13 Ekim 2020

Black Widow'un İç Dünyası

YAZI: SELİN GÜREL

Black Widow

Fotoğraf: UIP Turkey

Bundan on yıl önce, gün gelip de kadın süper kahraman filmlerinin birbiriyle yarışacağını tahmin (bile?) edemezdik. Çizgi roman evreni, kadın kahramanları “yardımcı kahramanın yardımcısı” olarak konumluyor, insani yönlerini hiç bilmediğimiz bu karakterler saçlarını savurup gözlerini kısmaktan dünyayı kurtaracak zaman bulamıyordu. Bugün Hollywood ne kadar isteksiz olursa olsun, içinden geçtiği değişim dönemine uyum sağlamaya çalışıyor. Bu da perdenin en çok seyirci toplayan türü için kadın kahramanlı filmler üretmek demek…

2010 yapımı bol kaslı bir süper kahraman filminde, Iron Man 2’de tanıştığımız Black Widow karakterinin bunca yıl sonra kendi filmiyle karşımıza çıkması, bu zorunluluğun bir sonucu. O zamanlar Tony Stark’ın seksi asistanı olarak bir süre etrafta salınan Black Widow, bugün Marvel evreninin en güçlü kahramanlarından biri olduğunu kanıtlamış, ciddiyeti ve hüznüyle dikkat çeken gizemli bir kadın.

Bunca yıl ve şöyle bir göründüğü yedi film boyunca kişisel özelliklerini, zaaflarını ve geçmişini kendine saklayan Black Widow, namıdiğer Natasha Romanoff, bu film sayesinde dünyasını ilk kez açıyor seyirciye. 1964’ten beri Marvel çizgi roman serisinin bir parçası olan Black Widow’u sinema izleyicisinin gerçekten tanıyacağı ilk film bu olacak. Avrupa’da dikkat çeken filmler çektikten sonra kendini dev bütçeli bir yapımda bulan yönetmen Cate Shortland’i karaktere yakınlaştıran da bu olmuş. Normal şartlarda yıldızı yeni yeni parlayan bir erkek yönetmene çektirilen süper kahraman filmleri, MeToo hareketinden sonra kadın yönetmenlerin yuvası haline geldi. Shortland’i bu filmle buluşturan mucize de bundan ibaret.

Aslına bakarsanız, kariyerinde altın yılları yaşayan Scarlett Johansson’ın canlandırdığı bu kahramanın yolculuğu, geçen yıl izlediğimiz Avengers: Endgame’de sona ermişti. Ancak her şey yolunda giderse 6 Kasım’da izleyeceğimiz Black Widow filmi bir ön bölüm olduğundan, onunla hasret gidermek için yeni bir şansımız daha var artık. Filmde, Avengers: Endgame’de olanlardan çok önce, kahramanımız geçmişiyle ilgili bir komployu çözebilmek için ailesi yerine koyduğu bir grup savaşçıyı ziyaret ediyor. Bu sayede, yeni Kate Winslet olarak anılan Florence Pugh’nun canlandırdığı Yelena Belova ile tanışıyoruz. Yelena ile gelecek Avengers filmlerinde yeniden karşılaşacağımıza emin olabilirsiniz.

Johansson’ın mesafeli karakteri Black Widow, bir Rus ajanı olduğu günlere dönüp kendine ait düşmanlarla çarpışacağı bu solo filmde, layık olduğu derinliğe kavuşuyor. On yıldır ısrarla kahramana özel bir film çekmeyen Marvel ise bu kadar beklediğine pişman oluyor. MeToo dönemi gözlüklerini düzeltip yoluna devam ediyor. Değişim daha yeni başlıyor.

ETİKETLER: BLACK WİDOW , SİNEMA , FİLM , SCARLETT JOHANSSON , MARVEL