Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Sınırların gitgide belirsizleştiği, hayal bile edilemeyenin ulaşılabilir olduğu bu yeni dünya düzeninde imkansızı başarmak için gereken, biraz ilham.
Çevrenize şöyle bir bakın; Türkiye’de -ya da dünyada- kaç genç kadın, kaç kız çocuğu bir bilim insanını kendine benzetebiliyor, ondan ilham alabiliyor? Bilimsel başarı hikayeleri laboratuvarlarla, teknik terimlerle, mesafeli ve ciddi başarı öyküleriyle aktarılıyor. Oysa ülkemizin bilim tarihi, büyük keşiflerden çok küçük anlarla, erken meraklarla ve cesaret isteyen kararlarla yazılıyor. Rol model olmak daha çok görünürlükle, anlatıyla ve “Ben de yapabilirim” duygusuyla ilgili. Genç kadınların aşina hissedecekleri hikayeler görmesi, bilimi erişilmez bir zirveden indirip hayatın içine taşıyor; çünkü bilim yalnızca sonuçlardan ibaret bir formüller karmaşası değil; merakla, sabırla ve çoğu zaman yalnızlıkla örülen uzun bir yolculuklar ağı. Örneğin; “Bir genç olarak önümde hiçbir örnek görmemiştim ama içimde hep yeni bir yol açma isteği vardı” diyor biyomedikal mühendisi Dilek Çökelliler Serdaroğlu. Ödüllü bilim kadını Ahu Arslan Yıldız, küçüklüğünde izlediği bir filmden etkilenmiş: “Ben de böyle bir bilim kadını olsam, insanlara yardımcı olsam ne güzel olurdu diye düşündüm.” Bugün ayvadan biyomürekkep üreten kişi kendisi. Söylemek istediğimiz de bu; biyomürekkebin nasıl elde edildiğini düşünmeye başlamadan önce, yaratma ve araştırma fitilini ateşleyen yolculuklara tanıklık etmek gerekiyor belki de.

Kimi zaman bir gazete haberinin yarattığı kıvılcım, kimi zaman doğadan öğrenme isteği, kimi zaman genç bir zihinde filizlenen inatçı bir hayal... L’Oréal Türkiye ve Kırmızı Kedi Yayınevi işbirliğinde yayımlanan Bilimin İzinde Cesur Türk Kadınlarının Hikâyesi, bilimi soyut bir başarı anlatısından çıkarıp hayatın içine yerleştiren bu anlara odaklanıyor. L’Oréal Türkiye, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu işbirliğiyle yürüttüğü ve bu yıl 23 yaşını dolduran “Bilim Kadınları İçin” programıyla bugüne dek 128 bilim kadınının projelerini ödüllendirdi. Bu özel kadınların 100’ü bugün üniversitelerde doçent ya da profesör olarak kariyerlerini sürdürüyor. Kitapta ise ödüllü bilim kadınlarının ilham verici hikayeleri paylaşılıyor.
Kimya profesörü Ayşegül Kutluay Baytak’ın çocukluğunda duyduğu bir cümleyle başlayan serüveni, kimyagervebiyomühendis Prof. Dr. Ahu Arslan Yıldız’ın doğadan ilham alan araştırmaları, biyomedikal mühendisi Prof. Dr.Dilek Çökelliler Serdaroğlu’nun yokluk içinde kurduğu akademik yol, metalürji profesörü Hilal Türkoğlu Şaşmazel’in ilkokul sıralarında başlayan merakı ve Harvard’lı profesör Müge Yemişçi Özkan’ın her sabah yeni bir soruyla uyanan bilim tutkusu, daha niceleri… Bu hikayeler, bilimin yalnızca parlak anlardan değil pes etmemekten ve çoğu zaman yalnız ilerlemekten geçtiğini hatırlatıyor. Ortak paydaları ise süreklilik. Her biri, bilimin gündelik hayatla temas ettiği noktada şekilleniyor; bir karar anında, bir destek cümlesinde ya da kimsenin görmediği bir çabada. Bu anlatılar başarıdan çok yolculuğu vurguluyor ve bilimi, örnek alabilenler için erişilebilir kılıyor.
Bilimin dönüştürücü, ilham veren yanını vurgulayan hikayelerin aktarıldığı özel kitabın tüm telif gelirleri ise 8 ila 12 yaş aralığındaki çocukların robotlarla geleceğe yönelik çözümler üretmesine destek olmak üzere, Bilim Kahramanları Derneği’ne bağışlanacak.
