10 Şubat 2015

Erotik Dünyada Kadın Devrimi

YAZI: YAPRAK ARAS

 Spordan hayli nasibini almış, üzerinde yalnızca jean bulunan bir adam, çamaşır makinesinin kapağını açıyor. Şöyle yazıyor altında: “Çamaşırı bitirir bitirmez markete gideceğim. Çocukları da alacağım ki, sen biraz dinlen.” Sayfayı çeviriyorsunuz, bir başka yarı çıplak yakışıklı. Elinde elektrikli süpürge, temizlik yapıyor: “Temiz ev severim.” Kitabın adı, Porn for Women (Kadınlar için Porno) Bu minvalde devam ediyor. Sevgilisine sebepsiz çiçek getirenler, beraber ayakkabı alışverişine gitmeyi önerenler... Altı yıl önce basılmış. O günlerde kadınlara yönelik pornografinin tanımına bunlar uygun görülmüş yani. Gri’nin 50 Tonu furyasından uzun zaman önce. Ve belli ki çok uzak bir galakside.

 

İleri sarıyoruz. Bugüne. Kitapçıların çok satanlar raflarında kadın erotikaları dizili. Romantik eğilimli kitaplar, fantastik üçlemeler, yeniden basılan klasikler... Furyanın tetikçisi, geçtiğimiz yıl genel kadın nüfusunu erotikayla tanıştıran Gri’nin 50 Tonu. Milyarder Christian Grey’in üniversite öğrencisi Anastasia Steele’i domine ettiği, bol fantezili ilişkiyi anlatan üçleme, dünyada 70 milyonun üzerinde sattı. Ayrıca en hızlı satan yetişkin kitabı rekorunu da kırdı. E.L James’in yazdığı erotik hikaye aslında kadınlara vampir aşkını aşılayan Alacakaranlık serisinden esinlenilmiş bir roman. E.L James’in Alacakaranlık forumlarında yazdığı “fan fiction” bir basımevi tarafından keşfedilip e-kitap olarak yayımlanıyor ve kısa sürede kadınlar arasında bir “sırra” dönüşüyor; kuaförlerde, buluşmalarda konu dönüp dolaşıp Gri’nin 50 Tonu’na geliyor. Bu arada kitabı da basılan roman bir anda New York Times’ın en çok satanlar listesine çıkıyor ve kadın erotikası janrı, tarihinde hiç görmediği bir patlama yaşıyor. Benzer temalar, karakterler ve olaylarla örülü erotik kitaplar sarıyor her yeri. Yaşça büyük kadınların başucu kitaplarına döndüğü için “mommy porn/ anne pornosu” adı da takılan tür, bir yıl içinde binlerce yeni örnek veriyor. Ama iyi, ama kötü örnekleriyle Frankfurt Kitap Fuarı’nın bile en baskın janrı oluyor; alt türler Japon, İskandinav, üçlü, paranormal, zombi gibi temalara kadar çeşitlilik gösteriyor.

 

Kadınlara erotik hikaye yazma kursları

 

Kadın erotik edebiyatı furyası, kitapevleri kadar okurlarının da yüzünü güldürdü. Evli çiftler, seks hayatlarının canlandığını söylüyor. Bebek bekleyen ve bunu kitaba bağlayan yüzlerce kadın var. Kelepçeler, kuştüyleri, ipler, fetiş objeler, maskeler... Kitaplarda bahsi geçen seks oyuncakları yok satıyor. Ayrıca erkek eskort servislerine taleplerde de artış yaşanıyor. Bununla da kalmıyor, birçok kadın, kendinde erotika yazma cesaretini buluyor. Yazımıyla eleştirilen Gri’nin 50 Tonu’ndan çok daha özgün karakterler yaratabileceklerine inanıyorlar. İçinde 199 kez mırıldanma, 195 kez fısıldama, 125 kez kızarma kelimesi geçmeyen romanlar yazmak için, yeni açılan kurslara kaydoluyorlar. Londra’daki Mills&Boon kitabevinin editörlerinden Anna Boatman, erotika kursu eğitmenlerinden. Yoğun ilgi gören kursla ilgili “Bu kursun amacı, kadınlara iyi seks sahneleri; gerçekçi, farklı ve tekrar etmeyen hikayeler yazmayı öğretmek” diyor. Erotika yazmak için bundan daha iyi bir zaman olamayacağını söyleyen Boatman, üçlü aşk ve seks temalarının popülerleştiğinin altını çiziyor.

 

E- kitaplar sayesinde utanmaya son

 

Kadınlar tarafından yazılan erotika yeni bir şey değil aslında. Kadın erotik edebiyatının en iyi örneklerinden Anais Nin’in erotika yazmaya 1940’larda başladığı biliniyor. Tür, 80’li yıllarda artış gösterdi. Ama hem okur hem de yazarlarının sayısı bugünle kıyaslanamayacak kadar azdı. Özel yayınevleri basardı kitapları. Yazarlar çoğunlukla mahlas kullanır, kadın okurlar değil konuları tartışmak, kitapların görünmesinden bile hoşlanmazdı. Bugün ise tavsiyelerle, ağızdan ağıza yayılarak büyüyor erotika pazarı. Kimse Gri’nin 50 Tonu’nu okuduğunu gizlemiyor. Peki ne oldu da erotik edebiyat bir anda bu kadar popülerleşti? Tabular nasıl yıkıldı; elde erotikayla görülmek utanç yerine gurur kaynağı oldu?

 

Edebiyatçılar, Gri’nin 50 Tonu başta olmak üzere bu kitapların başarısını öncelikle doğru pazarlama taktiklerine bağlıyor. Herkesin okuduğu, birbirine tavsiye ettiği bu gizemli kitapların içeriği merak uyandırıyor. Erotik edebiyattan utanan eski jenerasyonun aksine, cinselliğiyle daha barışık yeni nesil,  bu eğilimin dinamosu. Diğer taraftan kitapların kolay ulaşılabilir olması da erotik edebiyatla ilgisi olmayan veya bu materyale erişemeyenlerin radarına girmesini sağladı. Bir diğer unsur, minimalistik kapaklar. Erotik kitapların kapaklarına eskiden her an sevişmeye hazır ateşli çiftler konurdu. 

 

Bu tür kitaplardan habersiz nüfusun içeriğin tahmin edemeyeceği tasarımlara ve kimi zaman da isimlere sahip. Erotik edebiyatın patlamasının asıl sebebi ise Gri’nin 50 Tonu’nun da ilk formatı olan e-kitaplar. Kadınlar satın aldıkları romanları Kindle gibi, iPad gibi tabletlere indirip istedikleri yerde “yakalanmadan” okuyabiliyor. Zaten erotik kitaplar asıl rekorları tabletlerde kırıyor. Kişisel yayıncılığın yaygınlaşması sonucunda birçok kişi, yayınevine tabi olmadan, e-kitap basabiliyor. Amazon’daki çok satan e-kitapların çoğu, yazarların kendi bastığı kitaplar. Geçtiğimiz yıl ABD’de 250 bin self published (kendin bas) kitap yayımlanmış. İngiltere’deki e-kitapların yüzde 10’unun da kişisel basılmış eserler olduğu tahmin ediliyor. iTunes’a girdiğinizde karşınıza binlerce erotik e-kitap çıkıyor. Birçoğu bedavaya, daha bilinen başlıklar ise 3-4 dolara indirilebiliyor. Bu eğilimi fark eden büyük yayımevleri de erotik edebiyat örneklerinde e-kitaplara yöneliyor.
 

Kadın pornosu çeken kadın yönetmen
 

Kadın erotikasındaki patlamanın en çok gözle görünür olduğu dal edebiyat, haliyle. Oysa kadınlar bir süredir popüler kültürün bütün alanlarında bağımsızlıklarını ilan ediyor. Cinselliği ve fantezilerini erkekler kadar rahat yaşayabilmeyi, “eşit erotika” haklarını savunuyor; yıllardır erkeklere hizmet eden erotika ve pornografi sektörünü değiştirmek istiyorlar. Geçtiğimiz ay Vogue Türkiye kapağında yer alan Topmodel Anja Rubik, bu işe baş koyan isimlerden. Geçen yıl yayın hayatına başlayan 25 adlı derginin yayın yönetmenliğini yapıyor. Ve 25’i “erotik dokunuşlu moda dergisi” olarak tanımlıyor. Dergiyi yaparken 70’lerin erotik kadın dergisi Viva’dan ilham almış: “Kadınlar için yeterince erotika var mı, diye düşündüm ve kadın gözünden erotizmi yorumlamaya karar verdim. 25’i güçlü, kararlı, hırslı, kendisi ve cinselliğiyle barışık kadınlar için hazırlıyoruz. Erkekler bir şey için, ‘seksi veya değil’ diye karar verirken çoğunlukla bakmakla yetiniyor. Kadınlar ise daha duygusal ve kişisel yaklaşıyor.” Cinselliğe bir hayli yer veren Purple dergisinin yayın yönetmeni Olivier Zahm da aynı görüşte. Erotika kadınlar tarafından yapılmalı. Hem daha ilginç olur hem de bedenin güzelliğini daha incelikle gösterirler.”
Televizyon da erotikadaki kadın devriminden nasibini alan bir mecra. Birkaç yıl önce Hollanda’da kurulan Dusk! TV 24 saat yayın yapıyor. Kadınların, yine kadınlar için ürettiği erotik ve porno filmlere yer veriyor.

 

Siyaset bilimi ve feminizm eğitimi alan Erika Lust kadınlar için erotik filmler çekiyor


Sinema için yapılan kadın erotikaları da var. İlki, Femme (1984) olarak geçiyor. Ünlü yönetmen Lars von Trier de 1997’de kurduğu yapım şirketi Puzzy Power’la kadınlar için porno filmler çekti. Ama kadınlar için porno filmler yapan kadınlar da mevcut. İsveçli Erika Lust, bağımsız kadın pornografisi türünün en ünlü isimlerinden. Siyaset bilimi ve feminizm eğitimi almış. Bugüne kadar dört uzun metraj, çok sayıda da kısa porno çekmiş. Sorularımı e-mail ile yanıtlayan ödüllü yönetmen, pornografinin görmezlikten gelinemeyeceğini söylüyor. Ama erkeklerin kamera arkasında olmasından da bıkmış. “Neyin seksi olduğuna onların karar vermesinden sıkıldım. Kadınların nasıl sunulduğuna, kadınların karar vermesi lazım” diyor. Kadın pornosu çekmeye, kişisel bir esinlenmeyle başlamış, Lust. “Üniversitede okurken Linda Williams’ın kitaplarını keşfettim. Williams pornografi ve seksüel görüntüleri, cinsel özgürleşmeye bağlıyordu. Bu teoriyi uygulamada hiç görmemiş olmama rağmen çok etkilendim. O güne kadar gördüğüm pornoların hepsi çok kötüydü. Barselona’da film yapım dersleri aldıktan sonra cinselliği kendi istediğim gibi göstermek için kişisel projeme başladım.” The Good Girl adlı kısa filminin bir milyonun üzerinde indirilmesi üzerine, yaptığı şeyin başkaları için de önemli olabileceğini fark etmiş. “Kadınların çok marjinalleştirildiği bir sektörü değiştirme potansiyelini gördüm. Ve kadın cinselliğinin yanlış yorumlanmadığı, tabulaştırılmadığı bir toplum için mücadeleye başladım.” Halihazırdaki yani erkek egemen porno sektöründeki en büyük eksikliği çeşitsizliğe bağlıyor Lust. Önemsenmeyen bir diğer önemli etkenin ise estetik kalite olduğunu söylüyor. “Profesyonel, HD film ekipmanı, ışığı, orijinal film müziği, güzel kıyafetler, farklı karakterler ve taze senaryolar kullanan çok az yönetmen var.”
 

Lust’ın biri geçtiğimiz ay yayımlanan (La Canción de Nora-Nora’nın Şarkısı) dört de erotik kitabı var. Erotik kadın edebiyatındaki aşırı hareketlenmeden de çok memnun. Gri’nin 50 Tonu’nu “klişelerle dolu, kadınları temsil etmeyen ve erkek fantezilerini güçelendiren bir kitap” olarak tanımlasa da bu kitapların popülaritesinin kadınların da seksüel varlıklar ve tüketiciler olduğu fikrini güçlendirdiğini düşünüyor: “Bu sayede birçok kadın erotikayı keşfetti ve sevdi. Seks oyuncakları, bloglar ve hatta porno. Bu muhteşem bir şey. Ayrıca bu sayede daha çok ve daha iyi kadın erotika yazarları işlerini yayınlatabiliyor. Kadınların cinselliğini ne kadar çok insan yüceltirse o kadar iyi olur. Bu patlama bir sosyal harekete de ilham verdi. Daha önceden erotik içerik tüketmeye çekinen kadınlar artık daha rahat kabul görüyor.” Peki iyi bir erotika nasıl olmalı ona göre? “Yaratıcılık çok önemli. İyi karakterler, yaratıcı seks sahneleri, roman temaları ve modernlik. Neticede günümüzde ilişkiler Disney tarzı aşklardan çok daha farklı yaşanıyor. İlişkiler artık çok daha karmaşık.?Ve tabii ki iyi erotica, iyi bir roman gibi okurları bambaşka bir dünyaya götürmeli”.

Erotik bestseller’lar harikalar yaratıyor

Kadın erotikasının hızla gelişip genişlediği bir diğer mecra da internet. Porno siteler olmasa bile internette erotik hikayeler okuyanların çoğu kadın. Bir de yine kadınlar tarafından kurulan, erotik ve pornografik içerikli blogların sayısı giderek artıyor. Slutever blogunun kurucusu Karley Sciortino, bu janrın en ünlülerinden. Hem Purple için filmler çekiyor, hem de Vice için muhabirlik yapıyor. Sorularımı yanıtlayan Sciortino, kendini yazar ve film yapımcısı olarak tanımlıyor. Cinsel içerikli blogunu tutmaya, Londra’da bir komünde yaşarken başlamış. “Başta günlük gibiydi. Evde yaşanan tuhaf şeyleri yazıyordum. Ama zaman içinde çok ilerledi. Blog’um şu anda modern cinsel davranışların kişisel bir çalışması ve seks endüstrisinin araştırması gibi.” İlginç fetişleri olan insanlarla röportajlar yapıyor, fahişelerle, porno yıldızlarıyla işlerini ve hayatlarını konuşuyor Sciortino. “Ayrıca ‘normal’ insanların arzularını ve tabii ki kendi cinsel hayatımı da yazıyorum. Amacım, cinsellikle ilgili hafif ve eğlenceli bir diyalog yaratmak.” Blogu yazmaya başladığından beri daha açık fikirli ve maceracı olduğunu da ekliyor Sciortino. Slutever blogunun takipçilerinin çoğununu kadın olduğunu tahmin ediyor. İnternetteki kadın erotikası patlamasının da farkında: “Genç kızlar kendi seks bloglarını açıyor veya görsel olarak erotik Tumblr’lar kuruyor. Mastürbsyon yapmak için alışıldık pornolar yerine bu güzel tasarlanmış bu blogları tercih eden çok kişi tanıyorum.” Sciortino da kadın erotik edebiyatının yaygınlaşmasını çok olumlu buluyor: “Etrafta çok kaliteli kitaplar da var. Ama erotica hakkında fikri olmayan veya çekinen genel kadın nüfusu için bu erotik bestsellerlar harikalar yaratıyor” diyor. Sonra da katı bir Katolik olan annesinden örnek veriyor: “Bugüne kadar cinsellikten bahsettiğini hiç duymadım. Şimdi 50’lerinin ortasında ve geçenlerde Grinin 50 Tonu’nu okumuş. Gelip bana, ‘Vajinanın kırbaçlanması nasıl bir şey? Böyle bir şey gerçekten olabilir mi’ diye sordu. Ben de onu en sevdiğim fetiş sitesine üye yapmaya çalıştım ama ‘Yok artık! O kadar da değil’ dedi.”

 

Uzmanlarından erotika önerileri


Kadınlar için, kadınlar tarafından yazılan erotik kitaplar yeni bir olgu değil. Henry Miller’ın sevgilisi ve muse’u Anais Nin, bu janrın en çok bilinen, öncü isimlerinden. Cinselliği en iyi ifade eden kadın yazarlardan sayılan Nin, yönetmen Erika Lust’ın da favorisi. Lust, “Nin’in ünlü eserlerinden Delta of Venus’ü şiddetle öneririm”diyor: “40’larda yazılmış bu kitabın hem minimalistik bir stili hem de çok feminen bir bakış açısı var.” Lust’ın modern favorileri ise Violet Blue’nun edit ettiği ve her yıl e-kitap olarak yayımlanan Best Women’s Erotica koleksiyonu. Karley Sciortino (Slutever) ise şunları tavsiye ediyor: “Kitap olarak Mary Gaitskill- Bad Behavior, Vladimir Nabokov- Lolita,  Dennis Cooper-Try, Michelle Tea- Valencia. Filmlerden ise Belle de Jour, Emmanuelle, The Dreamers, In the Realm of the Senses, bütün Paul Morrissey-Andy Warhol işbirlikleri ve Russ Meyer’in yaptığı her şey.

 

ETİKETLER: GRİNİN ELLİ TONU , ARŞİVDEN , KİTAP