06 Ocak 2015

Engellemenin Karşı Konulamaz Cazibesi

YAZI: BUĞU MELİS ÇAĞLAYAN

 
Teknolojinin karanlık tarafını gözler önüne seren İngiliz dizi Black Mirror'u bilen bilir, bilmeyenlerin ise çok şey kaçırdığını belirtmek gerek. Özellikle İngiliz kraliyet ailesi ve başbakınını merkezine alan ilk bölümüyle 2011'de sansasyon yaratan Black Mirror'ın birkaç hafta önce yayınladığı Noel bölümü, yepyeni bir tartışma başlattı bile. Mad Men'in yıldızı Jon Hamm ve Rafe Spall'ın başrolde olduğu White Christmas bölümünün kurgusal dünyasında, insanları gerçek hayatta bloklamak mümkün.
 
Günümüz teknoloji bağımlılığının bir adım öteye taşındığı Black Mirror öyküsünde tüm insanlar Z-Eye isimli kendi işletim sistemiyle çalışan, internete bağlı bir retina aparatı kullanıyor. Dışarıdan son derece doğan görünen bu aparatın sayısız özelliğinden biri, kişileri engelleme olanağı sunuyor olması. Bir insan engellendiği andan itibaren, ne onu engelleyen kişinin tuhaf bir silüetinden fazlasını görebiliyor, ne de onun bir cızırtıyı andıran sesinden fazlasını duyabiliyor. Eski fotoğraflara bakmak mı dediniz? Muhteşem retina aparatı bunu da düşünmüş, zira fotoğraflarda görünen tek şey, yine o rahatsız edici silüet. Yine de, engellenen kişiler engelleyenlerle hala fiziksel temas kurabiliyor, yani bu görmek ve duymakla sınırlı bir eylem.
 


Aslında 90 dakikalık bölümde birbirinin içine geçmiş üç farklı hikaye anlatılıyor ve bir tanesi hariç, bu engelleme mevzusu sadece bir teferruat. Ancak sosyal medyanın hayatımızın her noktasına sızdığı şu günlerde böylesine bir fikrin ete kemiğe bürünmüş haliyle karşılaşmak, insanı haddinden fazla düşündürüyor. Yazının başında da belirttiğim gibi bazılarına kelimenin tam anlamıyla bir rüya gibi gözüken engelleme opsiyonu, aslında hayatın özünden bir kopuşu da simgeliyor. Öyle ki, engelleme kaldırılmadığı taktirde yaşanan şey, aslında ölümden bile daha tuhaf! Rafe Spall'ın canlandırdığı karakterin bir bilmece gibi senelerce süren gizemi, engellenme sürecinin gerçek hayatta ne kadar zorlayıcı bir noktaya geleceğinin kanıtı gibi. Black Mirror'ın belki fazla karamsar bölümünü izledikten sonra ilk olarak heyecanlansam da, sanırım bazı şeylerin yalnızca sanal düzlemde kalması, hepimiz için en doğrusu. Bana katılmayanlar ve hala kanlı canlı bir bloklama tuşunun hayalini kuranlar için, Black Mirror mutlaka izlenmeli.

ETİKETLER: BLACK MİRROR , TEKNOLOJİ , ENGELLE