Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Dopamini doğal yollarla elde etmenin ve ekranlardan biraz uzaklaşmanın yolu, yeni hobiler ve küçük ritüellerden geçiyor.
Yaz aylarında iş yoğunluğunun azalması, okulların tatile girmesi ve gündelik yaşam koşturmasının bir nebze de olsa yavaşlamasıyla ekran sürelerimiz daha da artıyor. Elimizin sürekli telefona gittiği, scrolling ile geçen günlerin sonunda tüm yazı hiçbir şey yapmadan geçirmiş gibi hissediyoruz. Ancak yazın yapılabilecek etkinlikler, ekran süresini azaltmaya yardımcı olabilir.
Uzmanlara göre sosyal medyada ekranı kaydırırken beyin hızlı bir dopamin salgılaması gerçekleştiriyor. Bu nedenle her kaydırdığımızda, ufak bir ödüllendirme hissine kapılıyor ve hiç durmadan kaydırmaya devam ediyoruz. Ancak uzun süre ekranı kaydırdıktan sonra birçoğumuz stresli ve kaygılı hissetmekten kaçınamıyoruz. Kaygı seviyemiz artsa da ekranlardan uzak kalmayı başaramıyoruz. Bu noktada dopamini doğal yollarla elde etmek hem ekran süremizi azaltmaya hem de kaygı seviyelerimizi regüle etmeye yardımcı olabilir.
Sahile gitmek, yüzmek, kano yapmak ve deniz kenarında kitap okumak yazın ekranlardan uzak kalmanın şüphesiz ki en keyifli yollarından. Ancak bu aylarda şehirden kaçamayanlar için de birçok farklı etkinlik, ekrandan uzak kalırken eğlenceli zaman geçirmeyi mümkün kılıyor. Hepimiz film izlemenin, kitap okumanın ve yürüyüş yapmanın bizleri ekranlardan uzak tutabileceğini biliyoruz. Ancak bu etkinlikleri özelleştirip kendinize özgü ritüellere dönüştürmek, daha sürdürülebilir bir seçenek.

Fotoğraf: Four Seasons Hotel Bosphorus
Yazın en keyifli yanlarından biri, açık hava sinemalarında geçen geceler. Bu sinemaları takip ederek kült filmlerden sezonun en çok konuşulan yapımlarına kadar birçok eseri yıldızların altında, akşam serinliğinde izleyebilirsiniz. Bunun yanı sıra arkadaşlarınızla bir araya gelerek film geceleri düzenleyebilir ve film serilerine dair bir maraton düzenleyebilirsiniz. Yazın başında hazırlayacağınız bir film listesini takip ederek veya sevdiğiniz bir yönetmenin filmografisini bitirmeye çalışarak hem sinema açısından doyurucu, hem telefonunuzla daha mesafeli bir yaz geçirmek mümkün.
Yazın evden çıkıp yürüyüş yapmak yükselen sıcaklıklarla hiç olmadığı kadar zor gelse de hareketsizlik sağlık için büyük riskler taşıyor. Bu nedenle UV indeksi daha düşükken güneş kreminizi sürüp şapkanızı takarak yürüyüşe çıkabilirsiniz. Bu yürüyüşleri daha eğlenceli hâle getirmek isterseniz her gün için kendinize yeni bir rota belirleyebilir ve bu rota üzerinde keşfetmek istediğiniz kitapçılar ve kafelerde molalar verebilirsiniz.

Fotoğraf: @dualipa
Mutfakta geçirilen zaman ve ardından sofralara küçük de olsa katkıda bulunmak epey mutluluk verici olabilir. Yaz boyunca her hafta yeni bir tatlı tarifi deneyebilir, merak ettiğiniz bir yemeği yapmayı öğrenebilirsiniz. Kim bilir, belki de bir süre sonra kendi reçetelerinizi yaratmaya ve mutfaktaki yaratıcılığınızı keşfetmeye başlayabilirsiniz.
Kitap okumak, ekranlardan uzak kalmanın ve başka bir dünyaya adım atmanın bilinen en eski yollarından. Yazın kitap okumayı, daha sık takip ettiğiniz bir alışkanlık hâline getirmek için online veya yüz yüze kitap kulüplerine katılabilir ya da isterseniz arkadaşlarınızla bir kitap kulübü dahi düzenleyebilirsiniz. Kitapları okuduktan sonra üzerine konuşmak ve fikirlerinizi paylaşmak okumaya dair hevesinizi canlı tutabilir. Ya da aynı film maratonlarında olduğu gibi sevdiğiniz bir yazar belirleyip onun tüm kitaplarını bir yaza yayarak okumayı deneyebilirsiniz.

Fotoğraf: Emma Scholes / Vogue
Yaz aylarında atölyelere katılarak hem zihni rahatlatmak hem de ekranlardan uzak kalmak mümkün. Seramik, kintsugi ve parfüm atölyelerinin yanı sıra çiçek aranjmanları üzerine çalışabileceğiniz lokal atölyelerde keyifli anlar geçirebilirsiniz. Bir şey üreterek yaratıcılığınızın sınırlarını zorlamak ve sonunda ortaya konulan ürünle ödül hissini yaşamak, dopamini doğal yollarla elde etmeyi sağlayabilir.
Yaratıcılığınızı ve el becerilerinizi geliştirebileceğiniz bir diğer etkinlikse mood board oluşturmak. Elinizdeki okunmuş dergiler ve eski fotoğraflarla dilediğiniz bir tema üzerinden yaratıcılığınızı serbest bırakarak bir kolaj oluşturabilirsiniz. Arkadaşlarınızla bir araya gelerek veya kenarda bir müzik açarak tek başınıza gerçekleştirebileceğiniz bu etkinlikte, yaz sonrası için bir vision board ya da yazı hissettiren bir mood board hazırlayabilirsiniz.

Fotoğraf: @matildadjert
Günlük hayatın hızlı akışında, yaşadığımız şehrin ve sokaklarının farkına bile varmadan bir rutinin içine çekiliyoruz. Şehrin az bilinen köşelerini, turistik lokasyonlarını ve sanat alanlarını çoğu zaman gözden kaçırıyoruz. Hem evden biraz uzaklaşmak hem de kendi şehrinizde turist gibi bir gün geçirmek için tarihî adresleri belirleyip ziyaret edebilirsiniz. Aynı zamanda sanat merkezlerinin etkinliklerini ve sergileri takip ederek bilgi birikiminizi de artırabilirsiniz. Şehri keşfederken genellikle hafta sonları düzenlenen tasarım veya ikinci el pazarlarını da atlamayın!
Yazın, gün içindeki vaktinizi ekranı amaçsızca kaydırarak harcamak yerine kendinize yatırım yaparak değerlendirebilirsiniz. Meslekî anlamda size katkıda bulunacak veya uzun zamandır ilginizi çeken bir kültürün dilini öğrenmeye başlayabilirsiniz. Online dersler veya hazır videolar üzerine bireysel çalışarak kendinizi geliştirebilir, hatta dizi ve filmleri bu dillerde izleyerek pratiğinizi geliştirebilirsiniz.

Fotoğraf: Sayher Heffernan / Vogue Singapore
Dikkat süremizin giderek kısalmasıyla artık film veya dizi izlerken bile elimiz telefonlara gidiyor. Bu alışkanlıktan bir anda kurtulmak pek gerçekçi bir beklenti olmayabilir. Bu nedenle film veya dizi izlerken bir puzzle veya lego yaparak ekran kaydırma alışkanlığınızı azaltabilirsiniz. Bu etkinliği daha keyifli bir hâle getirmek içinse bir tema belirlemek motivasyonunuzu artıracaktır. Sanat eserlerinden oluşan bir puzzle serisi veya şehir simgeleri ve müzik aletlerinden oluşan tematik bir lego koleksiyonu oluşturabilirsiniz.
Son yılların en revaçta trendlerinden biri örgü ve dikiş öğrenmek. Özellikle Z kuşağı, ilk başlarda sıkıcı gördüğü bu aktiviteyi sahiplenerek örgü atölyelerinden dikiş kurslarına kadar birçok etkinliğe yoğun katılım göstermeye başladı. Dikiş yapmayı veya örgü örmeyi hobileriniz arasına ekleyerek yeni bir beceri edinirken eğlenceli anlar geçirebilirsiniz. Aynı zamanda dolabınızın bir köşesinde unuttuğunuz kıyafetlerinizi de yeniden değerlendirebilirsiniz.


