30 Ağustos 2020

Buzları Çözmek

YAZI: ESRA BEBEK

20-08/30/11111-1598768771.jpgFotoğraf: Tuğberk Acar, Moda editörü: Ece Öğütoğulları

Carl G. Jung’a göre; duygularımız, bizi bilincin üst katmanlarına taşıyan öyle önemli rehberlerdir ki: “Duygu olmadan karanlığı aydınlığa, uyuşukluğu harekete dönüştürmek mümkün olmaz” der analitik psikolojinin büyükbabası.

Günümüz terapi anlayışı da; duyguların kişisel dönüşüm üzerindeki etkisine yoğunlaşarak, ruhumuza bu yolculukta ışık tutar. Bilinçaltına nüfuz etmiş duyguları yeniden hissedebilmek için bedensel hareket; sahip olduğumuz en değerli yetkinliklerden biridir. Beden özgürleştikçe, duyguları fark etmek ve sansürsüzce ortaya koymak mümkün olur.

Maalesef dünya üzerinde birçok kültürde duygusal tepkileri ortaya koymaktansa; hisleri yok saymak onaylanan bir toplumsal davranış haline gelmiş durumda.

20-08/30/_acr2665-copy.jpgFotoğraf: Tuğberk Acar, Moda editörü: Ece Öğütoğulları

Üst bilince ulaşma, kendi özünü yakından tanıma arzusunda olan günümüz insanının; bu düşüncenin tam aksine coşku dolu, yaratıcı, canlı ve haza açık bir yaşam sürebilmesi için duygularına, hislerine kulak vermesi gerektiğini iyi bilen bizlerin içindeki en büyük güç ise; sakral diğer bir deyişle ikinci çakra merkezi.

Turuncu renkle temsil edilen ikinci çakra; sağlıklı çalıştığında, bizi hissizleşmenin aksine daha hassas olmaya davet ederken; ihtiyaçlarımızı dinlemeyi hatırlatır ve böylece yüksek bilince doğru giden o çok basamaklı yola ışık tutar.

“Hissetme” hakkımıza sahip çıkacağımız bu yolculukta; aydınlık yönlerimize kucak açarken, gölgelerimizi de kabul ederek bütünlüğümüze yöneliriz.

20-08/30/_acr3612-copy.jpgFotoğraf: Tuğberk Acar, Moda editörü: Ece Öğütoğulları

Hepimiz şunu iyi biliriz ki; kendimizi sıkışık hissettiğimiz zamanlarda yaşam gücümüz kısıtlanırken; akışla bir olup uyumlanmayı seçtiğimizde hayat enerjimiz aktive olur ve kendimizi canlı hissederiz. Akışla uyumlu, coşku dolu bir hayat yaşamanın yollarından biri belki de haza açık olmaktır. Ne dersiniz?

Asıl konunun; zihinlerimizde yer alan kısıtlı haz tanımının ötesinde, bize yaşamla keyifli bir buluşma anı sunan deneyimler buketi olduğunu sezdiğinizi düşünüyorum.

Bugün batıda da rüştünü ispatlamış çakra sistemi uzmanları; yaşam enerjimize sahip çıkmanın ve hayatımızda haza yer açmanın yolunun; bedeni harekete davet ederek ikinci çakrayı aktive etmekten geçtiğini söylüyorlar.

İstikrar ve değişimin dansını andıran bu enerji merkezini aktive etmek için önerilerden bazıları şöyle;

Hayat akışında ilerlerken; gün batımının renklerini, sabah kahvenizin kokusunu, rüzgarın teninize dokunuşunu ve yaz bitmeden favori dondurmanızdan aldığınız ilk ısırığın tadını tüm duyularınızla hissedin.

Belki de zaman; Fritz Perls’ün de söylediği gibi “Aklınızı yitirip, hislerinize ulaşma zamanıdır.”

ETİKETLER: WELL-BEİNG , İYİYAŞAM , VOGUETAVSİYE , ÇAKRA