16 Mayıs 2021

Layering'de Değişim Dönemi

YAZI: BERİL TÜRKMEN

Layering

Fotoğraf: Turkina Faso, Moda Editörü: Regina Chan Model: Nyaueth Riam @Apm Models

2011 yılında, Kişisel Styling eğitimi aldığım Londra’daki Central Saint Martins’te kulağıma çalınan yazısız bir kural hâlâ aklımda: “Katmanlar söz konusu olduğunda inceler altta, kalınlar üstte olmalıdır”. Dönemin duayenlerinden bir eğitmenin verdiği bu öğüt, moda akımlarının ne kadar değişken olabileceğini bir kez daha hatırlattı. Zira Vogue Türkiye çatısı altında geçirdiğim ilk yıllarda da ince kumaşları kombinasyonun en altında, poplinleri ve trikoları bir üstünde, kaşe kumaştan dikilmiş alternatifleri ise en dışta konumlandırmak benim için styling yaptığım her çekimde ve her kişisel eşleştirmemde bir olmazsa olmaz hâline gelmişti. Bu denklem daha önce onlarca kez yıkıldı ancak kişisel fikrimi çelen koleksiyon kesinlikle Prada’nın 2018 Resort koleksiyonu oldu. Muiccia Prada’nın iki yandan örgülü saçlarıyla, pembelere ve lilalara bürüdüğü modellerin taşıdığı tasarımlar, üst üste giydiğimiz giysilerde bilerek ya da bilmeyerek yaptığımız kombinasyonları bir kere daha sorgulamamıza sebep oldu. Şifon gömlekler üzerine yine şifondan elbiseler giydirilmiş, opak materyallerin üst katmanı olarak transparan kumaşlar yerleştirilmişti. Bu anlayış daha önce alternatif moda markalarında karşımıza sık sık çıksa da ilk kez 2021 İlkbahar/Yaz podyumlarında sıcak listede yerini alan bir trend olarak izleyiciye sunuldu. 

Acne Studios’ta örme çamaşırlar üzerine geçirilen şifon elbiseler ve onların da üzerine geçirilen yine şifon dekonstrüktif gömlekler, tonsürton şekilde yüksek moda sahnesine çıkıyor. Modaevinin kurucusu ve kreatif direktörü Jonny Johansson’ın katmanlar ve alternatif materyal eşleştirmeleriyle ne kadar içli dışlı olduğuna markayı kurduğu ilk yıllardan beri hakimiz. Ancak pandemi şartları altında çıkardığı bu koleksiyonda hiçbir ticari kodu defilesine yansıtmaksızın yarattığı deneysel ve avangard kombinasyonlar, markanın son kullanma tarihi geçmiş ana akım trend’leri asla stratejisinin merkezine oturtmadığının en iyi kanıtı.

Bir diğer örnek ise Fendi podyumundan. Balıkçı yaka triko body’ler, atlet ve alt takımları, güneşli bir günde duvara gölgesi vuran ağaç fotoğraflarının basılı olduğu bol kesim ipek şifon gömleklerin ya da yakası ve etek ucu çiçek formunda kumaş aplikeleriyle dekore edilmiş beyaz keten elbiselerin altından göz kırpıyor. Transparan gömlek elbisenin üst bölümünün degrade geçişlerle bej ve açık griye boyanması, keten elbisenin ultra ince dokusu, altlarına giydirilen parçaların her detayını kolaylıkla görmemizi sağlıyor. Koché’den tanıdığımız Christelle Kocher’in ardından, LVMH Ödülü finalisti Tomo Koizumi’nin hazırladığı kapsül koleksiyonla 2021 İlkbahar/Yaz sezonunu sunan Emilio Pucci’de de katmanlar şiirsel bir harmoniyle bir arada. Her görünümün altına giydirilen opak beyaz, kırmızı ve siyah mus çoraplar, üzeri nakışlı, baskılı ya da işlemeli transparan elbiselerin, eteklerin, şortların altından rengini gösteriyor; görünümün boyut algısıyla başarılı bir şekilde oynuyor. Daha önce Phoebe Philo ve Derek Lam gibi isimlerle çalışan kısmen-anonim tasarımcı Peter Do, iç gösteren beyaz takımların içine kırmızı şort ve üstler giydiriyor. Yasuko Furuta ise Toga’da çıtayı epey yukarı taşıyor; saten beyaz üst ve su yeşili pantolon ekürisini tamamen transparan siyah bir eteğin altında saklıyor (ya da daha doğrusu saklayamıyor). 

Kuralsızlığı bir kural olarak belirleyen, özgünlüğü ve bireysel gustoyu mekanizmanın ana dişlisi sayan, karakterimizi yansıtan görünümleri yücelten yeni nesil moda sahnesi, bu akımı koleksiyonlarda işlemeye uzun süre devam edecek gibi görünüyor. Gardırobumuzdaki sadece belli mevsimlerde giydiğimiz parçaların da kullanım ömrünü uzatan alternatif katmanlardan oluşan yaratıcı kombinasyonlar, sokak stiline de taze bir soluk getiriyor. 

 

 

ETİKETLER: LAYERİNG , STİL , STİL KONUSU , 2021 İLKBAHAR/YAZ , ACNE STUDİOS , EMİLİO PUCCİ , PETER DO , FENDİ