Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


İstanbul’dan Bodrum’a uzanan yeni restoranlar, değişen menüler ve yenilenen adreslerle sonbaharın gastronomi rotası şekilleniyor.
Eylül ayı, eve dönüşün, bir mevsimin ve yeni başlangıçların ayı. Yazın ardından şehir yeniden kendi ritmine kavuşurken, sofralar da yeni adresler ve farklı hikayelerle canlanıyor. Pera’da başlayan yolculuğunu Karaköy’de sürdüren Simone İstanbul, Galata Rum Okulu’nun terasında şehre geri dönüyor. Tarihi Yarımada, Galata Kulesi ve İstanbul Boğazı’na uzanan manzarasıyla restoran, bar ve teras deneyimini aynı çatı altında buluşturuyor. Kurucu ve Executive Chef Sinan Kızıklı ile Head Chef Kerem Uztürk’ün hazırladığı menü, Ege’nin iki yakasında şekillenen ortak sofra kültüründen besleniyor. Günlük deniz ürünleri, dinlendirilmiş etler, sebze ağırlıklı tabaklar, açık ateş ve taş fırından çıkan yemekler, paylaşım fikri etrafında bir araya geliyor. Geleneksel tarifleri doğrudan tekrarlamak yerine tanıdık tatları sade ve çağdaş bir dille yorumlayan mutfak, günbatımı aperitiflerinden uzun akşam yemeklerine uzanan bir ritim sunuyor.

Bomonti’nin yeni mekanlarından ANTA Restaurant, Şef Muhsin Ertürk’ün modern Anadolu mutfağı yorumunu İstanbul’un yeni gastronomi durakları arasına taşıyor. Anadolu’nun zengin mutfak hafızasından beslenen restoran, mevsimselliği, ürüne duyulan saygıyı ve sadeliği odağına alıyor; geleneksel tatları çağdaş tekniklerle yeniden yorumluyor. Açık mutfak düzeniyle üretim sürecini görünür kılan ANTA’nın menüsünde midye tempura, erişte ve kalamar, levrek marin ve tatlı patates ile rokfor soslu pane kuymak gibi tabaklar öne çıkıyor. Ciğer tantuni ve vanilyalı dondurma ile patlıcanlı kazandibi ve kaya levreği ise menünün daha deneysel karşılaşmaları arasında yer alıyor. Yanık sütlaç ve tahinli profiterol de geleneksel tatlılara getirilen güncel yorumlarla seçkiyi tamamlıyor. Bomonti’nin hareketli dokusu içinde yer alan restoran, yalın mutfak yaklaşımını rafine tasarımı ve servis ritmiyle sürdürüyor.

Karaköy’deki tarihi L’Union Han’ın zemin katında açılan Banca Unione, Türk ve İtalyan mutfaklarını ortak Akdeniz hafızası üzerinden bir araya getiriyor. “Caffè. Cucina. Aperitivo.” yaklaşımıyla kurgulanan mekan, sabah saatlerinden akşama uzanan farklı bir ritme sahip. Şef Tolga Atalay danışmanlığında hazırlanan menü, iki mutfağın benzer malzemelerinden, tekniklerinden ve sofra alışkanlıklarından yola çıkıyor. Cibes pestolu mantı, biber dolmalı ravioli ve asma yaprak ekşilemeli risotto, bu karşılaşmanın doğrudan örnekleri arasında. Ancak menünün genel yaklaşımı, iki mutfağı yan yana sıralamaktan çok aralarındaki ortaklıkları görünür kılmaya dayanıyor.

Bodrum merkezde açılan Peperin, restoran ve kokteyl bar kimliğini yıl boyunca sürdüren yeni adreslerden biri olarak sonbaharda da hizmet vermeye devam ediyor. Mekanın merkezinde, ağaçların çevrelediği geniş bir avlu bulunuyor. Yaz aylarında açık havada uzun akşam yemeklerine ev sahipliği yapan bu alan, sezon dışında ise Bodrum’un daha sakin temposuna eşlik ediyor. Peperin’in menüsü, bölgeden temin edilen mevsimsel malzemeler etrafında şekilleniyor. Yemek seçkisine, Peperin için geliştirilen reçetelerle hazırlanan imza kokteyller eşlik ediyor. Menü ve bar programı, yalnızca akşam yemeğine değil, günün ilerleyen saatlerindeki buluşmalara da uygun bir yapı sunuyor.


