Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Bir manzara, bir sergi, deniz kıyısında uzun bir öğleden sonra ya da bilinmeyen bir sokağa sapmak… Oyuncu/müzisyen, dünyayı keşfederken peşinden gittikleri duyguları ve kendilerine ait seyahat ritüellerini anlatıyor.
Yazın renkleri ne hoştur... Tüm çiçekler, böcekler hayattadır. Etrafta arılar ve öten kuşlar... Oyun oynayan çocuklar ve yaz elbisesi giyen kadınlar. Buz gibi masmavi deniz seni serinletecek, akşamüstüne doğru gökyüzünde şölenler olacak. Turuncudan kırmızıya, mordan pembeye... Yanık tenler ve cazibeli gülümsemeler... Eğer üç kelime seçecek olursam, “Ah ne güzel!” olurdu.
Bozburun ve etrafındaki koylar. Teknede dostlar ve aile ile. Sadece deniz ve güneş. Cennet!
Bu yaz çoğunlukla Güney İtalya’da olmayı planlıyorum. Ailem de orada olacak. Özellikle Puglia. Yaz, benim için tatilden ziyade hayatımı en dolu dolu yaşadığım dönem olduğundan her ânı çok değerli. Bu yüzden planladığım bir tatil sezonu gibi değil.
İtalya’dan başlayacak olursak… Puglia bölgesi ve özellikle Lecce ile daha güneyi. Porto Badisco’daki favori barım Bar Da Carlo. Çok klasik; hava atacağı bir yanı yok. Olduğu gibi sevilmeli ve keyfi çıkarılmalı. Başka bir favorim İbiza. Can Cosmi diye küçük, az bilinen bir restoran. Muhteşem lezzetli ve tehlikeli açık renkli sangria ve yerel otlarla pişirilmiş tavuk. Önünde de tatlı, boş bir kilise. Türkiye’de antik kentlerin en muazzam ve büyüleyicilerinden biri olan Termessos, anlatılamaz. Dağın tepesinde, İskender’in fethedemediği sayılı yerden biri. Capri Adası’nda pahalı bir tatile çıkıldıysa Il Capri Hotel ve Rumore adlı gece kulübü. Muhteşem bir ses sistemi. Tayland’da ise Koh Samui Havalimanı. Dünyada, uçaklar geçerken çimlere uzanıp hindistancevizi içebildiğin tek havalimanı olabilir. Leros’ta da yol kenarında küçük bir kilise var. Adını hatırlamıyorum ama çok hoş bir yer.
Her şeyden önce yeterince nefes alabilmesi ve onu keşfeden kişilere özgürlük sunabilmesi. Eğer bir destinasyon turistleri kaldıramıyor, ziyaretçileri hep aynı şeyleri yapmaya itiyor ve onlara yeterince rahatlık sağlayamıyorsa, benim için zor bir yerdir. Rahat olmak lazım.
Eşimle iki sene önce Kemer bölgesinde antik kentleri gezmeye gittik. İkimiz için de bir dönüm noktasıydı. Geleceğimize bakarken antiklerin içinde olmak ve onların ruhunu, enerjisini hissetmek inanılmaz büyüleyiciydi.
Cool Out diye bir playlist’im vardı yıllar önce. Onun dışında Jack Johnson’dan In Between Dreams veya D’Angelo’dan Voodoo albümü. Oumou Sangaré, Ry Cooder, Black Sabbath, Sublime, Chet Baker, Miles Davis... Red Hot Chili Peppers ve Rolling Stones. Matthew Halsall’ın Colour Yes albümü. Jonny Nash ve Suzanne Kraft’ın Passive Aggressive albümü. Fleetwood Mac’ten Rumours veya Tango in the Night... Çok var.
Speedo mayo, bandana ya da pareo ve analog kamera.
Herhalde yalnız olmayı sevdiğimi öğrenmek.
Orada keyif yapabiliyor olmam. Ya da o kadar güzel ve büyüleyici olması ki bir sevdiğimi de oraya götürme isteğinin doğması.
Gittiğim yerlerden bir plak. Bazen bir kemik ya da deniz kabuğu. Bazen bir taş. Çok değişiyor.
Vallahi onu bilmiyorum ama gezmek çok güzel bir şey. Keşke herkes istediği gibi gezebilse; daha güzel bir dünyada yaşardık. Özellikle ülkelerini bırakın, şehirlerinden bile çıkamayan insanlar var.


