LIVING
LIVING

22 Kasım 2021

Yüksek Modanın Dopamin Hamlesi

YAZI: DENİZ MİRAY PETRİNİ

louis vuitton

Yaşanılan pandemi döneminin en çok etkilendiği alanlardan biri de moda sektörü olmuştu. İptal edilen defileler, kapalı kalan mağazalar ve sanal alışverişin rahatlığı bu dünyanın parlaklığını bir süre gölgede bırakmıştı. Her şey yavaş yavaş eskiye dönerken modanın yaşadığı bu zorunlu değişim aslında farklı bir vizyonun da kapılarını araladı. Sadece pandeminin değil Z kuşağının da devreye girişiyle moda dünyası yeni rotalara kucak açmanın gerekliliğini anlamış oldu. Defileler fiziki sunumlarına yeniden kavuşurken, kapılarını tekrar açan mağazalar alışveriş deneyimini bir üst boyuta çıkardı.

Tıpkı koleksiyonların renklere, ışıltılara ve maksimalizm akımına dönmesi gibi vitrinler de her zamankinden daha gösterişli ve renkli bir oyun alanı yaratıyor. Bu oyunu iyi oynayan markaların başındaysa Louis Vuitton geliyor. Lüks Fransız markasının Los Angeles’ta bulunan mağazası turuncu ve pembenin iç içe geçtiği vitrinleriyle tatil rotalarına uyumlanırken Chicago’da bulunan erkek giyim mağazası tamamen kırmızıya bürünerek ilgi çekiciliğin dozunu artırıyor. Hermés’in New York’ta bulunan ve spor salonlarından ilham alan mağazası, spor deneyimini markanın lüks aksesuarlarıyla sunarken sembolik turuncu renginden de vazgeçmemişti. Burberry ise teknoloji ve doğanın birleştiği ince çizgiyi kullanarak Kore’nin Jeju Adası’nda Imagined Landscape adlı yeni bir atmosfer sundu. Son olarak Fendi x Skims iş birliği de, her ne kadar sade kodlara sahip olsa da, Los Angeles’ta bulunan Pop-up mağazasıyla bunun tam tersini gösteriyordu. Özet olarak artık sadece marka isminin ya da şık mağazaların çok daha ötesinin olduğunu gören moda sektörü bu zengin yaratıcılık alanıyla kendine yeni bir sayfa daha açıyor.

louis vuitton

louis vuitton

 

louis vuitton

 

ETİKETLER: MODA , TASARM , LİVİNG