Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


İstanbul’un bin bir yüzü var. DJ kabininin içinden görünen yüzü şehrin kaosla kolektif bilinç arasında kurduğu köprüyü ele veriyor. Her akşam buna tanıklık eden DJ’lerle İstanbul gecelerinde yolculuğa çıkıyoruz.
Çocukluğumun büyük bölümünü müzik dinleyerek ve arşiv yaparak geçirdim. Arşivim büyüdükçe, onu daha aktif kullanma ihtiyacı hissettim ve ilk DJ setup’ımı da bu fikirle edindim. Lise yıllarında görüntü ve ses sistemleri üzerine eğitim aldım; ardından ses mühendisliği okudum.
Ancak profesyonel olana kadar birçok stüdyo, konser, organizasyon şirketinde ve çeşitli sanatçılarla çalışarak sektöre adım attım diyebilirim.
Senelerdir çaldığım farklı türlerden sonra beni en çok besleyen, kendimi en iyi ifade ettiğim müzik türünün house olduğunu fark ettim. Uzun süredir setlerimi house müzik ve alt türleri etrafında şekillendiriyorum.
Geçmişe nazaran çok daha bilinçli bir dinleyici ve sanatçı kitlesine sahip olduğumuzu düşünüyorum. Ancak buna rağmen çeşitli nedenlerle metropolün hak ettiği müzikal ve sektörel dönüşüm gerçekleşemedi.
Türk dinleyicisi, kendine yakın ve sıcak bulduğu için Afro ve melodik türlere aslında oldukça aşina. Coğrafyamız ve kültürümüz buna fazlasıyla müsait.
Uzun zamandır house müziği yalnızca icra etmekle kalmıyor; bu kültürü inşa eden mekanlar ve sanatçılarla birlikte house müziğe ve onun etrafında şekillenen kültüre yatırım yapıyorum.
Bunu yaşatmak ve daha ileriye taşımak için projeler ve etkinlikler düzenliyorum. Son dönemde house müziğin daha fazla ilgi gördüğünü gözlemliyorum ve bu beni mutlu ediyor.
Dünyadaki trendleri yakalama, hızla hayata geçirme ve icra etme konusunda oldukça yetenekli sanatçılarımız var. Müzikal tarafta yön veremediğimizi düşünsem de dünyanın gerisinde olduğumuzu da söyleyemem. Fakat organizasyon becerisi, içerik niteliği ve teknikanlamda daha fazla yol almamız gerektiğini düşünüyorum.
Açıkçası kuşaklar arasında müzik algısı sandığımız kadar kopuk değil. Eski kuşaklar müzikle daha derin ve duygusal bir bağ kuruyordu. Yeni kuşaklar ise çok daha hızlı tüketiyor ama aynı hızda da keşfediyor.
Zaman ve platformlar değişiyor ama iyi bir groove ve duygusu iyi inşa edilmiş bir parçanın kuşak gözetmeksizin herkesi yakalayabileceğini düşünüyorum.
Türkiye, yüzyıllardır sayısız kültüre ve yaşam biçimine ev sahipliği yapan bir coğrafya ve iyi anlamda bundan etkilenmemek mümkün değil. Haliyle müziğe tek bir formdan ve perspektiften bakmamayı öğretiyor.
İstanbul’un bu denli kaotik, samimi, bazen gergin sokak ve gece hayatı beni sıkıcılıktan ve tekdüzelikten uzaklaştırıyor.
Ben kültürü gerçekten sahiplenmenin yalnızca DJ kabininde değil hayatın genel akışında da emek vermekle mümkün olduğuna inanıyorum.
Bu yaklaşım hem bana daha farklı hissettiriyor hem de sektörde durduğum noktayı netleştiriyor. Setlerimde plak seçkilerine yer vermem ya da müziği farklı formlarda sunmam bunun bir parçası. Ayrıca crowd okuyabilmeyi çok seviyorum. Her gecenin enerjisi başka ve benim için en keyifli tarafı çaldığım müzikle insanların beklentisini ortak bir noktada buluşturabilmek.
Spesifik bir konsept yoksa özel bir hazırlık yapmıyorum çünkü doğaçlama setler çıkarmayı tercih ediyorum. Stüdyoda yaptığım hazırlıkla gece karşılaştığım enerji çoğu zaman birbirinden çok farklı oluyor. Bu nedenle arşivimi olabildiğince geniş ve güçlü tutarak sahnede emprovizasyona alanaçıyorum.
Sanırım kontrol alanı. Çünkü ortak enerji yaratabilmek bir meydan okuma gibi. Geceyi ve enerjiyi kontrol edebildiğimde daha başarılı ve özgüvenli hissediyorum.
Larry Heard Presents: Mr. White -The Sun Can’t Compare.
İlk duyduğum günden beri aynı heyecanla dinleyip çaldığım, setlerimde mutlaka yer verdiğim özel bir klasik benim için.
Ritüel değil belki ama sahne öncesi arkadaşlarımla buluşup bir şeyler içmek, vakit geçirmek, sohbet etmek bana iyi geliyor.
Ben çok fazla tür takip ediyorum; buna hem Türk müziği hem de dünya müziği dahil. Hip hop, caz ve funk’tan arabeske uzanan bir skalam var. Sanırım en beklenmeyen cevap arabesk olur!
İyi bir kulüp deneyimi yaşamak istiyorsam, MiniMüzikhol, Frankhan ve Gizli Bahçe ilk tercihlerim olur. Hem iyi yemek yiyip hem de geceye müzikle devam etmek istersem Arkestra ve Mezkla favorilerim.