01 Mayıs 2016

Modanın Transgender Hikayesi ve Kahramanları

YAZI: İNAN KIRDEMİR

Maskülenliğin ve feminenliğin sahiden keskin kalıpları var mı? Bir erkek hem kırılgan, hem ayartıcı hatta şuh olamaz mı? Yüksek modanın isyankar adamı Jean Paul Gaultier, 80’li yılların başından bu yana, modanın geleneksel kurallarını yıkarak tasarımlarıyla bu sorunun cevabını arıyor.

Gücünü hayal dünyasından alan her şey özgürdür. Jean Paul Gaultier, Marc Jacobs, Alexander McQueen ve Alessandro Michele gibi özgün tasarımcılar, bu özgürlüğün farkında. Fotoğraflarıyla bir illüzyon yaratan Tim Walker gibi fotoğrafçılar da. Dünyaya Tim Walker’ın objektifinden baktığınızda, her şey mümkün. 2008 yılında İngiliz Vogue'unda Walker ile röportaj yapan Charlotte Sinclair’in de dediği gibi, Walker’ın fotoğraf çalışmaları, sihirbazların şapkasından çıkan o meşhur beyaz tavşanı takip etmeye benziyor. Fillerin maviye boyandığı, atların mor göründüğü, resimlerin canlandığı, erkek ve kadın cinsiyetinin şeffaf ve kimliksiz bir noktada buluştuğu bir mucize yaratmak onunki.

Alexander McQueenFotoğraf: Tim Walker

Aynı tılsımlı etkiyi Jean Paul Gaultier ve 2010'da aramızdan ayrılan, Londra'nın karanlık tarafında yetişip vizyonuyla aydınlatmayı başarabilmiş Alexander McQueen'in çalışmalarında da hissediyoruz. Bir tasarımcı durduk yere, haute couture’ün Fransız zarafetini neden avant-garde’a dönüştürmek istesin ki? Hayal gücünün zenginliğinden olabilir mi? Peki, başlı başına saf hayal gücü değişim için yeterli mi? Moda, yaratıcılıktan beslenir. Bu gerçeği yeniden keşfetmeye gerek yok. Ama söz konusu Jean Paul Gaultier'nin 80'lerdeki defilelerine transgender, dövmeli ve piercing'li modeller çıkarması ya da Alexander McQueen'in İlkbahar/Yaz 1995 defilesinde erkek modellere etek giydirmesi gibi dönemin kurallarına baş kaldıran, bütün ezberleri yıkan eylemler ise,  hayal gücünden de öte ortada vermek istenilen sağlam bir mesaj var demektir. Mesajın içeriği, ön yargıların olmadığı, etiketlerin yok edildiği, cinsiyet sınırlarının ortadan kaldırıldığı daha özgür bir dünyaya uyanma hayalinden başka hiçbir şey değil. 

Alexander McQueenFotoğraf: Alexander McQueen

Günümüz moda dünyasına baktığımızda, bu hayalin gerçekleştiğini gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Maskülenliğin ve feminenliğin en azından moda sahasında bir şablonu yok. 80’lerde Jean Paul Gaultier aracılığıyla podyuma çıkan ilk transgender model ünvanını taşıyan Eve Salvail of Quebec, artık bu ünvanın tek sahibi değil. Modanın trasngender takımı gün geçtikçe kadrosuna birbirinden cesur isimleri dahil ederek güçleniyor. Gaultier ile başlayan modanın transgender hikayesi de, Marc Jacobs, Gucci, H&M, & Other Stories gibi markalarla devam ediyor. 

Andreja Pejic'ten Hari Nef'e Yeni Nesil Transgender Modeller

 

ETİKETLER: TRANSGENDER , MODEL , JEAN PAUL GAULTİER , GUCCİ , ALEXANDER MCQUEEN , TİM WALKER , MARC JACOBS , ANDREJA PEJİC , INES RAU , HARİ NEF