Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


On yıl önce internetin daha masum, daha eğlenceli ve daha gerçek olduğu bir dönem özlemle hatırlanıyor. 2016'nın estetiği, müziği ve özgür ruhu 2026'ya damgasını vuruyor.
2026 yılının ilk haftalarında sosyal medyada dikkat çekici bir trend çıktı: 2026 Is The New 2016. TikTok ve Instagram başta olmak üzere birçok platformda kullanıcılar on yıl önceki fotoğraflarını paylaşmaya, dönemin filtrelerini yeniden kullanmaya ve 2016’nın kültürel atmosferini canlandırmaya başladı. Charlie Puth, Selena Gomez ile birlikte seslendirdiği 2016 çıkışlı We Don’t Talk Anymore parçasına playback yaptığı bir videoyu Instagram’da paylaşarak bu geri dönüşe atıfta bulundu. Hailey Bieber, Kendall Jenner ve Justine Skye, MadeinTYO’nun I Want şarkısına playback yaptıkları videoyu TikTok’ta yayımladı. John Legend, Reese Witherspoon, Lily Collins ve Shay Mitchell gibi isimler de on yıl önceye ait fotoğraflarını paylaşarak bu eğilime katıldı.
Bu viral hareket, Z kuşağının yapay zeka üretimli içeriklerle yoğun biçimde dolmuş dijital ortamdan duyduğu memnuniyetsizlikten doğdu ve zamanla Great Meme Reset olarak adlandırılan bir harekete dönüştü. Genç kullanıcılar, klasik memleri yeniden dolaşıma sokarak düşük nitelikli içeriklerin etkisini azaltmayı ve unutulmuş dijital trendlere geri dönüş sağlamayı hedefledi. Bu bağlamda 2016 yılı, internet kültürünün daha saf ve daha az ticarileşmiş bir dönemi olarak konumlandırıldı. Günümüz perspektifinden bakıldığında, o dönemin trendleri daha yalın ve masum bir görünüm sunuyor.
TikTok’ta #2016 etiketi 1,7 milyondan fazla gönderide kullanılırken, platform genelinde 200 milyonun üzerinde video 2016 filtresiyle paylaşıldı. Bu durum, bireysel nostalji paylaşımlarının ötesinde, kolektif bir kültürel hareketin varlığına işaret ediyor. Trendin ilk örneklerinden biri, TikTok kullanıcısı @taybrafang tarafından paylaşılan; Musical.ly ekran görüntüleri, çiçek taçlı portreler ve Desiigner’ın Panda parçasına gönderme yapan görsellerden oluşan bir video oldu.
2016 yılı, kültürel üretim açısından son derece yoğun ve etkili bir dönemdi. Stranger Things dizisinin ilk sezonu Netflix’te yayımlandı ve kısa sürede küresel bir fenomene dönüştü. Marvel Sinematik Evreni, Captain America: Civil War ile popülerlik açısından zirveye ulaştı. Damien Chazelle’in romantik müzikali La La Land, Venedik Film Festivali’nde prömiyer yaptıktan sonra ödül sezonuna damga vurdu, yedi Golden Globe ödülü kazandı ve Akademi Ödülleri’nde on dört dalda aday gösterildi. Hamilton müzikali, on bir Tony Ödülü kazanarak tiyatro tarihine geçti. Televizyon alanında ise Veep, Game of Thrones, Atlanta, Westworld ve The Crown gibi yapımlar izleyici kitlesi üzerinde belirleyici bir etki yarattı.
Müzik dünyasında Beyoncé’nin Lemonade albümü yayımlandı. Desiigner’ın Panda parçası ve Rae Sremmurd’un Black Beatles şarkısı dönemin popüler müzik sahnesinde öne çıktı. Drake, The Chainsmokers ve Justin Bieber gibi sanatçılar, 2016’nın müzik kültürünü şekillendiren isimler arasında yer aldı.
2016 yılında doomscrolling kavramı henüz gündelik dile yerleşmemişti. Günümüzde ise sosyal medya ortamı, olumsuz haber akışları ve kültürel çatışmalarla çevrelenmiş durumda. 2016’nın interneti, bugünkü kadar oyunlaştırılmış ve ticarileştirilmiş bir yapıya sahip değildi. Kullanıcılar sosyal medyada ağırlıklı olarak eğlenmek amacıyla içerik paylaşıyor, gündelik düşüncelerini daha spontan bir biçimde ifade ediyordu. 2026 itibarıyla ise memler dahi finansal değer üretebilen dijital varlıklara dönüşmüş durumda. On yıl önce X platformu hâlâ Twitter adıyla faaliyet gösteriyor, daha yoğun bir moderasyon yapısı uygulanıyordu ve Elon Musk kamuoyunda teknoloji dünyasının vizyoner figürlerinden biri olarak algılanıyordu.
Bununla birlikte, 2016 yılı tamamen sorunsuz bir dönem değildi. Brexit referandumu ile David Bowie ve Prince’in vefatı gibi önemli gelişmeler, yılın zorlu yönlerini ortaya koydu. Ancak nostalji, geçmişi çoğu zaman idealize eden bir bakış açısıyla yeniden çerçeveliyor ve olumsuzlukları geri plana itiyor.
2016 yılı, moda açısından cesur ve özgür bir estetik anlayışın öne çıktığı bir dönemdi. Kendall Jenner choker’lar, crop top’lar ve omuzlardan düşen bomber ceketlerle sokak stilini şekillendirirken; Rihanna oversize ceketleri belirgin bir stil unsuru olarak kullandı. Gigi Hadid, athleisure estetiğini yüksek modanın bir parçası hâline getirdi. Kırmızı halılarda kadife elbiseler, slip dress’ler, off-shoulder siluetler ve iddialı aksesuarlar öne çıktı.
2016’nın stil kodları bugün yeniden değerlendirildiğinde, parçaların tek tek değil, bir araya geldiklerinde oluşturdukları bütüncül tavırla anlam kazandığı görülüyor. Skinny jean’ler oversize kazaklar ve longline ceketlerle dengelenerek siluet algısını yeniden tanımlarken; off-shoulder üstler feminenliği kontrollü bir biçimde ifade ediyordu. Kadife, elbise, bot ve blazer’lar aracılığıyla dönemin zengin ve duygusal dokusunu temsil ederken; chunky botlar bu yumuşak estetiği dengeleyerek görünümlere ağırlık ve karakter kazandırıyordu. Yüksek bilekli sneaker’lar konforu stilin merkezine taşırken, beyzbol şapkası gündelik bir aksesuardan bilinçli bir stil ifadesine dönüştü. Bu unsurlar birlikte ele alındığında, 2016’nın trendlerden ziyade kalıcı bir estetik duruş bıraktığı ve bu duruşun 2026 bağlamında da geçerliliğini koruduğu görülüyor.
2026 Is The New 2016 trendi, yalnızca nostaljiyle sınırlı bir eğilim değil, aynı zamanda günümüzle kurulan eleştirel bir ilişki olarak da değerlendirilebilir. Dijital araçların gündelik yaşamı bütünüyle kuşatmasından önce, çevrim içi eğlence ile fiziksel yaşam arasındaki dengenin hâlâ korunabildiği bir döneme yönelik ilgi bu eğilimin temelini oluşturuyor. 2026’nın başında bu trende yönelmek, geçmişi idealize etmenin ötesinde, geleceğe dair bir beklenti ve arayışın ifadesi olarak yorumlanıyor. Moda ve kültürün döngüsel doğası göz önünde bulundurulduğunda, geçmişe yönelik bu bakışın ilerlemeye yönelik bir perspektif sunduğu söylenebilir.