Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Küçük kontrastlar, sakin ama etkili görünümler ve fazla uğraşılmamış hissi veren kombinler… Sasha Sviridovskaya’nın stil dili feminen ve dengeli.
Sasha Sviridovskaya, çaba göstermeden, gösterişin peşine düşmeden dikkat çekmeyi bilen; feminen parçaları klasik bir yorum getirmeden, biraz oyun ve kontrastla kullanan bir karakter… 26 yaşındaki içerik üreticisi ve eski moda editörü için stil, nasıl göründüğünün ötesinde seçmek, ayıklamak ve gerçekten kendine ait olanı bulmakla ilgili. Üç yıl boyunca moda editörlüğü yapan ve artık Paris’te yaşayan Sasha, son iki yıldır tam zamanlı içerik üreticisi olarak kariyerine devam ediyor. Aynı zamanda sokak röportajı serileri Cool Girls Share ve Cool Boys Share ile insanların stil ve yaşam alışkanlıklarını keşfediyor; bir yandan da kendi Substack platformu Sasha’s Corner’da yazılar kaleme alıyor. “Yazı yazmaya geri dönebildiğim bir alan olması benim için çok önemli” diyor. “Orada insanlarla daha kişisel bir bağ kurabiliyorum.”

Sasha’nın stil yolculuğu zamanla farklılaşan tercihler ve sert virajlarla dolu. Oversize bomber ceketler, bol denimler ve Jordan sneaker’larla başlayan dönemlerin ardından renkli kombinler ve daha deneysel seçimler gelmiş. “Stilim hâlâ gelişiyor. Ama bugün daha feminen parçalara yakınım. Yine de asla klasik bir tarzda değil. İçinde küçük bir sürpriz olması hoşuma gidiyor.” Bu “küçük sürpriz” hissi, onun tüm görünüm dilinin merkezinde duruyor aslında. Ciddiyetin altını çizmeyen bir zarafet; fazla kafa yorulmamış gibi görünen ama güçlü bir estetik filtreden geçmiş kombinler.

Modaya duyduğu ilgiyi profesyonel bir tutkuya dönüştürmesinde, moda editörlüğü yapmaya başlamasının rolü büyük. İlk kez o koltuğa oturduğunda “Tamam, şimdi modayı gerçekten anlayacağım” diye düşündüğünü hatırlıyor. Defileleri, moda arşivlerini, Pinterest görsellerini ve eski koleksiyonları inceledikçe neyi neden sevdiğini daha iyi anlamış. İşinden ayrıldıktan sonra da Instagram sayesinde moda anlayışını yansıtabileceğini fark etmiş. Ama asıl kırılma noktası Paris’e yaptığı ilk iş seyahati: “Şehirdeki moda algısı bana bambaşka düşünmeyi öğretti. İnsanların modaya yaklaşımı, ne yapmak istediğimi yeniden sorgulamama neden oldu.”

Paris, stilinde bir kilometre taşı; özenle kurgulanan, ama gösterişten uzak bir siluet oluşturma fikrinin doğum yeri. “Paris bana sadeliği öğretti. Daha sakin ama yine de etkileyici olmayı” diyor. Kopenhag Moda Haftası’nın sokak stilinden aldığı ilham ise bu çizgiyi derinleştirmiş; insanların renkleri, vintage parçaları ve lüks ayrıntıları harmanlama biçimi, kendi estetik sezgisine güvenini pekiştirmiş.

Bugün giyinirken hâlâ oldukça sezgisel ilerliyor ama eskisi kadar karmaşık düşünmüyor. “Her zaman görünümün yıldız parçasıyla başlıyorum.” Bu bazen vintage bir ceket, bazen pembe bir babet ya da taşlı bir parça olabiliyor. Sonrası ise daha sade ilerliyor: “Artık kombinleri fazla komplike hale getirmeyi sevmiyorum.”
Alışverişle ilişkisi de yıllar içinde değişmiş. Moda sektörünün içinde olmak, kıyafetlerle kurduğu bağı daha bilinçli hale getirmiş. Satın aldığı parçalar 2006’dan nadir bir Comme des Garçons eteği gibi genellikle vintage ya da güçlü kimliği olan tasarımlar. Çantalar ise ayrı bir kategori. Onlara yalnızca aksesuar olarak bakmıyor; aynı zamanda tasarım tarihi içinde değerlendiriyor. “Şu an çantalar açısından çok ilginç bir dönemdeyiz. Bir tasarımcının döneminin başından ya da sonundan bir parçaya sahip olmak, küçük bir moda tarihine sahip olmak gibi.” Gardırobunda sonsuza kadar saklayacağını düşündüğü parçalar da bu yüzden oldukça kişisel: Bottega Veneta Andiamo çantası, 2018 Cruise koleksiyonuna ait Chanel payetli çanta ve Demna döneminden bir Gucci Jackie modeli…

Sasha’nın stilinde saç, görünümün kalbi. “Aynı kombin, farklı saçla farklı bir duygu yansıtıyor” diye anlatıyor. İkinci vazgeçilmez detayı güneş gözlükleri. Tek bir modele bağlı kalmıyor; ruh hallerine göre değişen koleksiyonuyla oynuyor. Çünkü ona sorarsanız aksesuarlar, görünümün titreşimini tamamen değiştiren gizli anahtarlar.
Bu sezon gardırobuna en çok yakıştırdığı parça ise büyük deri kemerler. Biraz bohem hissi taşıyan modeller özellikle ilgisini çekiyor. Çünkü “en basit görünümü bile daha stilize hissettiriyor”.

Sasha’nın günlük stil formülleri şaşırtıcı derecede sade. Uzun kollu bir üst ve şort, denim ve beyaz bir atlet ya da trençkot… “Büyük bir çanta ve güneş gözlüğü eklediğimde tamamlanıyor. Fazla düşünmüyorum.” Eğer gideceği yer özel bir etkinlikse Paris etkisi tekrar ortaya çıkıyor. Son yıllarda elbiselere daha fazla yöneldiğini söylüyor. Siyah, sade modellerden butter-yellow Jacquemus elbiselere uzanan bir gardırop… Ama onun stilinde hiçbir şey “fazla feminen” görünmüyor. Her zaman küçük bir denge unsuru var. Belki de Sasha Sviridovskaya’nın stilini en iyi anlatan şey tam olarak bu denge hissi. Fazla klasik olmadan zarif kalmak, fazla uğraşılmış görünmeden etkili olmak… Ve tüm bunların içinde her zaman küçük bir oyun alanı bırakmak.

-“Tasarımı ve zamanlamayı iyi anladığınızda hem estetik hem de uzun ömürlü bir gardırop oluşturabilirsiniz.”
-“Saç, görünümün en önemli unsurlarından biri. Aynı kombin, farklı saçla bambaşka bir duygu yansıtıyor.”
-“Eski koleksiyonlara, arşivlere ve defile görüntülerine bakın. İlham çoğu zaman farklı görsellerin bir araya geldiği yerde başlar.”
-“Biraz bohem hissi taşıyan büyük deri kemerler, en basit görünümü bile daha stilize gösterir.”
-“Bir ipek eşarp ya da saç aksesuarı, görünümünüzü anında daha tamamlanmış hissettirir.”
-“Vaktiniz az olduğunda basit formüllere dönün: Denim, beyaz bir üst, trençkot, büyük bir çanta ve güneş gözlüğü.”
-“Dış giyimde bir beden büyük seçimler yapmak, görünümü daha zahmetsiz ve dengeli gösterir.”
-“Aksesuarlar her şeyi değiştirir. Bazen yalnızca bir küpe ya da birkaç bileklik bile şıklığı tamamlamaya yeter.”