05 Mart 2015

Deli Olmak İşten Mi?

YAZI: CAN REMZİ ERGEN

Moda sosyoloğu Frederic Godart konuya açıklık getiriyor: ‘Moda endüstirisinde çalışan insanlardan beklenen çok açık bir şey vardır: daimi bir şekilde kendilerini kanıtlamaları ve geliştirmeleri. Bunu yaparken kalıcı olabilmek için, süregelecek birer karakter de yaratmalıdırlar. Anna Wintour veya Karl Lagerfeld’in başarı hikayeleri bu dinamiklerle fazlasıyla alakalıdır. Kendini kanıtlama baskısı diğer endüstrilerden çok daha fazladır modada. İşte bu anlamda delilik ve çılgınlıktan bahsedebiliriz. Moda her zaman daha fazlasını ister. Hiç durmadan’.

Anna Wintour ve Karl Lagefeld’in moda endüstrisinde şu an sahip oldukları karakterleri yaratmak için herhangi bir strateji izleyip izlemedikleri tartışılır ama su götürmeyen bir gerçek var. Bugün Anna Wintour olmasaydı moda endüstrisi daha farklı olurdu. Donald Robertson ekliyor: ‘Wintour’un dünya moda endüstrisinde etkisi yadsınılamayacak kadar büyük’.

 

Yılbaşı gecesinden kalan cevizleri boyamasıyla, kendilerini  dünya moda sahnesinin demirbaşları olarak açığa vuran çetin cevizler  @donalddrawbertson’un kitabının ana fikri. Robertson’un modanın delileri diye ceviz üzerine boyadığı kişiler ise aslında onun en çok sevdikleri. ‘Bütün moda insanları deli değil, deli olanlar benim en sevdiklerim’ diyor kahkahalara boğularak. Robertson'un işinde konu deliliğe övgü ancak belirtmekte fayda var onun için delilik çok pozitif bir kişilik biçimi. O deli diyerek endüstrinin en yaratıcı isimlerinin parmakla gösteriyor. Diana Vreeland'in meşhur sözü onun düsturu: ' Hayatta tek bir şey vardır o da ihamın sürekli yenilenmesidir'. İşte  ilhamı sürekli yenileyen, bugünün moda endüstrisini şekillendiren besin değeri yüksek cevizler Donald Robertson'ın sanatının ana kahramanları. Soru: Modada çalışanlar mı çılgın oluyor yoksa çılgın olanlar mı modada çalışıyor? 

‘İnsanlar, moda insanlarına hep bir farklı baktı, değişik, elitist, yaklaşılmaz, ama unutulan bir şey var, moda bir delilik! Aklınıza ister çıplak bedeni ve üzerinde vücut boyalarıyla gezen Edie Campbell’ı getirin isterseniz moda haftasında defilelerin en ön sırasında kırmızı kürkü ve nev-i şahsına münhasır gözlükleri ile Iris Apfel’i hayal edin. Moda her zaman çılgıncaydı ve hala da öyle’ Drue Robertson 

 

 

Donald, seni tanıyabilir miyiz?

Ben @donalddrawbertson, 53 yaşında bir baba/sanatçı/kreatif director. Şu an New York’da yaşayan ama yakında Kaliforniya’ya taşınacak olan bir adam.

 

Modayla olan ilişkini nasıl tanımlarsın?

Beni çok özel bir moda partisine gizlice sızmış biri olarak düşün, henüz dışarı atılmadım!

 

İlüstrasyonların ile sanat yapıyorsun. Peki bir sanatçı kimliğiyle kendini moda dünyasında nasıl görüyorsun?

Bol sanatlı bir yaşam sürüyorum. Hem kurumsal hem de tamamen sanatsal iki tarafım var. Ve aslına bakarsan iki taraf birbiriyle fena çalışmıyor. Bunun en iyi örneği New York Bergdorf Goodman mağazası olabilir. Orayı sanat bombardımanına tutuyorum. Tabii bu durumun nedenlerine bakarken Estee Lauder ana merkezinin sokağın hemen karşısında oluşunu unutmamak lazım.

 

Modanın kendisi bir sanat biçimi olabilir mi?

Moda da sanat da bir şeyler yapmakla alakalı. Önce ne yapmak istediğini düşünüyorsun sonra da onları hayata geçiriyorsun. Ve ardından onları pazarlıyorsun. Bana göre gerçekten çok benzer süreçler.

 

Moda insanları deliler mi?

'Hepsi değil, sadece benim en sevdiklerim'

 

Moda dünyasında en sevdiğin karakter kimdir?

Moda dünyasını eksi Anna Wintour olarak bir düşünmeni istiyorum. O moda dünyasının en alfa’sı. Bütün harikulede ve çılgınca şeylerin gardiyanı. 

 

Favori tasarımcın?

Çita desenini bulan benim favorimdir! Ya da saç renklerinin basit ve salakça olmaması gerekliliğini söyleyen kişi. Kim bütün bu sorunları karşımıza çıkardı?

 

Peki cevizleri kullanmanda belirli bir sebep var mı?

Christmas gecesinden kalan ceviz dolusu koca bir kase vardı evde. Cevizler kolayca çöpe atabileceğin şeyler değil!

 

ETİKETLER: ANNA WİNTOUR , DONALD ROBERTSON