07 Ocak 2014

Şşş! Konser var

YAZI: AYŞİM ÖZGÜR

“İyi bir haberimiz var; listedesiniz.” Her şey, bir süredir dünyanın farklı yerlerinde düzenlendiğini bildiğim Sofar Sounds’un artık İstanbul’da da yapılacağını öğrenmemle başladı. İlk konsere katılmak için kayıt yaptırdım ve davetli listesinde olduğumu söyleyen maili aldım. Peki konser nerede yapılacaktı, daha da önemlisi kimleri dinleyecektik? Mailin devamında şöyle yazıyordu: “Sofar'ın ruhu gereği adresi ve çalacak müzisyenleri söyleyemiyoruz, konserden birkaç gün önce mail alacaksınız, ona iyi bakın. Tek söyleyebileceğimiz 7 Aralık konserinin Moda semtinde olacağı.” Bayılırım gizemli şeylere!

Sofar Sounds, dünyada 45’ten fazla şehirde düzenlenen global bir müzik hareketi. Adı Sounds From A Room (Odadan Gelen Sesler) kelimelerinin kısaltılmış halinden oluşuyor ve evet; konserler her ay farklı evlerin oturma odalarında gerçekleşiyor. Söyledikleri gibi konserden tam iki gün önce konserin yapılacağı evin adresinin ve çalacak müzisyenlerin listesinin olduğu bir mail daha aldım. Adresi ve müzisyen isimlerini gizli tutmam, yanımda kimseyi götürmemem, mümkünse rahat giyinmem ve tam saatinde orada olmam söyleniyordu. Güzel dedim, eğlence devam ediyor. Tabii 7 Aralık günü yaşadığım komik diyaloglardan bahsetmeden de olmaz:

-Bu akşam ne yapacaksın?
-Konsere gideceğim.
-Kimin?
-Söyleyemem!

Saat 17.00’de başlayacak olan konser için tam 16.45’te verilen adreste olmam gerekiyordu. Moda sokaklarında konsere doğru ilerlerken biraz gizemli görünen herkese “acaba o da konsere mi gidiyor?” gözüyle baktığımı itiraf edeyim. Konserin yapılacağı apartmanın önüne vardığımda bazı tahminlerimin tuttuğunu gördüm. Demek cebimizde giriş bileti yerine yüzlerimizde hafif gizemli ve bir heyecanlı ifade taşıyorduk. Davetli olan yaklaşık 80 kişi (evet evin salonu büyüktü) tam vaktinde oradaydı. Telefonlarımızı uçuş moduna alıp, kitaplığın önüne kurulan sahneye karşı, bulduğumuz yerlere oturduk. Konser tam zamanında başladı, sahneye ilk önce Ali Somay ve grubu çıktı. İlk şarkı bittiğinde mutluluğunu nasıl ifade edeceğini bilemeyen herkes çaktırmadan birbirine bakıyordu. Neyse ki alkışlamak yasak değilmiş. 20’şer dakikalık araların ardından sırasıyla Yüzyüzeyken Konuşuruz ve The Away Days’i dinledik. Sahneye çıkanlardan hiçbirini daha önce duymamış ve dinlememiş olmak ayıbım, yeni birilerini keşfetmiş olmaksa mutluluğumdu. Konser boyunca kimse kuralları bozmadı ama askeri nizamla müzik dinlediğimiz de düşünülmesin. Şarkılara eşlik edip yavaşça oturduğu yerde sallananlar da vardı, daha sonra sosyal medyada paylaşmak için fotoğraf çekenler de. Hatta bir süre sonra arkadaşlarımdan birinin evinde, yine arkadaşlarımla birlikte müzik dinliyormuşum gibi hissettim. Oysa içerdeki insanlardan yalnız iki kişiyi tanıyordum.

Gürültüden ve kalabalık, karanlık yerlerden uzakta, sadece müziğe odaklanmak harika bir deneyim. 2009’da Londra ve New York’ta başlayan oluşumu İstanbul’a taşıma fikri ise ise iki genç kadına; Eda Demir ve ilk konserin ev sahibi de olan Gözde Tekay’a ait. Konserlere girmek ücretsiz, etkinlikler parayla değil gönüllülükle düzenleniyor. Eğer ikinci konsere dinleyici olarak katılmak isterseniz Sofar Sounds Istanbul’u sosyal medyadan takip edebilirsiniz. Evinizi etkinliğe açmak içinse tercihen 60 kişi kapasitelik bir salona sahip olmanız, merkezi bir yerde oturmanız ve alt kattaki yaşlı teyzeyi ikna etmiş olmanız bekleniyor. Sonrası iyilik, güzellik.

 

ETİKETLER: SOFAR SOUNDS , SOFAR SOUNDS İSTANBUL , MÜZİK , ETKİNLİK , KONSER