Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Santoni, “One of One” projesiyle, köklü İtalyan zanaatını ‘kişiselleştirme, bireysellik ve modern lüks’ anlayışıyla buluşturuyor.
Moda dünyasında bazı tasarımlar sadece göze hitap etmekle kalmaz, nesilden nesile aktarılan hikayelere de ışık tutar. İtalya’nın Marche bölgesinde bir aile şirketi olarak kurulan Santoni, elli yılı aşkın mirasıyla bu fenomeni somutlaştırıyor. Corridonia’nın kalbinde yer alan atölyesinde zanaatı, kültürel sermayeyi ve yüksek kaliteyi bir araya getiren marka; hem zamanın stil kodlarının nabzını tutuyor hem de küfesinde taşıdığı öykülerle yenilerini yazıyor. 1990'da genç yaşında, babası Andrea Santoni’nin 1975'te kurduğu markanın yaratıcı direksiyonuna geçen Giuseppe Santoni için, devraldığı bu miras sadece markanın estetik dili ile sınırlı kalmamış. “Miras, zaman içinde dönüşerek gelişen, yaşayan bir kurumdur” diyerek babasından aldığı bir dizi değerin altını çiziyor. Zanaatkarlık, kalite ve zamana karşı derin bir saygı… “Zamanın ruhuna bağlı kalabilmek, bu değerleri modern bir perspektifle, biriciklikten taviz vermeden yeniden yorumlamak anlamına geliyor” diye anlatıyor.
Adriyatik kıyısından birkaç kilometre ötede konumlanan Santoni genel merkezi, köklü değerler ile bugünün nabzı arasındaki etkileşimin doğrudan bir örneği: Yönetim binası ve showroom’un minimal lüksün ışığında tasarlanmış iç ve dış alanları, Santoni ayakkabılarının yüksek kalite materyalleriyle doğrudan ‘konuşurken’, kapıların biraz ardındaki atölye, gerçek bir la dolce vita portresi çiziyor. Bölgenin yetenekli zanaatkarları binbir katmanlı tasarım ve üretim süreçlerinde güler yüzleri, gözle görülür tutkuları ve en iyiyi yaratmaya olan odakları ile sadece eşsiz ayakkabılar değil, bugünle konuşan bir miras da üretiyorlar. Tam da bu yüzden atölyede gerçekleşen her üretim, maison’un DNA’sındaki temel faktör olan mükemmeliyet arayışını ortaya koyuyor. Giuseppe Santoni bunu, “Zanaati, yaptığımız her şeyin merkezine konumlandırmak, dengenin formülü” şeklinde açıklıyor, “Bu bizim kimliğimizi tanımlarken tasarımlarımıza da anlam katıyor.”
Bu aralar algoritmaların stile dahil oluşuyla, dillerden düşüremediğimiz bir fenomen var: Dünyanın hızı, zamansız stillerin ve niş zevklerin sonunu getiriyor. Kimi zaman bir TikTok videosu, kimi zamansa bir Instagram post’u ile viral olan görünümler sokakları ele geçiriyor, standartlaşma modanın yeni normu haline geliyor. Çeşitliliğin bu seviyede zorluklarla yüzleştiği bu döneme Santoni, One of One projesi ile bir yanıt veriyor. Markanın duruşu, diyaloğun önceliğini yeniden hatırlatmak üzere kurulu. Müşterinin hayal gücünün Maison’un savoir-faire’i ile buluştuğu bu koleksiyon, bir kereliğe mahsus olan ve dolayısıyla benzersiz duran yaratımları gün yüzüne çıkarıyor. Kişisel stil, Santoni’nin zanaatı ve kültürel anlatıyı kucaklayan dünyasında, bir anlamda yeniden doğuyor. Giuseppe Santoni, “Kişiselleştirme, spesifik bir koleksiyonla sınırlı değil. Bu, markamızın temel bir elementi” yorumunda bulunuyor. Corridonia’daki atölyede bir zanaatkarın gözümüzün önünde bir ayakkabıyı baştan sona el emeğiyle yaratışını hatırlıyorum; Santoni’nin sözleriyle “yetenek, zaman ve adanmışlığı” aynı potada eriten bu doku, elbette eşsizliği de beraberinde getiriyor.

Sunulan dört ana deneyimden biri olan One of a Kind, adına yakışır şekilde, müşterilere özel dikim hizmeti sunuyor. Önce, bir bespoke yöneticisi ve bir usta zanaatkar eşliğinde danışma süreci başlıyor. Ayak uzunluğu ve genişliği gibi sekiz farklı ölçü titizlikle alındıktan sonra müşteriye özel bir kalıp hazırlanıyor; takibinde alınan iki prova ile mükemmelleşen siluet, on altı ila yirmi hafta süren çalışmanın ardından ortaya benzersiz, kişiye has bir sonuç çıkarıyor. One of a Kind, sadece lüks bir ayakkabı değil; sabrın, niyetin ve giydiğimiz parçalara gösterdiğimiz özenin bir pusulası oluyor.

Maison’un made-to-order deneyimi olan One Yours ise stilde kişiselliğin yüksek zanaat ile buluşmasının bir başka yorumu. İkonik Santoni siluetlerini malzeme, renk ve bitiş seçenekleriyle özelleştiren müşteri, bir anlamda Santoni tasarım dünyasına kendi imzasıyla dahil oluyor. Ondan fazla model, One Yours deneyimiyle özgün kimlikler kazanabilirken, Santoni’ye özgü seçkin deri alternatifleri de sürecin önemli başlıklarından: Doğal dana derisi Origine, kadifemsi Seta süet ve ekstra ince, ekstra yumuşak Ultratouch, bu seçkinin birer parçası. Marka, yıl sonunda bu deneyimi dijitale de taşımayı hedefliyor. Entegre bir kişiselleştirme aracı ile zanaat, ‘gelecekle el ele’ şekillenme yoluna giriyor. Giuseppe Santoni, kendisine markanın dijitalleşme yolculuğuna dair vizyonunu sorduğumda, “İnovasyon ve dijitalleşmeyi müşteri deneyimini genişleten araçlar olarak sahipleniyoruz. Teknoloji, bize müşterilerimizle daha yakından ilişki kurma şansı tanıyor. Onlara etkileşim ve kişiselleştirmenin yeni formlarını sunuyor, global etki alanımızı da bu yöntemle büyütüyoruz” yanıtını alıyorum.

Kişiselleştirilmiş Santoni ayakkabılarına daha hızlı ulaşmak isteyenler için tasarlanmış One Live deneyimi ise markanın mağazalarında yer alıyor: Küçük deri aksesuarlardan markanın ikonik Carlo ve Carla loafer’larına çeşitli modellerde, işlemelerden püsküllere kadar detayları yeniden yorumlama şansı gerçek zamanlı ve yüksek etkileşimli bir formatta sunuluyor. Tabii Santoni denildiğinde akla sadece yüksek kaliteli deriler değil, o ikonik turuncu tabanlar ve enerjik, cıvıl cıvıl renkler de gelir. One Live kapsamında marka, püsküllerini de bu yönde seçeneklendiriyor ve blu Adriatico mavisi, aurora turuncusu, Urbino kahverengisi derken, -yeni seçenekleri de yolda olan- bu renk seçkisiyle, dinamizm lüksün en özgün ifadesiyle buluşuyor. One Live’ın pratikliğini dengeleyecek şekilde zamansızlığı göz önünde bulunduran One Forever ileyse Santoni hafıza ve değer kavramlarına odaklanmış. Bir bakım deneyimi olan One Forever’da derinin ruhunu canlandıran, renk yenileyen, yeniden tabanlandıran ve böylelikle sürekliliği esas alan yenileme anlayışı, Santoni’nin Blake ve Goodyear Welt teknikleriyle üretilen ayakkabılarını zamana karşı değer kazanacak şekilde konumlandırıyor.

“Günün şartlarında doğru lüks; zaman, özen ve bireysellik ile tanımlanıyor” diyen Giuseppe Santoni için gelenek ve güncellik arasında inşa ettikleri diyalog, bu değerleri koruyup bir adım ileriye taşımaktan geçiyor: “One of One ile kişiselleştirme vizyonumuzu modern lüksün tanımlayıcı bir elementi olarak konumlandırıyoruz. Santoni’de özelleştirme ek bir hizmet değil, kimliğin içgüdüsel bir ifadesi; müşteriyi kreatif sürece dahil eden bir davet.”
Adriyatik’in ruhunu ve Marche’nin kültürel dokusunu sahiplenen Santoni, dinamik ve kişiselleştirilmiş lüksün elle tutulur örneklerini One of One projesi ile modaseverlere sunuyor. Made-to-measure, made-to-order ve mağaza içi kişiselleştirme uygulamaları, müşteri ve tasarımcı arasındaki duvarları kaldırarak bugünün lüksünde en derinden ihtiyaç duyduğumuz bir değeri güncelliyor: Samimiyet. Gelenekten gelen zanaate bağlılığını ve İtalyan estetiğini yenilikçi renklerle, moden uygulamalarla ve en önemlisi, özgün ifadeyle buluşturan marka için tam da bu sebeple “moda ekosisteminin güçlü bir üyesi” demek yeterli olmaz. Zira Giuseppe Santoni önderliğinde marka, kendi kültürel anlatısını yaratan ve nesillere aktaran bir temsilci. Köklü bir aile mirası, mükemmelin peşinde bir vizyon ve işini tutkuyla yapan yüzlerce zanaatkarın kesişim kümesi, bir de içine müşterinin imzasını dahil ederse ne olur? Zamansız lüksün bir epitomu olan Santoni, One of One ile bu soruya muazzam bir yanıt veriyor.