08 Kasım 2020

#VOGUESosyalEtki: Sosyal Etki Yaratmak İçin Açılan Bir Kapı; Gate 27

YAZI: CAN REMZİ ERGEN

Kararlı. Değişmesi gerektiğine inandığı bir düzen için burada. Hayalindeki düzeni kurmak için o düzene açtığı kapıda, Gate 27'de Melisa Tapan ile buluştuk.

David Chippirfield'in dokunuşlarını taşıyan, Yeniköy'deki Gate 27, faaliyetlerine devam ederken bir yandan da Melisa Tapan'ın sanat endüstrisinde değişmesi gerektiğine ve daha farklı olabileceğine inandığı nosyonları sorguluyor ve sorgulatıyor.

Belki sanatın her zaman bir sorumluluğu olmasına gerek yoktur ama bu örnekte sorumlu bir çaba var. Diğer yandan da bilmek sorumluluktur, bilirseniz eyleme geçmeniz gerekir. Melisa Tapan sanat, endüstride değişebilecek noktalar ve sosyal fayda üçgeninde bildiklerinin sorumluluğunu Gate 27 üzerinden bir oyun kurarak hayata geçiriyor. 

VOGUE Kasım sayımızda da karşılaşacağınız Melisa Tapan ile Gate 27 gibi bir konuk sanatçı programının sosyal etki yaratmada nasıl bir rol oynayabileceğini konuştuk.

vogue

Gate 27 sanatı ve sosyal etkiyi nasıl ilişkilendiriyor?

Sanatın kalkınmada büyük bir rolü olduğunu düşünmekle beraber, sosyal etkisini gözetebilmek ve artırmak için öncelikle yerelden başlanması, uluslararası işbirlikleri ile yerele fayda yaratılması gerektiği görüşündeyim. Örneğin İstanbul gibi bir merkeze nazaran çok daha küçük bir bölge olan Ayvalık’taki programımız ile oradaki kültür üreticilerinin içinde olduğu ekosisteme değer katmanın da önemli olduğunu düşünüyorum.

Gate 27’deki amacımız, yerel ve uluslararası platformlarda sanatın herhangi bir alanında aktif olan kişilerin araştırma ve üretim süreçlerini kolaylaştırmak, izleyiciyi de bu sürecin bir parçası yapmak. Nihayetinde kültür ve sanat sadece kendini beslemez; sanatçıların ifade araçları farklı pencerelerin açıldığı, bilgi paylaşımının, araştırmanın, sorgulamanın olduğu ekosistemlerde daha da gelişir. Ve araştırmanın, sorgulamanın ve paylaşımın olduğu bir ortamda gelişim de ivme alarak yayılır.

Gate 27 için sosyal etki ne ifade ediyor?

Yaşadığımız yeryüzünde var olan binlerce krizin çözümünde yaratıcı düşüncenin, sanatın ve kültürün önemine inanıyorum. Dünyalı olmanın, dünyanın sorunlarının farkında olmayı gerektirdiğini ve bu jenerasyonun, yaptığı her işte sosyal bir etki yaratma sorumluluğuna sahip olduğunu düşünüyorum. Geleceği hayal ettiğimde daha adil, doğa ile daha uyumlu, daha farkında bir gelecek hayal ediyor, kendimizi sürekli bu yönde denetlememiz gerektiğini düşünüyorum. 

Gate 27’yi kurmamın sebeplerinden biri de sanatın yaratabildiği bu sosyal etki. Gate 27 özellikle yaratıcı düşünceyi teşvik etmek, farklı disiplinlerden kurum ve kişilerin bir araya gelerek etkileşim içerisinde üretimde bulunduğu bir alan yaratmak amacıyla yola çıkan bir sosyal girişim. Kültür ve sanat, sadece sanatçılar ve sanat severler nezdinde değil, her anlamda düşünce ve değişimin alt yapısını oluşturuyor. Bu bağlamda büyük dedem merhum Hacı Ömer Sabancı’nın “Bu toprağın bize verdiklerini bu toprağın insanına geri vermek” sözünü hatırlayarak, ailemden bana aktarılan değerlere; eğitim, kültür ve sanata önem vermenin yanı sıra, bunun devamlılığının sürdürülmesinde de rol alabilmeyi kıymetli buluyorum.   

Bir konuk sanatçı programı sosyal etki yaratmada nasıl bir rol oynayabilir?

Biz Gate 27 olarak öncelikle kendi yapımız, kaynakları kullanımımız üzerine düşünüyor, çalışıyor, hedefler koyuyoruz. Karbon salınımını azaltmak için programı sanatçıların ulaşımına göre entegre etmek ya da enerji kullanımını azaltmaktan, yemeğin tedarik edildiği alana kadar araştırmalar yapıyor, programımızı ve işleyişimizi sürekli geliştirmeye çalışıyoruz. 

Daha büyük ölçekte ise sosyal etki ve sürdürülebilirlik gibi hayata bilinçli bir noktadan yaklaşan, iş üreten sanatçıları destekliyoruz. Fikir ve üretimleri ile çevrelerini, toplumu etkileyen sanatçılarla çalışmanın, üretimlerini sürdürmeleri için onlara gerekli alan ve imkanları sağlamanın yanı sıra destekledikleri değerleri de gerçekleştirerek sosyal etki yaratmada rol oynayabiliriz.

Sosyal etki ve sanat nerelerde ve nasıl biçimlerde kesişir?

Sanırım her yerde demek mümkün; özellikle Gate 27 bünyesinde programa katılan sanatçıların sosyal etki yaratan alanlarda çalışıyor olması bizim için önemli. Örneğin çalışmalarına geçtiğimiz eylül ve ekim aylarında Gate 27’de devam eden Özgül Kahraman, görme engellilerin sanat algısı ile ilgili bir proje üzerinde çalışıyor. Bu program sırasında bu konuda çalışan çeşitli vakıflarla bir araya gelme, sanat dünyasından önemli aktörlerle sanatın ve sosyal faydanın birleşeceği konular üzerinde fikir alışverişinde bulunma şansı buldu. Diğer bir örnek de, Ayvalık’taki programda konuğumuz olan sanatçı Bilal Yılmaz ile küratör Lydia Chatziiakovou’nun üzerinde çalıştığı ‘Ayvalık’ta Zanaatkarlık’ isimli bir haritalandırma projesi. Projenin amacı, zanaatın ekonomik ve kültürel potansiyelini ortaya çıkarmak, zanaatkarlarla sanatçılar ve tasarımcılar arasında sürdürülebilir ve yaratıcı işbirliklerini harekete geçirmekti. Bu anlamda içinde bulunduğumuz çevre ile etkileşimde olmak ve oraya bir şeyler katabiliyor olmak da bizim için sevindirici.

Sanat, sürdürülebilirlik ve sosyal etki üçgeninde dünyada Gate 27’nin gözünden son gelişmeler neler? Bu konularda hangi inisiyatifler Gate27’nin dikkatini çekiyor?

Sürdürülebilirlik Gate 27’nin öncelikli ilkelerinden biri. Bu konuyla ilgili olarak dikkat çekici işler yapan Nature Map; biyoçeşitlilik, karbon, su gibi doğal kaynakları entegre eden, ülkelerin stratejik karar alımına destek olmak ve iklim krizinin etkisini azaltmak amacıyla kurulmuş bir haritalandırma projesi. 

Inema Arts Center ise Ruanda’nın kalkınmaya ihtiyacı olan bölgelerindeki yaratıcı yeteneklerin keşfedilmesi, geçimlerine katkıda bulunulması ve yaratıcı ifadenin topluma canlılık katması amacı ile kurulan ve yaratıcı ifadeyi teşvik eden bir sanat merkezi. 10 Ruandalı sanatçı ile çokdisiplinli bir konuk sanatçı programı yürüten merkez, çağdaş Afrika sanatı, zanaatkarlık, müzik ve dans alanında çalışan sanatçıları desteklemenin yanı sıra kurslar, seminerler de düzenliyor.

Bir diğer önemli örnek olan Julie’s Bicycle, yaratıcı alanlarda iklim değişimi ve sürdürülebilirlik üzerine yapılan çalışmaları destekleyen, kâr amacı gütmeyen bir kurum. Kültür sanat kurumlarının Paris İklim Anlaşması ile tutarlı hedefler kurabilmesini sağlamakla beraber, karbon salınımlarını en aza indirmeleri için karbon hesaplamaları yapıyor ve sürdürülebilirlik sertifikaları tasarlıyorlar. Biz de Gate 27’de, Julie’s Bicycle projesinin araçlarını kullanarak kendimize doğru hedefler koymayı ve bu hedefleri yakın gelecekte gerçekleştirerek iklim değişikliğine tüm faaliyetlerinde duyarlı, sürdürülebilir bir kurum olmayı istiyoruz. 

 

 

ETİKETLER: #VOGUESOSYALETKİ , GATE 27 , MELİSA TAPAN