Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Harry Styles, 6 Mart'ta çıkacak "Kiss All the Time. Disco, Occasionally" albümüyle vintage Prada ve Miu Miu parçalara uzanan bir moda yolculuğuna çıkıyor.
Harry Styles'ın dördüncü stüdyo albümü Kiss All the Time. Disco, Occasionally, adından itibaren bir paradoks sunuyor. Albüm adı bir karşıtlık sunuyor: “Kiss All the Time” romantizmin kalıcılığına, “Disco, Occasionally” ise dans pistinin geçici coşkusuna işaret ediyor. Bu ikilik, görsel kimlikte de yankılanıyor.
6 Mart'ta yayınlanacak albüm için Styles ve uzun süredir birlikte çalıştığı stilist Harry Lambert, müzikal dönüşümü giysi diline çeviren bir estetik kurdu. Prada arşivlerinden çıkan ikonik desenler ve el yapımı örgü detaylar, Berlin'de kaydedilen disko etkili seslerle bir araya gelince ortaya çıkan tablo, 2000'lerin modaya olan ilgisinin zirvesinde yeniden yorumlanan bir nostalji hikayesi anlatıyor.
23 Ocak'ta yayınlanan ilk single Aperture için çekilen klip, albümün moda dilini ilk kez gözler önüne serdi. Boş bir otelde yabancı biriyle dövüşen, düşen ve dans eden Styles için Harry Lambert, Prada ile özel bir kombinasyon yarattı. Beyaz gömlek, İtalyan markanın 2000 İlkbahar/Yaz koleksiyonunda tanıttığı lips print ile kaplanmış durumda. İlk kez yirmi altı yıl önce defilede görünen bu desen, dönemin oyuncu ruhunu taşıyor. Bu desen Styles'ın gömleğinde yakaya kadar uzanıyor ve gri V yaka kazakla lacivert trençkotun altında görünüyor.
Lambert, kombinasyonu bir kravatla tamamlarken yün pantolonlar ve lime yeşili süet detaylı elastik spor ayakkabılarla preppy estetiğini şık bir dengesizlikle sunuyor. Aperture'ın klibi için seçilen bu görünüm, Styles'ın moda anlayışının bir özetini sunuyor. Arşiv parçalardan ilham almak, onları çağdaş bir dille yeniden yorumlamak ve beklenmedik detaylarla dengeyi bozmak. Lime yeşili ayakkabılar, kombinasyonun klasik yapısını kırıyor ve göze çarpan bir vurgu yaratıyor.
Styles'ın albüm tanıtımı boyunca giydiği parçalar, 2000'lerin başına dair net bir gönderme yapıyor. Aperture klibinden bir hafta önce başka bir Y2K ânına imza attı. Miu Miu'nun 2000 İlkbahar/Yaz defilesinde görülen vintage bir bovling pini desenli gömlek giydi. eBay UK'den temin edilen bu parçayı, aynı markanın sarı kazağı ve kırmızı bir Prada kravatla kombinledi. Bu seçim, Styles'ın moda yaklaşımının yalnızca lüks markalarla sınırlı olmadığını gösteriyor. 2000'lerin moda dili bugün yeniden keşfediliyor. Ancak Styles'ın yaklaşımı, dönemin estetiğini birebir kopyalamak değil, onu günümüz erkek modasının daha sofistike katmanlarıyla birleştirmek. Kazak, kravat ve trençkot gibi klasik parçalar, retro desenleri dengelerken Styles'ın imza stilini koruyor. Kombinasyonlarda görülen preppy çizgi, vintage parçaların taşıdığı oyuncu ruhu yumuşatırken çağdaş bir okunabilirlik kazandırıyor.
Albüm kapağı için Styles ve Lambert, örgü tasarımcısı Patrick Carroll ile çalıştı. Carroll, daha önce Emma Corrin için Harry Lambert'le işbirliği yapmıştı ve bu kez Styles için albümün adını taşıyan özel bir örgü parça tasarladı. Kapakta albüm adı, bir pembe kare ve bir mavi daire oluşturacak biçimde yerleşmiş Helvetica harflerle, disko topu estetiğini yansıtıyor. Bu görsel kimlik, dijital çağda el yapımı zanaata olan ilginin de bir yansıması. Örgü, yavaşlık ve emek isteyen bir teknik. Styles'ın bu seçimi, hızlı tüketime karşı bir duruş olarak da okunabilir. Kapaktaki renk paleti, hem nostaljik hem de çağdaş bir denge sunuyor. Pembe ve mavi tonlar, 1970'lerin disko estetiğini çağrıştırırken günümüzün dijital görsel dilinde de rahatça yer buluyor. Helvetica yazı tipi seçimi ise sadeliği ve netliği vurguluyor. Bu minimalist yaklaşım, albümün müzikal içeriğindeki maksimalist disko ruhuyla çelişiyor gibi görünse de
aslında dengeli bir kontrast yaratıyor.
Styles, albümün büyük kısmını Berlin'de kaydetti. Albümün ilhamını da LCD Soundsystem'dan aldığını belirtiyor. John Mayer ile yaptığı SiriusXM röportajında, bu albüme önceki projelerinden farklı yaklaştığını anlattı."Birçok insanı evime davet ettim ve albümü onlara çaldım. Yaptığım diğer tüm albümlerde, kimin ne duyduğu konusunda hep çekingen hissetmiştim. Böyle davranmanın, müziği bir ticari ürün gibi hissettirdiğini fark etttim, bunu tersine çevirmek hep istediğim bir şeydi."
Bu açıklama, Styles'ın müziğe yaklaşımındaki dönüşümü gösteriyor. Önceki albümlerinde her şey tamamlanana kadar gizli tutulan süreç, bu kez daha açık ve paylaşımlı bir yaratıma dönüştü. Müziği ürün olmaktan çıkarıp deneyim hâline getirme çabası, albümün adıyla da örtüşüyor.
All The Time (Her zaman) ile Occasionally (ara sıra) arasındaki karşıtlık, romantizmin sürekliliği ile kutlamanın geçiciliği arasında bir denge kuruyor.
12 parçadan oluşan albümün yapımcılığını Kid Harpoon üstleniyor. Harpoon, Styles'ın önceki albümlerinde de çalıştığı bir isim ve ikili arasındaki müzikal dil artık yerleşmiş durumda.
Albümün görsel kimliği, disko topunun 'yansıyan ışık' estetiğini merkeze alıyor. Bu seçim, 1970'lerin gece kulübü kültürüne açık bir gönderme yaparken aynı zamanda Styles'ın sanatsal yeniden doğuşunu da işaret ediyor.
David Bowie'nin teatral kişilikleri ya da Prince'in cinsiyetsiz sahne performansları gibi pop tarihinin büyük dönüşümlerine, hep cesur görsel tercihler eşlik etmişti. Styles da bu albümle müzikal bir dönüşümü sinyalliyor.
Styles, 28 Şubat'ta Manchester'daki BRIT Awards sahnesinde uzun bir aradan sonra sahnelere geri döndü ve Aperture şarkısını seslendirdi.
Bu performansı takiben, Netflix'te yayına giriş tarihi 8 Mart olarak belirlenen Harry Styles: One Night in Manchester adlı özel konser kaydı da sanatçının yeni şarkılarını canlı olarak sergilediği ilk performans olacak. Albümün disko ruhunu ilk kez sahnede deneyimleyecek olan Styles, Manchester'daki bu özel gecede hem yeni materyalini hem de performans enerjisini gözler önüne serecek.
14 Mart'taysa Saturday Night Live'da hem sunucu olarak yer alacak hem de performans sergileyecek. Albümün çıkışının ardından Styles, Together, Together adlı bir tura başlayacak. Turun en dikkat çekici durağı ise, 30 konser vereceği New York'taki Madison Square Garden olacak.
Bu, Love on Tour'un 2021'deki Las Vegas başlangıcından 2023'teki İtalya finişine kadar süren uzun yolculuğunun ardından Styles'ın sahneye geri dönüşünü işaret ediyor. Ayrıca 40 şehirde albüm dinleme partileri düzenlenecek.