MODA
MODA

11 Kasım 2021

2021 High Jewellery Raporu

YAZI: GÜNEŞ UYSALEFE

High Jewellery

Zanaattan sanata; mücevherin aldığı pek çok form, kudret veya statü işareti gibi farklı somut ve soyut değerleri olmuştur, peki ya bilimsel önemi? 2021’de sunulan High Jewellery koleksiyonlarının her biri ayrı bir işçilik harikası ancak aralarından bir tanesi Ar-Ge laboratuvarına gönderme yaparak alkışı hak ediyor. Lafı dolandırmadan, yeniliklere göz atmaya Boucheron’dan başlamalı. Marka, son koleksiyonu Holographique ile mücevher olayını bambaşka bir boyuta taşıyor. Kreatif direktör Claire Choisne, gökkuşağından yola çıkarak ışık ve renk oyunları yaratabilecek parçalar düşlemiş ve tasarımlar üzerine çalışırken sanatçı Olafur Eliasson ile mimar Luis Barragán’ın eserlerinden ilham almış. Sonuç; seramik ve kaya kristaline yüksek derecede gümüş ve titanyum tozu uygulayan marka, prizma izlenimini hapseden parçalar yaratmış. 25 karatlık yeşil bir Mozambik turmalininin merkezde olduğu Chromatique yüzük, toplam 130 karat değerinde akuamarinlerin dizildiği Laser kolye ve pırlantalı beyaz altın Prisme yüzük gibi yanardöner etkide, hipnotik güçte tasarımlarıyla Fransız marka bu yıl çıtayı yükselten isim olup çıkıyor. Öyle ki Cannes Film Festivali kırmızı halısında, Call My Agent yapımından tanıdığımız Camille Cotin ve Nicolas Maury gibi yıldızları donatarak, neredeyse diğer her ismin tercih ettiği etkinliğin resmi sponsoru Chopard’ın iddiasıyla rekabet ettiği rahatlıkla söylenebilir. Paradise adlı son kırmızı halı koleksiyonunda Caroline Scheufele ise Chopard için fillerden köpek yavrularına, geyiklerden çiçeklere bir cennet bahçesi düşlemiş. Klasik mücevherin yaprak ve kelebeklerle edindiği figüratif dili ve yıldızların desteğini alan Chopard gibi diğer bir isimse Buccellati. Il Giardino adlı koleksiyonunda dört karatlık bir spinelin yerleştiği Iris yüzük ve 23 karatlık bir kunzitin süslediği Aubreta bilezik gibi parçalar öne çıkarken İtalyan marka, Monaco Kraliyet Ailesi’nden Pierre Casiraghi’nin eşi Beatrice Borromeo ile elçisi olarak çalışmaya devam ediyor. Doğanın gücünü bir sezon değil her sezon tüm benliğiyle bütünleştiren Dior’a gelirsek... Mücevherlerinin kreatif direktörü Victoire de Castellane, Dior Rose adlı son High Jewellery koleksiyonunu, iki yıllık restorasyon sürecini tamamlamak üzere olan ve özel bir teras bahçesiyle beraber yeniden açılışa hazırlanan Avenue Montaigne’deki ikonik butiklerine adamış. Gül motifinin başrolde olduğu parçalardan renkli lakeyle çerçevelenen pırlantalı modeller kontrast ve çağdaş tavırlarıyla özellikle dikkat çekici. Mücevher efsanelerine ustalık ve estetikle kafa tutan diğer modaevlerinden Chanel, 100. yıldönümünü kutlayan No. 5 parfümüne, Louis Vuitton ise 1821 doğumlu kurucusunun 200. yıldönümüne koleksiyonlarını ithaf ettiler.

High Jewellery

Modanın da etkisinin görüldüğü High Jewellery yenilikleri vardı; Pomellato, La Gioia adlı koleksiyonunu, kendi arşivinden vintage parçaları ileri dönüştürdüğü deneysel parçalar ve bir de 48 karatlık bir tanzanit ve 2 bin 300 adet pırlantanın 700 saatlik bir işçilik sonunda yerleştiği kolye gibi çağdaş tasarımlardan oluşan iki parça hâlinde hazırlamıştı. Bvlgari’nin Magnifica koleksiyonunda yer alan, 10 karatlık bir yakutun merkezinde olduğu Ruby Metamorphosis kolye için de, takıp çıkarılabilen parçalarıyla dokuz farklı şekilde kullanım sağlayarak modaya özgü çokyönlülüğü taşıdığı söylenebilir. Madenlerden satış noktasına mücevherde etik, insani ve çevreye duyarlılık standartlarını koruyan Responsible Jewellery Council’a bağlılığını Sixième Sens koleksiyonunda altını özellikle çizen Cartier’nin bu yaklaşımı moda sektörüne örnek olacak cinsten.

High Jewellery koleksiyonlarında bilim, doğa ve moda gibi öne çıkan akımlardan biri de sanat, özellikle de danstı. Pandeminin etkisiyle harekete duyulan özlem, Chaumet’nin bir kurdeleyi andıran helezon motifini heykelsi bir üslupta ele aldığı Torsade koleksiyonuna, Messika’nın ise dansçı Fanny Sage ile tanıttığı damla kesim beyaz ve sarı pırlantaların taşkın boyutlarda yer aldığı Magnetic Attraction koleksiyonuna hayat vermişti. Van Cleef & Arpels’in ise dans ve mücevher için bambaşka bir planı var. Markanın 1940’lardan bu yana tasarladığı balerin broşları ve 1967’de prömiyer yapan Jewels adlı resital için koreograf George Balanchine ile işbirliğine giden Claude Arpels’in hikayesine kadar uzanan bu sinerji, yeni tasarımlar ve bir de Mart 2022’de Londra’da organize edeceği üç haftalık Dance Reflections adlı festival ile taçlanıyor. Yeni teknolojiler, doğaya saygı duruşları ve kültür - sanat etkinlikleriyle mücevherin rolü artık kalıpların dışına çıkıyor.

ETİKETLER: HİGH JEWELLERY , POMELLATO , BVLGARI , CHAUMET , VAN CLEEF & ARPELS , CHANEL , DİOR , MÜCEVHER , CARTİER , LOUİS VUİTTON