Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Göksu Gül’ün parlak aynaları, mozaik taşları ve renkli detaylarla bezeli sahneleri, görenleri hem mutlu ediyor hem de içine çekiyor.
Göksu Gül’ün dünyasına adım attığınızda, tavşanlar, ayılar ve masalsı karakterlerle dolu bir evren karşılıyor sizi. Parlak aynalar, mozaik taşlar ve renkli detaylarla bezeli sahneler, Alice Harikalar Diyarında’nın farklı bir sanatsal versiyonu gibi, görenleri hem mutlu ediyor hem de içine çekiyor. İlk bakışta yoğun görünen bu sahnelerin içinde ise düzen, ahenk ve zamansızlık duygusu saklı. “Ağaçlar, hayvanlar, gece, su, yıldızlar; hepsi birer karakter. İnsan figürü kullanmadan da duyguyu anlatabilmemi sağlıyor. Bu sayede evrensel bir dil kullanabiliyorum” diyor Gül.
Atölyesinde sürekli bir Ar-Ge sürecinde olan sanatçı, fikir ve malzemeyi birlikte hareket ettiriyor: “Yeni renkler, farklı dokular, kağıtlar, teknolojik malzemeler, sır kimyası ve çamurlar derken tüm araçları her zaman elimin altında tutuyorum. Fikirle malzeme paralel hareketleniyor. Böylece her çalışma hem teknik hem de duygu yoğunluğu açısından canlı bir deneyim sunuyor.”
Gül’ün yaratım yolculuğunda renkler ve figürler ön planda: “Huzurlu ama canlı. Bazen bir geyik sürüsü, bazen de yalnız bir ayı. Bir geyik sizde hangi duyguyu uyandırırdı? Bir ayı rüyanızda kapınıza gelseydi sabah hangi hisle uyanırdınız?” Bu soruların yanıtları kişiye göre değişse de sanatçının amacı açık: izleyicide neşe ve dinginlik uyandırmak. “Bana göre tamamen neşe verici bir görsel. Siz eserlerinizin nasıl bir duygu yaratmasını istersiniz? Sakinlik. Çok canlı, hareketli bir sakinlik. Dünyaya daha yumuşak bakabilme hissi. Yaşam döngüsünden sapmadan dünyanın tadını alabilmek ve güzelliklerini hak ettiğimizi bilmek.”

Gül’ün işlerinde zaman zaman naif bir neşe, bazen de romantik bir ton öne çıkıyor. Bu duygusal geçişler katmanlar halinde işlenmiş; muziplikten dinginliğe ve düşüncelerin ağırlığına uzanan bir atmosfer hakim. Birinin neşeli bulduğu bir sahneyi başka biri daha içe dönük yorumlayabiliyor, bu da işleri daha zengin ve keyifli kılıyor. Sanatta umut ve neşe üretmek ise doğal bir yönelim. Hayatın güzelliklerini hafife almıyor; onun için umudu yeşertmek gerçeklikten kaçmak değil, başka bir ihtimali hatırlatmak anlamına geliyor.
Renk paletleri, sezgisel bir başlangıcın ardından bilinçli bir şekilde ortaya çıkıyor: “Sezgisel başlıyor ama çok bilinçli ilerliyor. Bence renk, kompozisyonun taşıyıcı unsuru.” Eğer işleri tek bir paletle özetlenecek olsaydı, ortaya tamamen mavilerden oluşan, canlı ve ince detaylarla bezeli bir dünya çıkacağını söylüyor. Hem doğaya ait hem de biraz masalsı, huzurlu bir palet…
Göksu Gül, renklerin bir mekana kattığı enerjiyi de önemseyen sanatçılardan: “Güçlü renkler yoğun bir hareket getirir. Doğru bir konumda yaşam sıcaklığı yakalanabilir. Yaşama olan güveni hissettirir.”