Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


TikTok diyetlerinin neden uzun vadeli sağlık sorunları yaratabilecek bir mesele olduğununa ilişkin uzmanlardan görüş aldık.
TikTok’ta bir video ortalama 15-60 saniye sürüyor. Bu süre içinde bir beslenme trendi doğuyor, yayılıyor ve binlerce insanın sofrasına giriyor. “Bir haftada şişkinlik gitti”, “üç günde -4 kilo”, “doktorum bile şaşırdı” gibi iddialar, algoritmanın ödüllendirdiği netlik ve hızla birleşince, diyet kültürü hiç olmadığı kadar görünür hâle geliyor. Ancak beden, algoritma hızında çalışmıyor ve bu kopukluk, ciddi bedeller doğuruyor.
TikTok diyetlerinin ortak bir dili var: Aşırı kısıtlama, hızlı sonuç ve dramatik dönüşüm. Sıfır karbonhidrat günleri, sadece meyveyle geçirilen detokslar, tek öğün beslenme (OMAD) ya da “yalnızca üç lokma kuralı”… Hepsi hızla incelmeyi vadediyor.
Beslenme uzmanları ve metabolizma bunun tam tersini söylüyor. Uzmanlar, herkes için tek tip bir diyetin olmadığını ve kişisel biyolojinin belirleyici olduğunu vurguluyor. Örneğin,beslenme ve mikrobiyom ilişkisi üzerine çalışan epidemiyolog ve beslenme uzmanı Prof. Tim Spector, tek tip diyetlerin etkisinin sınırlı olduğuna dikkat çekiyor. Spector’a göre, metabolik yanıt bireyden bireye değişiyor ve sağlığı destekleyen diyetler bitki ağırlıklı, işlenmemiş gıdalar açısından zengin, çeşitliliğe açık olmalı; moda olan tek tipçi trendlere kapılmamalı. Bu da demek oluyor ki, TikTok’taki hızlı diyet önerileri bireysel metabolizmanın karmaşıklığını görmezden geliyor.
Bilimsel çalışmalar TikTok içeriğinin beden algısı ve diyet kültürü üzerindeki etkilerini inceliyor. Bir içerik analizi, #HealthyLifestyle hashtag’i altında yer alan TikTok videolarının çoğunun karma mesajlar taşıdığını; yani beden imajı ve diyet önerilerini hem olumlu hem de olumsuz biçimde sunduğunu ortaya koyuyor. Bu çelişkili mesajlar, özellikle genç izleyiciler için kafa karıştırıcı olabiliyor. Hatta Avustralya’daki bir araştırma, TikTok’ta düzensiz yeme davranışlarını teşvik eden videoların sadece birkaç dakika izlenmesinin bile genç kadınların beden memnuniyetsizliğini artırdığını gösteriyor. Bu tür içerikler, bedenle ilgili kötü hisleri körükleyerek beslenme kararlarını sağlıksız yönde tetikleyebiliyor ve bilimsel veriler bunu destekliyor.
TikTok’taki belli akımlar (örneğin skinnytok), sosyal medya beslenme trendlerinin sadece sağlıklı yaşam önerileri olmadığını açıkça ortaya koyuyor. Bu trendler, aşırı zayıflığı yücelten ve ciddi riskler barındıran davranışları özendiriyor. Bu konuda konuşan birçok beslenme uzmanı, uzun zamandır süregelen diyet kültürünün TikTok’la birlikte daha yayıldığını ve geçmişteki (2000’ler tarzı) toksik kalıpları tekrar gündeme getirdiğini belirtiyor.
TikTok’un kendi destek sayfasında da belirtildiği gibi, yeme bozuklukları ciddi ve çok boyutlu sağlık durumlarıdır; yalnızca görüntüyle veya kısa içerikle “çözülmez” ve profesyonel destek gerektirir.
Popüler TikTok diyet trendleri genellikle sıkı kalori kısıtlaması ya da belirli bir besin grubunu bütünüyle dışlama üzerine kurulu. Bunlar, metastaz ya da “kıtlık modu” gibi vücudun hayatta kalma tepkilerini tetikleyebilir, metabolizmayı yavaşlatabilir ve hormon dengesizliklerine yol açabilir.
Beslenme bilimi üzerine çalışan ve beslenme ve diyet trendlerine eleştirel yaklaşan uzmanlardan olan Prof. Walter C. Willett, popüler diyetlerin çoğunun kısa vadeli sonuçlar sunduğunu ve sürdürülebilir olmadığını vurguluyor. Sağlıklı olanın, dengeli ve gıda çeşitliliğine sahip beslenme olduğunu hatırlatıyor. Popüler olması, diyeti bilimsel geçerliliğe kavuşturmuyor. Bilimsel kanıt ve bireysel biyoloji, asıl belirleyici olan…
TikTok diyetlerinin savunusu genellikle kişisel anlatımlara dayanıyor: “Bana iyi geldi.” Ancak bireysel deneyimler bilimsel kanıt değildir. Her bedenin biyokimyası, metabolik geçmişi ve psikolojik altyapısı farklı. Bu yüzden biri için işe yarayan, başkası için uygun olmayabilir.
Bu bakış açısını destekleyen bir diğeri, kayıtlı diyetisyen ve beslenme uzmanı Katherine A. Zeratsky, sosyal medyadaki çoğu diyet tavsiyesinin kişisel deneyimlere ve viral eğilimlere dayandığını, bunların bilimsel kanıt taşımadığını ifade ediyor: “Bir influencer’ın bireysel deneyimi herkes için geçerli olmaz ve güvenilir bir beslenme önerisi değildir. Mutlaka bilimsel kanıt arayın ve gerektiğinde bir sağlık uzmanına danışın.”
Uzmanlara göre sağlıklı beslenme süreci şöyle olmalı:
- Beslenme değişikliklerini mutlaka uzman eşliğinde planlayın.
- Aşırı kısıtlama içeren diyetlerden uzak durun.
- Sosyal medyada sunulan sağlık içeriklerine eleştirel yaklaşın.
- Hızlı sonuç vaatlerine şüpheyle bakın.
Sağlık süreklilik, bağlam ve bilim gerektirir. Belki de kendinize şunu sormalısınız: "Bedenimi gerçekten besliyor muyum, yoksa sadece algoritmayı mı tatmin ediyorum?