Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Zendaya, podyuma yeni inen tasarımları ilk giyen isimlerden biri olmaya alışkın. Ancak bu kez kendi rekorunu bile geride bırakmış olabilir.
Zendaya, The Odyssey filminin Londra’daki dünya prömiyeri için, yalnızca birkaç saat önce Paris’te podyuma çıkan, Schiaparelli 2026-27 Sonbahar/Kış Haute Couture defilesinin kapanış görünümünü tercih etti. (Zendaya’nın uzun yıllardır birlikte çalıştığı stilisti Law Roach da defileyi ön sıradan takip eden isimler arasındaydı.)

Fotoğraf: Getty Images
Bağcıklı korsajı mermer bir heykeli andıran elbise; belirgin karın kasları ve göbek deliği detaylarıyla dikkat çekiyordu. Beyazdan gümüşe uzanan degrade boncuk püsküllerle tamamlanan etek ise, yıldızın attığı her adımda hareket ederek görünüme dinamizm kattı. Zendaya, stilini ten rengi sivri burunlu ayakkabılarla ve göğüs zırhını andıran korsajının üzerine zarifçe dökülen, çok sıralı Chopard pırlanta kolyeyle tamamladı.

Fotoğraf: Getty Images
Yıldız ismin saç ve makyajı da modern bir tanrıça estetiğini yansıtıyordu. Göz pınarlarına uygulanan gümüş-beyaz far, elbisenin tonlarıyla kusursuz bir uyum yakalarken, başının üzerinde örülen örgü Athena’nın miğferine çağdaş bir gönderme niteliğindeydi.

Fotoğraf: Getty Images
Zendaya, prömiyerde ikinci bir görünüm sergilemeye de hazırdı: Valentino’nun 2026-27 Sonbahar/Kış koleksiyonundan bir elbise. Antik Yunan stilini yeniden yorumlayan tasarımda sutyen formundaki adaçayı yeşili üst bölüm defne yapraklarından yapılmış izlenimi verirken; güvercin grisi drapeli kumaş antik tunikleri çağrıştırıyordu. Oyuncu bu görünümünde gösterişli kolyesini çıkararak, Chopard'ın haute joaillerie koleksiyonundan farklı bir mücevheri tercih etti. Yaklaşık 27 karat pırlantayla bezeli küpeler, görünümün en dikkat çekici tamamlayıcısı oldu.
Mitolojide ilahi müdahaleleriyle bilinen Athena bile, Zendaya’nın giydiği elbiseyi yalnızca birkaç saat içinde Paris’ten Londra’ya ulaştırıp, üzerine bir de kostüm değişikliği yapmayı başarmanın kolay olmadığını düşünebilirdi.
