11 Mayıs 2015

Memnun Oldum Marni

YAZI: CAN REMZİ ERGEN

Marni, sanatın sahip olduğu dinamiklerden bir çoğunu kendi özüne koyuyor; sınırı olmayan bir dışavurum, bireysellik ve içgüdü. Dolayısıyla da markanın moda endüstrisinde görünürlüğü bu yönde şekilleniyor; sadece verdiği tasarımlar değil, gerçekleştirdiği etkinlikler, kullandığı görseller ve markanın dış dünyayla iletişime girdiği her şey.  

 

 

Markalar sanatçılarla işbirliği yaparken marka kültürlerine uygun isimlerle çalışırlar, o ismin marka değer ve kültürüne uygun olup olmayacağı kurum için büyük önem taşır çünkü söz konusu olan markanın imajıdır.  Ya da gerçekleştirmek istenen bir proje varsa o projenin mesajını en anlaşılır şekilde verebilecek sanatçılarla işbirliğine gitmek marka için önemlidir. Konu Marni olunca işbirliklerinde durum doğal, renkli ve fütursuz bir hal alıyor.

 

 

Hatırlarsanız Marni son zamanlarda çiçek açmış, Blossom ve Flower Market’leriyle markayı sevenlerine koklatmıştı. Marni Prisma adıyla hayata geçen bir dizi etkinlikten en yenisi bugün Venedik Bienali kapsamında sanatseverlerle buluşuyor.  Brezilyalı otodidakt sanatçı Veio San Gregorio Abbey’de tahtlara can veriyor. ‘Doğada bulunan tahta parçaları benim gözümde bir yaşantısı olan canlılar’ diyor Veio. Ve o tahtaları geçirdiği süreçle bu durumu bütün insanlara görünür kılıyor.  O tahtalara can verirken Marni kreatif Direktörü Consuelo’nun doğaya olan saygısı ve de sevgisi bundan mahrum kalamazdı. Ve işte o tahtadan canlılar 20. Yaş kutlamaları etkinliklerinden biri haline geliyor. Consuelo Castiglioni :Bu bizim sesimiz, yıldönümümüzün kutlamaları Marni’yi anlatsın istedik’diyor. Fütursuz, duygusal, formla alakalı olan, tribal renklerden oluşan, doğadan gelen 100 ahşap heykel, siz de Marni’nin sesini fazlasıyla duymuyor musunuz? 

 

 

56. Venedik Bienali'nin teması olan 'Dünyanın Tüm Gelecekleri', 'Marni Olmak' isimli sergiye ev sahipliği yapıyor. Sergideki heykeller ise Marni'nin suretleri

 

Marni’yi sevenler billirler fütursuzluk onun kişiliğinde var. Beklenmedik, duygusal form onun için esas. Sanatçının işleri Marni’yi fazlasıyla anlatıyor. ‘Marni olmak’ simli sergi modaevinin dönüşüm, prizmatik ilkelerini esas alıyor. Stefano Robelli Pansera küratörlüğünde gerçekleşen sergide sanatçı iç alanların parkelerinde su hissini yaratacak bir materyel kullanarak iç mekan ile Venedik kanallarını birleştiriyor. Ne de olsa Marni derin sularda yüzmeyi seven bir kişi. David Lynch’in dediği gibi yaratıcı fikirler derin sularda olur, büyük fikri yakalamak için büyük sulara girmeniz gerekir, büyük balıklar derin sularda yüzer.

 

 

Tanıştığıma memnun oldum Marni!

 

ETİKETLER: VENEDİK BİENALİ , MARNİ , SANAT