Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.
Toprakla buluşmanıza ortam sağlayacak çiftlik-oteller, sıradışı lokasyonları ve doğa deneyimleriyle ruhunuza iyi gelecek.
Güney Afrika’nın bağlarıyla ünlü en güzel çiftliklerinden biri olan Spier Farm, geçtiğimiz yıl geçirdiği kapsamlı renovasyon sonrasında ülkenin en lüks otellerinden birine dönüştü. Bu tarihi aile işletmesi, her şeyden önce etrafını çevreleyen yemyeşil bahçeler ve dört bir köşede sergilenen sanat eserleriyle benzerlerinden ayrılıyor. İki katlı villalarda konumlandırılan, doğal renkler ve Afrika dokumalarıyla dekore edilen 80 misafir odası, adeta bir köy düzeninde kümelenen; taş döşeli yürüyüş yollarıyla birbirine bağlanmış ve yerel bitkilerle peyzajlandırılmış bir yerleşim planına sahip. Oteli doğrudan doğaya bağlayan asma köprüden adımınızı attığınız an kendinizi fynbos’un -Güney Afrika’nın özellikle Western Cape bölgesine özgü, dünyada yalnızca burada görülen eşsiz bitki örtüsü- içinde buluyorsunuz. Oteli çevreleyen bu sıradışı bitki örtüsü sayesinde Spier’de uzun doğa yürüyüşleri yapabilir, bisiklet binebilir ve kır piknikleriyle dinlenme fırsatı yakalayabilirsiniz.

Palermo’ya arabayla 90 dakika mesafede yer alan Susafa, bölgede beş nesildir çiftçilik yapan bir ailenin günümüze uzanan hayali. Sicilya’nın köklü mirasını ve doğal güzelliklerini kutlamak üzere eski bir çiftlik evinden ekolojik bir kır oteline dönüştürülen Susafa’nın karakterli iç mekanları, rustik şıklığı, özenle seçilmiş tasarım unsurlarıyla bir araya getiriyor; orijinal taş duvarlar ve ahşap kirişler, yerel zanaatkarlar tarafından el işçiliğiyle üretilmiş mobilyalar ve Sicilya antikaları, otantik bir atmosferin yaratılmasına katkıda bulunuyor. Misafir odalarında ve süitlerde televizyona yer verilmemesi, burada zamanın başka türlü aktığını anlatmaya yeter. Bu arada sürdürülebilir gastronomiye bağlılık, Susafa’nın kalbinde yer alıyor. Eski bir tahıl ambarında konumlanan otel restoranı, yerel ve mevsimsel ürünleri önceliklendiren tarladan sofraya anlayışıyla işletiliyor.

İngiltere kırsalında asırlık bir malikanenin altı yıl süren özenli bir çalışma sonucunda restore edilip otele dönüştürülmesiyle ortaya çıkan The Newt in Somerset, her şeyden önce ülkedeki en iyi elma bahçelerine sahip olmakla gurur duyuyor. 300 farklı çeşit elma yetiştiğini belirtelim. Çiftlikten sofraya felsefesini takip eden, bahçelerinde yetişen sebzelerin yıldızlaştığı çağdaş menüler sunan mutfağı ve Georgian dönemine sadık kalınarak dekore edilen birbirinden özel 42 odasıyla The Newt in Somerset, aristokrat bir İngiliz çiftliği deneyimi yaşamak isteyenlerin favorisi. Somerset’teki bu özel işletmede bazı sıradışı doğa aktivitelerine de katılabilirsiniz. Arı safarisi, bal tadımı, sirke üretimi ve tadımı, elma bahçelerinde keşif, geyik parkında safari ve interaktif müzelerde sanat eğitimi, bunlardan birkaçı.

Atıl durumdaki geleneksel bir Menorca çiftlik evinin 14 odalı bir inziva oteline dönüştürülmesi sonucu hayat bulan Son Blanc Farmhouse’da, mimarlar ve zanaatkarların taş, kil, ahşap ve tekstil gibi doğal malzemelerle ortaya koyduğu yaratıcı işbirliğinin hikayesi oldukça etkileyici. Tarihçesi 1800’lerin sonlarına dayanan Son Blanc Farmhouse’un sahipleri, tamamen yerel malzemelerin kullanılacağı, çalışır halde bir çiftlik evi yaratmak istemişler. Terakota detaylara sahip odalarda, kafes tarzı terakota yatak başlıkları, geometrik gölgeler oluşturan bir ışık filtresi görevi görüyor. Diğer odalardaki makrome yatak başlıkları ise Barselonalı tekstil sanatçısı Cañadas Murúa tarafından yerel pamuk, yün ve Menorca’nın yabani zeytin ağacı kullanılarak tasarlanmış. Son Blanc Farmhouse, organik tarım yapan üretim alanları ve dijital detoks için ideal ortamıyla hem toprağa dokunabileceğiniz hem de dinlenebileceğiniz özel bir kaçış noktası.

Safari turizminin önemli destinasyonlarından Tanzanya’daki doğa keşiflerinde, kanvas bir çadır kamp yerine kolonyal tarzda inşa edilmiş bir çiftlik otelde konaklamak ister miydiniz Kilimanjaro’dan yaklaşık üç saatlik kara yolculuğuyla ulaşabileceğiniz Gibbs Farm, tropikal türlerin yetiştiği eşsiz sebze-meyve bahçeleri, kahve plantasyonları ve nefes kesen doğa manzaralarıyla görenleri büyülüyor. 1929’da bölgeye tarım yapmaya gelen Alman çiftçiler tarafından kahve üretimi için kurulan Gibbs Farm’ın cottage tarzı odaları, kolonyal mimarileri ve dekorasyonlarıyla sizi geçmişte keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. Ülkenin kuzeyinde yer alan ve UNESCO tarafından Doğa Mirası ilan edilen Ngorongoro Krateri’ne yakınlığıyla dikkat çeken Gibbs Farm’daki tatiliniz sırasında sabah erkenden rehberli 4X4’lerle kratere inerek safari yapabilirsiniz. Safariden arta kalan vakitlerinizde ise çiftlik aktiviteleri ve doğa yürüyüşleriyle vakit geçirebilirsiniz.



