludowica ve Roberto Palomba’nın Kartell by Laufenn için tasarladığı yeni banyo koleksiyonu ve Moroso gibi markaları bu rota boyunca görebilirsiniz.
 
 
 
 
Tanıdık, bildik isimler ve markalar görmektense yeni şeyler keşfetmek istiyorsanız, Çin kökenli From Yuhang ekibinin, Hangzhou’daki zanaatkârlar ile çalışarak ürettikleri masa üstü objeler ve mobilyaları görebilirsiniz. DAMN°magazine ve MOSCA Partners işbirliği ile gerçekleşen, Corso Magenta üzerindeki Palazzo Litta, bu sene. 'A Matter of Perception: products & materials' başlığı altında malzemenin fikir ya da objeye nasıl hayat verdiği ve gündelik hayat üçerisinde “şeylere” malzeme ile nasıl farklı bakabileceğimizi gösteren bir sergi serisi sunuyor. Litta’daki Brazilian sergisi özellikle yerel malzeme ve üretim süreçlerinin günümüzde nasıl yorumlandığına dair Milano’da görülmesi gereken bir sergi. Genç ve gelecek vaat eden Brezilyalı tasarımcılar kendi coğrafya ve kültürlerinden gelen malzeme ve tekniklerle geliştirdikleri tasarımları, günlük hayatta kullanabileceğimiz oturma, aydınlatma ve kaplama ünitelerine dönüştürmüş.
 
 
 
 
Palazzo Litta’dan çıktıktan sonra Tom Dixon’un sinema konseptli söyleşisini dinlemek ve lansmanına katılmak için yola çıkıyoruz. Tom Dixon’un tasarım haftası boyunca işgal ettiği alan, Designjunction Edit sergileriyle de kaynaşıyor. Bir taşla iki kuş yani. Dixon, artık tasarım endüstrisinin eğlence endüstrisi olmaya doğru kaydığı ama bir o kadar da, tasarımcı-son kullanıcı arasındaki sınırların eridiğine değiniyor. Dünya’da kraftı seri üretimle sunan ve her yeni koleksiyonu bir öncekinin devamıolarak nitelendirebileceğimiz Dixon, bu sene kırtasiye serisi Cube ile bu algıyı biraz yıkmak istemiş. Dixon’dan sonra Designjunction’daki yeni ve deneysel işler biraz kafanızı dağıtabilir. Özellikle renkli karbon fiberi ilk kez sandalye tasarımında kullanan Michael Sodeau’nun çalışmaları gibi. 
 
 
 

 

ETİKETLER: MİLANO TASARIM HAFTASI , TOM DİXON , TASARIM