Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.
2025-26 Sonbahar/Kış Londra Moda Haftası, dramatik tasarımlar, tarihi referanslar ve modern yorumlarla büyüleyici bir moda serüvenine ev sahipliği yaptı.
Londra Moda Haftası, her zaman kural tanımayanların sahnesi olmuştur. 2025-26 Sonbahar/Kış sezonu ise diğerlerinden daha iddialı. Bu sezon, JW Anderson, Molly Goddard ve Wales Bonner gibi önemli isimler defilelerde yer almasa da S.S Daley, Simone Rocha ve Burberry gibi tanınmış markaların defileleri yine göz kamaştırıyor. Haris Reed’in dünyayı aşan dramatik tasarımlarından, Dilara Fındıkoğlu’nun bir yıl aradan sonra podyuma dönüşüne kadar Londra Moda Haftası’nda öne çıkan defileleri inceliyoruz.
Fotoğraf: Vogue Runway
Dilara Fındıkoğlu’nun Londra Moda Haftası’na bir yıl aradan sonra dönüşü büyük bir heyecan yarattı. Ünlü gece kulübü Electrowerkz’de gerçekleşen Venus From Chaos isimli defile yıkım yoluyla güzelliği bulmayı amaçlarken tasarımcının tarihi referansları modern bir bakış açısıyla yeniden yorumlamasıyla dikkat çekti. Özellikle Lara Stone’un siyah deri korseli elbisesiyle açtığı defile, heykelsi korseler ve tasarımlarındaki zarafetiyle öne çıktı. Fındıkoğlu’nun tasarımlarındaki tarihi estetik unsurlar, modern kadının vücudunu özgürce saran kesimlerle harmanlanarak izleyicilere hem geçmişi hem de geleceği hissettirdi.
Fotoğraf: Vogue Runway
Harris Reed, Florence Pugh’un açılış yaptığı ve Shakespeare'den “Tüm dünya bir sahnedir” monoloğunu seslendirdiği defilesiyle dikkatleri üzerine çekti. Tasarımlarındaki dramatik silüetler, siyah ve altın rengi paletiyle klasik Harris Reed tarzını yansıttı. Pugh’un performansı, koleksiyonun teatral havasını güçlendirdi ve Reed’in modada sınırları zorlama arzusunu pekiştirdi. Koleksiyon, özellikle yapısal tasarımlar ve transparan detaylarla dikkat çekti, aksesuarlar ise koleksiyona farklı bir dramatizm kattı.
Fotoğraf: Vogue Runway
Simone Rocha, gotik ve coquette tarzını başarılı bir şekilde harmanlayarak pastel renkler, tül ve şifon kumaşlarla zıt bir şekilde deri gibi sert malzemeleri kullandı. Bu kontrast, koleksiyonun hem zarif hem de güçlü bir duruş sergilemesini sağladı. Rocha’nın imzası haline gelmiş babet ayakkabılar, özellikle kürk detaylı Mary Jane’ler, defilenin dikkat çeken aksesuarlarındandı. Ayrıca, modellerin kollarında taşıdıkları peluş oyuncaklar ve seramik kaplumbağalar, koleksiyonun hafif melankolik ama şık havasını tamamladı.
Fotoğraf: Acielle/Style du Monde
Erdem’in 2025-26 Sonbahar/Kış koleksiyonu, British Museum'da sergilenerek şıklığı ve zarafeti bir arada sundu. Koleksiyon, zarif işçilikle örülmüş dantel elbiseler ve tinsel kaplamalı takımların yanı sıra İngiliz sanatçı Kaye Donachie ile yapılan işbirliğiyle ortaya çıkan figüratif baskıları da içeriyordu. Erdem, bu koleksiyonda feminenliği ve romantizmi modern bir bakış açısıyla harmanlayarak, aristokratik bir havada sofistike bir atmosfer yaratmayı başardı.
Fotoğraf: Vogue Runway
Richard Quinn’in kış koleksiyonu, bir masal atmosferinde geçiyor ve bu defilede tasarımlar, 1950'ler ve 60'lar haute couture silüetlerinden ilham alıyordu. Büyüleyici bir ortamda gerçekleştirilen defilede, siyah ve beyazın ağırlıklı olduğu tasarımlar, Quinn'in zarif ama cesur tarzını yansıttı. Podyumda canlandırılan kar yağışı ve modellerin gelinlik benzeri elbiseleri, romantizmin güçlü bir şekilde hissedildiği bir atmosfer yarattı. Ayrıca Quinn’in, Londra merkezli olmasına rağmen global bir iş yapma vizyonu, onu uzun yıllar boyunca sürdürülebilir bir moda markası yapma yolunda önemli bir konumda tutuyor.
Fotoğraf: Vogue Runway
Bora Aksu’nun koleksiyonu, kadınların içsel güçlerini ve direncini onurlandıran bir yaklaşımı yansıtıyor. Tasarımlar, özellikle Aksu'nun annesi Birsen’e olan bağlılığını ve onun hayatına dair duygusal bir bağlantıyı ortaya koydu. Sissi adlı filmden ilham alan Aksu, tarihi bir figür olan Avusturya İmparatoriçesi Elisabeth'in (Sissi) trajik hikayesini modern bir bakış açısıyla ele alarak, özgürlüğe doğru adım atarken karşılaştığı toplumsal baskıları tasarımlarına yansıttı. Koleksiyondaki asimetrik gelinlikler ve tüllerle şekillendirilmiş elbiseler, duygusal bir yoğunluk taşıyarak unutulmaz bir deneyim sundu.
Fotoğraf: Vogue Runway
Burberry, Londra Moda Haftası'nda Daniel Lee'nin yaratıcı yönetimindeki son koleksiyonuyla dikkatleri üzerine çekti. Geleneksel İngiliz mirasını modern dokunuşlarla harmanlayan tasarımlar, marka için önemli bir dönüm noktası oluşturdu. Fuşya renkteki bomber ceketler ve kontrast kürklü deri ceketler gibi dikkat çekici dış giyim parçaları, Burberry'nin geçmişle bağlarını korurken geleceğe yönelik yenilikçi bir bakış açısı sundu. Naomi Campbell gibi ünlü modellerin yer aldığı defilede, Burberry'nin ikonik çizgileri ve şık tasarımları, modanın hem geçmişini hem de geleceğini kutlayan etkileyici bir sunumla sergilendi.