Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


On binlerce dolar, hayatınızın aşkını bulmanızı sağlayabilir mi? Cevap hayırsa milyonlarca dolarlık profesyonel çöpçatanlık endüstrisi nasıl ayakta kalıyor?
Geçtiğimiz haftalarda The New York Times’ta aile ve ilişkiler yazarı Catherine Pearson’ın kaleme aldığı ilginç bir yazı yayımlandı: Lüks Segment Çöpçatanlık Dünyasına Bakış. Okumadıysanız şöyle özetleyelim: Bitirdiğinizde Dakota Johnson’ın The Materialists filmindeymiş gibi hissediyorsunuz. Evet, profesyonel çöpçatanlık hizmeti diye bir şey gerçekten var. Hatta on binlerce dolarlık sözleşmeler, pahalı restoranlar, binlerce profilin bulunduğu veritabanları üçgeninde yaşayan koca bir endüstri bu. Peki uygulamalara veda mı ediyoruz? Yoksa bütün bunların uygulamalarla bir ilgisi mi var?
Yazıda Maria Avgitidis’in kurduğu Agape Match adlı bir çöpçatanlık servisinin dokuz yıllık talihsiz müşterisi Joseph Pascaretta’nın o kadını bulma serüveninden söz ediliyor. Agape Match’in geçtiğimiz yaz biri kadın, 15 müşterisi olmuş. Hizmetin fiyatı müşteriden müşteriye, 30 ila 100 bin dolar arasında değişiyor; 25 bin dolar karşılığında imzalanan altı aylık sözleşmelerse ayda en az bir buluşma garantili. Pascaretta bugüne dek 40 ilk, 20 ikinci buluşmaya gitmiş. Henüz başarılı bir eşleşme yok. Binlerce doların size hayatınızın aşkını satın alabileceğini düşünebilirsiniz; ancak kimi bekar için gerçeklik bundan çok farklı.
Çöpçatan Avgitidis nişini varlıklı erkeklerde bulmuş. Öte yandan Agape’nin veritabanına ücretsiz şekilde kaydolan binlerce kadın var. Pearson yazısında çöpçatanın “çekici, başarılı ve flört etmeye uygun kadınlardan oluşan geniş bir havuz oluşturmanın, aynı büyüklükte bir erkek havuzu oluşturmaktan daha kolay olduğunu” söylediğini aktarıyor. Neden?
Konuyu biraz araştırdığımda Wired’da yayımlanan bir başka yazıya rastladım ve şu izlenime kapıldım: Sanıldığının aksine kriterleri saymakla bitmeyen kadınlar değil erkekler. Kıdemli kültür yazarı Ej Dickson bekar teknoloji girişimcileri ve CEO’ların eşleşecekleri kadınlarda aradıkları özelliklere dikkat çekiyor. Yazıda söylenene göre başarılı ve varlıklı beyefendiler kariyer hedefleri çok yükseklerde olmayan, dini inanışları güçlü, geleneksel, aile değerlerine bağlı birer eş istiyor. Yani birer trad wife arıyor. Trad wife’ları Instagram’dan bilirsiniz; tüm günü evde eşlerine yemek yaparak, ortalığı toparlayıp temizleyerek, çocuklarına bakarak geçiren ev-kadını-estetiği temsilcilerinden söz ediyoruz. “Geleneksel, aile odaklı, kariyerini ikinci plana atmaya hazır, feminen hatta kimi zaman itaatkar bir partner.” Dating by Blaine adlı çöpçatanlık servisinin bir müşterisi genç, evlenmek ve çocuk sahibi olmak isteyen, Midwest bölgesinden -müşterinin kendisi oradan değil- sağlık sektöründe çalışan -ama doktor olmayan, zira kariyerine fazla odaklandığı anlamına gelir- bir eş arıyor. Bunların yanında epey spesifik birtakım fiziksel özellikler de tarif ediyor. 49 bin dolarlık sözleşme imzalayan müşteri hâlâ bekar. Genelleme yapmak istemeyiz, ancak mart ayında Psychology of Women Quarterly dergisinde yayımlanan bir araştırma, evde kalan bir partneri tercih eden erkeklerin, böyle bir tercihi olmayan erkeklere kıyasla kadınlara yönelik genel bir kızgınlık veya öfke sergileme olasılığının daha yüksek olduğunu ortaya koyuyor.
Pascaretta’nın bu tarz kriterleri yok. Kariyerinde bir yerlere gelmiş kadınların yanında kendini tehdit altında hissetmiyor. Öte yandan yemeğe çıktığı tüm kadınları mesafeli bir sarılmayla evlerine bıraktıktan sonra aynı şeyi söylüyor: “Kıvılcım eksikti.” Her seferinde Agape’den gelen profillere bakıyor, hevesle “Evet!” diyor ama buluşmaların akıbeti değişmiyor. Öte yandan Agape’yle sözleşmesini imzalarken kriterlerinin yer aldığı kapsamlı bir Excel tablosu paylaşmış. “Başarılı bir profesyonel; tercihen doktor, avukat ya da yönetici. Kendisi gibi, bugüne dek kendini kariyerine adamış, ancak artık ciddi bir ilişkiye hazır. Daha önce hiç evlenmemiş ya da dostane şekilde boşanmış, kendisinden kısa, 25 ila 43 yaş aralığında olmalı. Doğal güzelliğe sahip, stil sahibi, sadık, klas, hırslı, zarif, feminen; saygın bir aileden gelmiş, seçkin bir okulda okumuş…” Ne istediğini fazlasıyla bilen Pascaretta uygulamalarda da aktifliğini sürdürüyor. Sorun tam da burada başlıyor olabilir mi?
Pearson yazısında uzun yıllardır çöpçatanlık yapan Avgitidis’in gözlemlerine de yer veriyor. Avgitidis son bir yılda flört dünyasında bir şeylerin değiştiği düşüncesinde. Uygulamaların art arda organize edilen buluşmalarla bekarları yıprattığını, bir yandan da sınırsız seçenekleri olduğu hissini verdiğini söylüyor. “Aynı dönemde sosyal medya yeşil bayraklar, kırmızı bayraklar ve değişmez flört kuralları üzerine diyaloglarla dolup taştı.” Yapay zeka da acımasız kısır döngünün bir parçası. “İnsanı durmadan pohpohlamak ve rahatlatmak üzere tasarlanmış AI botlarının baş döndürücü yükselişi de eklenince insanlar uzlaşmayı, kendinden ödün vermekle karıştırır oldu.” Modern ilişkilerin bilge uzmanı, Belçikalı psikoterapist Esther Perel dating kelimesini ve aslında çok yeni olan bu konseptin bekarları birer dater’a dönüştürmesini irdeliyor. “İnsanların sanal bir ortamda arka arkaya birileriyle buluştuğu bu uzun süreçler kişiyi gerçek yaşamından uzaklaştırıp yalnızlaştırıyor” diyor. “Hayatınızı bir kenara bırakıp arkasının geleceğini umarak bir buluşmaya gidiyor, işler yolunda giderse onu hayatınıza dahil edip arkadaşlarınıza ‘biriyle görüşmeye başladım’ diyorsunuz.” Perel üç dater’la görüştüğü podcast bölümünde eskiden tanışmaların ne kadar farklı olduğundan dem vuruyor. “İnsanlarla yanınızda arkadaşlarınız varken, hayatınızın doğal akışı içinde tanışırdınız; yaşamınızla iç içe gerçekleşirdi.”
Uygulamalardaki profillerinizi silip, profesyonel çöpçatanlık servisinin uyandırdığı tatlı heyecan bulutunu dağıtmaya ne dersiniz? Belki de arkadaşınızın sizi yıllardır “denk getirmeye” çalıştığı, ancak sıkıcı bulduğunuz o kişiye bir şans vermek düşündüğünüz kadar kötü olmayabilir.



