04 Ocak 2021

Spiritüel Bypass Nedir?

YAZI: SOPHİA Lİ

DERLEYEN: DİLRUBA KARAKÖSE

sripitüel bypass

Bu yıl, bazı bilim adamlarının İkinci Dünya Savaşı ve Büyük Buhran'ın toplumsal etkisine benzettiği ölçekte toplu bir travma yaşadık. Bu önemli olaylar ise benim neslim için sadece tarih ders kitaplarının sayfalarında yer alıyordu. Arka arkaya pek çok vefat haberi alırken, fiziksel kayıplarımızın yanı sıra küçük işletmelerimizin, fiziksel temasımızın, finansal ve duygusal güvenliğimizin ve bir zamanlar bildiğimiz pek çok kültürün de yasını tutuyoruz.

Bu bağlamda, pandeminin başlangıcından bu yana sosyal medyada iyi hissettiren ifadelerin çoğalması mantıklı geliyor. Akranlarım işten atılırken veya aileleri ile eve geri dönmeye zorlanırken, her şeyin bir nedenden ötürü olması gerektiği deyişi ise bir rahatlık ifadesi gibi görünüyordu. Yaz sonunda, Long Island'dan bir arkadaşımın Instagram'da annesinin iki ay süren savaş sonrası virüs nedeniyle öldüğünü duyurmasının ardından yorumlarda sevgi gönderilerinin ve "o daha iyi bir yerde" gibi benzer cümlelerin akışını fark ettim. Bunlar, bu zor zamanlarda arkadaşlarım ve toplumu teselli etmek için benim de söylediğim ifadeler. Ve kayıp, sonbaharda kendi varoluşumun yükselen teması haline geldiğinde yani büyükbabamın kanserli bir tümörün hızla yayılmasıyla savaştıktan sonra Çin’de vefat etmesi ve bundan bir hafta önce eşimin babasının da Bronx'ta lenfomadan hayatını kaybetmesiyle, geleceğe bakan bir zihniyete öncelik verirken bu duygularda geçici bir rahatlama buldum. Sonra bu birikimli deneyimlerin ham acısını ruhani olarak atladığımı fark ettim. 

İlk olarak 1980'lerin başında klinik psikolog John Welwood tarafından ortaya atılan spiritüel baypas, karmaşık psikolojik sorunları önlemek için aydınlanma açıklamalarını veya tüm duyguları kullanma eylemini tanımlıyor. Welwood, 2000 tarihli kitabı Toward a Psychology of Awakening'de "Çözülmemiş duygusal sorunlar, psikolojik yaralar ve tamamlanmamış gelişimsel görevlerle yüzleşmekten kaçınmak için ruhani fikirleri ve uygulamaları kullanma eğilimidir" diyor. Terapist ve akıl sağlığı savunucusu Liz Beecroft, "Esasen, kişinin rahatsız edici olabilecek temel ihtiyaçlarından veya duygularından kaçınması veya bastırması ve maneviyat yoluyla anlam vermesidir." diye ekliyor.

Sağlık hizmetlerinde eşitsizlikler, ırksal ve sosyal adaletsizlik, adil ve özgür seçimlere erişim gibi bu ülkenin en derin kusurlarından bazılarının su yüzüne çıkmasına tanık olduğumuz gibi, belki de çoğumuzun akıl sağlığını korumak için gerçekliklerden duygusal olarak kaçınma isteği anlaşılabilir bir durumdur. Beecroft, "Bu karmaşıklıklar ve aynı anda birden fazla duyguyu hissetmenin karmaşıklığı, anlam ya da mantıksal olarak ifade edilmesi zor olabilecek duygular göz önüne alındığında, duygusal sorunları işlemek yerine telafi etmek için maneviyatı kullanmak çok daha kolay." diye açıklıyor durumu. Ancak, zamanını Los Angeles ve New York arasında geçiren, geleceği gören ve ruhsal bir şifacı olan Deganit Nuur, bunu yapmanın bir hata olabileceğini öne sürüyor. "Yıkım, yaratmadan önce gelir ve şu anda yaşadığımız şey, kolektif bir yaratımın yolunu açmak için belirsizlik ve rahatsızlıkla dolu kolektif bir yıkımdır. Bunu yapmayı atlayan insanlar, gerçek şifa, büyüme ve evrim için gerekli adımları da atlamış oluyor.” diyor.

Öyleyse, kayıplarımızı sahiplenmeyi denesek nasıl olur? 12 adımlı herhangi bir programda olduğu gibi, iyileşmek için kederin son aşaması olarak bazı şeyleri kabullenmeliyiz. "Ruhsal olarak baypas geçirdiğimizde, gerçeği reddediyoruz," diye açıklıyor Nuur. "Acıya yer açın. Duygularımızı seçemeyiz. Hiçbiri "iyi" veya "kötü" değildir, sadece öyledir.” diye de devam ediyor. Yani kötü görünenler bile büyümemiz için en az o kadar önemli olabilir. New York merkezli bir hipnoterapist olan Leo Max, "Ruhsal doğamız yin ve yang'ı, aydınlık ve karanlığı kapsar ve her ikisinin de diğerinin içinde parçaları vardır." diye onaylıyor.

Bazı şeyleri kabul etmek için çok geç değil. Kalan acı ve kederden yararlanarak kendime, hepimizin toplumumuza sormak zorunda kaldığımız soruları soruyorum: Artık işe yaramayan ne? Neyi bırakmam gerekiyor? Zihinsel sağlığım, fiziksel bedenim ve her ikisinin de bu yıldan her zamankinden daha dirençli çıktığı için minnettarlık duyuyorum. Bu zorluklar geçmişte kalmış olabilir, ancak sadece "her şeyin bir nedeni vardır" diyerek çözülemeyecekler. 2020’nin bize öğrettiği bir şey varsa, o da kontrol ve acısız bir yaşamın bir illüzyon olduğudur. Hiçbirimize yarın ya da bugün için söz verilmiyor. Belki de hepimiz hayatı belirsizlikler ve kaosla birlikte olduğu gibi ne kadar hızlı kabul edebilirsek o kadar çabuk yeniden başlayabiliriz.

ETİKETLER: WELLNESS