Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Tam zamanlı gerçek bir işe sahip olmak influencer'lık mertebesinin geleceği olabilir mi? Kurumsal hayat hiç bu kadar sükse yapmamıştı.
Müthiş iyimser ve keşiflerle dolu 2010’arı hatırlamamızın tek nedeni içgüdüsel nostalji düşkünlüğümüz değil; bugünkü hayatımızı şekillendiren pek çok alışkanlığımızın temellerinin atıldığı bir dönem olması. Akıllı telefonların yaygınlaşması ve sosyal medya platformlarının birbiri ardına kullanıma açılmasıyla yepyeni görme ve görülme mecralarına kavuştuğumuz, dijital medya ile her an her yerde habere ve içeriğe ulaştığımız hatta içeriğin kendisi ve en nihayetinde üreticisi olmanın getirdiği hazzı ilk defa tattığımız yıllar...
2019 yılında Oxford English Dictionary’ye eklenen yeni bir sözcükse hayatımızı idame ettirmek için gerekli parayı kazanmamızı sağlayan sıkıcı mesleklerimize bakış açımızı çekici tınısıyla tamamen değiştirdi: Influencer’lık. Mekan tasarımlarıyla daima soğuk bir his uyandıran plazalarda günlerimizi 9’dan 5’e Excel tablosu doldurarak geçirirken, rengarenk bir alternatif olarak “yaratıcı içerik üreticiliği” yaşamımızın orta yerine giriş yaptı. Niş zevklerimizi, seçkin gustomuzu, benzersiz yaratıcılığımızı insanlarla paylaşabileceğimiz ve aynı zamanda para kazanabileceğimiz yepyeni bir vaha!
Markalara sosyal medya yönetimi alanında hizmet veren Later adlı platform, Influencer’ı “geniş ve etkileşimli sosyal medya takipçi kitlesine sahip ve takipçilerinin görüşlerini, davranışlarını ve satın alma kararlarını etkileyebilen kişi” sözleriyle tanımlıyor. Başka bir deyişle Instagram, YouTube, TikTok gibi sosyal medya platformlarında fotoğraf, video, blog yazısı, podcast ve diğer medya türlerinde içerik üreten Influencer; genellikle güzellik, moda, fitness, seyahat veya yemek gibi belirli bir niş veya sektör üzerine uzmanlaşan ve sadık bir takipçi kitlesi yaratma gayesiyle istikrarlı bir şekilde paylaşımlarda bulunan kişi. Sadık takipçi kitlesinin niceliği ve niteliği ile Influencer’ın söz konusu kitleyle etkileşim gücü ise markalar için onları çekici kılan, bugün pazarlama alanına “influencer marketing” dalını hediye eden etken oldu. “Influencer’lar, markalarla işbirliği yaparak takipçilerine ürün veya hizmet tanıtır; işbirlikleri sponsorlu gönderiler veya ortak projeler yoluyla gerçekleşir. Bu ortaklıklar hem Influencer hem de marka için oldukça kazançlı olabilir; marka bilinirliğini artırabilir, satışları yükseltebilir ve marka sadakati oluşturabilir,” diye devam ediyor Later’ın ilgili blog yazısı.
Büyük bir hevesle kurumsal işlerinden istifa edip tam zamanlı Influencer olmaya karar verenler, daha okul sıralarındayken içerik üreticiliğini bir kariyer yolu olarak hayal edenler... Herhalde 2020’lerin başı da Influencer balonunun patladığı yıllar olarak geçecek literatüre. Mavi ekranlarımızdan mutluluk saçan karelerin arka planda kekremsi bir tada sahip olduğunun, Influencer’ın en önemli kalkanı olması gereken özgünlük, şeffaflık ve güvenilirliğin yapaylığa ve niteliksiz içeriğe terk edildiğinin bir süredir farkındayız.

Fotoğraf: IG @katfromfinance
“Kısa yoldan büyük paralar kazanma” yolu olarak görülen Influencer’lık bu nedenle bir süredir dönüşüm geçiriyor. Pandemiden sonra zorunlu ofise dönüşlerin etkisiyle başlayan Corporate Core ve Office Siren mikro trendleri ile başlayan dönüşüm, kurumsal hayatların hevesle anlatıldığı “Ofiste Bir Günüm” video içerikleriyle devam etti. Gerçekten bir işi olan, tıpkı bizim gibi sıkıcı Excel tabloları arasında boğulan, sabah 9 akşam 5 çalışan, en önemli aksesuarı şirkete giriş kartı olan kişiler, gösterişten ve yapaylıktan uzak içerikleriyle muazzam bir etkileme gücüne ve evet, bize tıpkı bizim gibi olduklarını hissettirerek aslında ne kadar da büyük bir etkiye sahip olabileceklerini gösteriyorlar.
Tıpkı Katrina O’Shea gibi. Londra’da finans alanında çalışan ve haftada 5 gün gittiği ofisinin kusursuz tuvaletinin aynasından çektiği fotoğraflarıyla ofis stilini 52 bin takipçisi ile paylaşan Katrina, namı diğer Kat from finance, tüm bu akımın fitilini ateşleyen isim diyebiliriz. Vogue Fransa’ya verdiği röportajda “Kurumsal giyimin tanıdık kodlarını - çizgiler, kusursuz beyaz gömlekler, klasik trençkotlar - alıp bunları nasıl farklılaştırabileceğime bakmayı seviyorum” diyen Kat, en son Tommy Hilfiger’ın sosyal medya kampanyasında kendine özgü pozlarını verirken görüldü. Ve hayır, bir gün işinden istifa edip moda sektörüne geçme hayalleri kurmuyor, çünkü onun sözleriyle zaten “iki dünyanın da en iyisine sahip.”

Avukat Lisa Ing Marinelli, Jacquemus 2026 İlkbahar/Yaz defilesi öncesinde. Fotoğraf: Getty Images
Öte yandan moda dünyası Haziran 2025’te 2026 İlkbahar/Yaz Paris Erkek Moda Haftası sırasında da kurumsal hayat ve modanın kesiştiği bir âna şaşkınlıkla şahitlik etti. Jacquemus defilesinin ön sıra konukları arasında tereyağı sarısı rengindeki elbisesi ile bir avukat, tüm zarafetiyle dikkatleri üzerinde topladı. Londra’da yaşayan ve kurumsal avukatlık yapan Lisa Ing, kesinlikle moda dünyasından biri olmasa da ona Jacquemus defilesinin ön sırasında yer ayıran özelliği tam da buydu: “Gerçek” bir işi olması.
Profesyonel hayata ve niş hobilere sahip insanlar markalar için hiç bu kadar cool olmamıştı. Kat ve Lisa dışındaki örneklere baktığımızda Bemi Orojuogun, yani TikTok kullanıcı adıyla Bus Aunty ile Burberry işbirliği dikkat çekiyor. Londra’nın ikonik kırmızı çift katlı otobüslerine meftun bu Nijeryalı hemşire, kurgusu son derece basit video içerikleriyle kentine ve kent kültürüne bağlılığını paylaşırken tam da bu bağlılıkla topluluk inşa etmenin önemine inanan İngiliz markanın dikkatini çekti ve yüksek moda markalarında görmeye alışkın olmadığımız bir işbirliğine imza attı. Yumuşacık Burberry şalını sarınmış Bus Aunty, mükemmellik kaygısından uzak ve samimi tavırlarıyla belki de o Burberry şalın milyon takipçili bir celebrity influencer üzerinde veremeyeceği etkiyi yaratabiliyor takipçiler üzerinde.
Sosyal medyada gerçeklik arayışımız ve paylaşma ihtiyacımız belki de hiçbir zaman sona ermeyecek. Influencer’lık ise kuşkusuz buna göre daima evrilecek. Gerçek bir işe sahip olan bu Influencer’lar sayesinde yaratıcı içerik üreticiliğinin herhangi bir beceri gerektirmeyen ve sorumsuzca tüketime özendiren bir alan olmadığı fark ediliyor. Markalarsa özgünlük kaygısıyla çok katmanlı kimliklerini yansıtan bu içerik üreticilerine kesinlikle daha fazla ilgi duyuyor.


