Haftalık E-Bülten
Moda dünyasında neler oluyor? Yeni fikirler, öne çıkan koleksiyonlar, en vogue trendler, ünlülerden güzelllik sırları ve en popüler partilerden haberdar olmak için haftalık e-bültenimize kaydolun.


Arşiv modasına artan ilgi, ikonik tasarımları müzayede salonlarının en değerli parçalarına dönüştürüyor.
Belçikalı tasarımcı Martin Margiela birkaç yıl önce emekliye ayrıldığında tasarımlarından, ileri dönüştürülmüş parçalarından, eskizlerinden ve kendi elleriyle şekillendirdiği kuklalardan oluşan mirasını başkasına devretmeyi seçmişti. 9 Temmuz 2026’da Paris’te gerçekleşen ve Maurice Auction ile Kerry Taylor Auction’ın birlikte düzenlediği açık artırmada moda müzayedelerinin bugün geldiği noktayı tek başına özetleyen bir an yaşandı. 1991’de bir serginin ardından grafitilerle kaplanan Tabi botlar 364 bin euroya satılarak bir Maison Margiela parçası için dünya rekoru kırdı. Satıştaki 195 parçanın tamamı alıcı buldu; toplam gelir 1,38 milyon euroyu aştı. Bir zamanlar deneysel hatta lüks kavramına meydan okuyan Margiela’nın kişisel arşivi, artık belgelenmesi ve korunması gereken kültürel nesneler olarak görülüyordu.

John Gallian 1995 Sonbahar/Kış, Fotoğraf: Getty Images
Londra’da kendi adını taşıyan bir müzayede evi işleten Kerry Taylor Vogue’a verdiği demeçte, “Bir parçanın fiyatının 100 bin sterlini aşması artık sık rastlanan bir durum; oysa on yıl önce böyle bir satış olağanüstü bir olaydı” diyor. Taylor bu tezini John Galliano’nun 1986 tarihli Forgotten Innocents isimli koleksiyonundan bir tasarımın 2010’da 800 sterline satıldığını, bugün ise aynı parçanın kolaylıkla 60 bin sterlin sınırına yaklaşabileceği fikriyle açıklıyor. Haksız da sayılmaz. Geçtiğimiz ocak ayında, Lübnan kökenli Fransız sosyetik Mouna Ayoub’a ait Dior Haute Couture gece elbisesi 663 bin euro gibi astronomik bir rakama satılmış. Bir yıl önce ise Vivienne Westwood ve Malcolm McLaren’ın 1984 tarihli Witches koleksiyonundan, ressam Keith Haring’in eserlerinin baskılarını taşıyan bir takım 50 bin dolara alıcı buldu. 2025 yılında Sotheby’s New York’ta yapılan başka bir satışta Jackie Kennedy’nin giydiği mor palto tahminin çok üzerinde bir fiyata satılmış. Aynı müzayedede Alexander McQueen’in 2007-08 Sonbahar/Kış In Memory of Elizabeth Howe koleksiyonundan, tamamen altın rengi payetlerle kaplı bir elbise, 7 bin dolarlık tahmine rağmen 114 bin dolar gibi rekor bir fiyata ulaşmış.

Fotoğraf: Getty Images
Görünen o ki son yıllarda yüksek moda müzayede salonlarında kendine ayrıcalıklı bir alan açtı. Alıcı profili de zaman içinde değişti. Eskiden müzayede evleri daha çok deneyimli koleksiyonerlerle çalışırken bugün modaevleri kendi arşivlerini oluşturarak veya yüksek miktarlarda arşiv tasarımlarını satarak adından söz ettiriyor. Koleksiyonerler ise servetlerini yatırabilecekleri yeni pazarlar arıyor. Alıcıların bir diğer motivasyonu, tarihi bir parçaya sahip olmanın yanında kişisel zevkini ve kültürel birikimini görünür kılma arzusundan geçiyor.
Bununla birlikte lüks ve nadir parçalara yeni kuşak koleksiyonerlerin ilgisi bir hayli yüksek. Bunun nedenini yalnızca yükselişteki vintage sevdasına bağlayamayız. İnternet, çevrimiçi teklif sistemleri ve sosyal medya, eskiden nispeten küçük bir uzman ve koleksiyoner çevresine açık olan bu dünyayı küreselleştirdi. Vogue Business’ın aktardığı verilere göre Sotheby’s’in saat, çanta ve yüksek moda gibi lüks kategorilerindeki müşterilerinin yaklaşık üçte biri 40 yaşın altında; Christie’s verileri de milenyum ve Z kuşağının müzayedelere gitme eğiliminde olduğunu ortaya koyuyor.
Müzayede piyasasında genç alıcıların eski Chanel çantalardan Azzedine Alaïa ve Alexander McQueen’e ait arşiv parçalarına yöneldiği, Christie’s’in stil ikonu Iris Apfel parçalarının satışındaki alıcı ve teklif verenlerin yüzde 43’ünün Y kuşağından geldiği de açıkça görülüyor. Bir tasarımın değeri hangi koleksiyona ait olduğuna, podyumda kimin giydiğine, kimin gardırobundan çıktığına ve nasıl bir kültürel hikaye taşıdığına bağlı olarak yükseliyor. Eski kuşaklar kadar yeni neslin de koleksiyonluk parçalara rağbet gösterdiği oldukça açık.
Prenses Diana’nın meşhur “intikam elbisesi” olarak bilinen Christina Stambolian imzalı, omuzları açık siyah ipek elbisesi de yaklaşık 30 yıl sonra yeniden satışa çıkıyor. Sotheby’s, parçayı 9 Aralık 2026’da New York’ta 150 bin ile 300 bin dolar arasındaki tahminle müzayedeye sunacak. Daha önce Diana’nın 1981’de polo maçında giydiği, Warm & Wonderful imzalı kırmızı triko kazak 2023’te 1 milyon 143 bin dolara satılmıştı.
Bütün bu rekorlar, gardırobumuzdaki her eski parçanın gelecekte servet edeceği anlamına gelmiyor. Moda müzayedelerinde fiyatı yükselten unsurlar birçok parametreye bağlı. Nadirlik, özgünlük, önemli bir koleksiyona ait olmak, kültürel etki ve doğru zamanlama en önemli faktörler. Bir modaevine yeni kreatif direktör gelmesi, ikonik bir modelin yeniden üretilmesi, bir ünlünün arşivden tarihi bir parça giymesi koleksiyonerin ilgisini çekebiliyor. Öte yandan müzayede dünyası yalnızca milyonerlere ait değil. Genç alıcılar makul meblağlarla koleksiyon işine girebiliyor ve daha uygun başlangıç fiyatları müzayede evlerine daha önce hiç alışveriş yapmamış yeni müşteriler getirebiliyor. Rekor sonuçlar öne çıksa da pazarın tamamı yüksek fiyatlardan oluşmuyor.
Gardırobun derinliklerinde duran bir elbisenin yıllar sonra değer kazanıp kazanmayacağını kestirmek zor. Bazen bir tasarımın gerçek değeri ancak ait olduğu dönem geride kaldığında anlaşılıyor. Bugün müzayede salonlarında yaşananlar da yüksek modaya bakışın ne kadar değiştiğini gösteriyor. Bir zamanlar sezonu geçtiğinde eski kabul edilen parçalar artık tasarımcısı, dönemi ve hikayesiyle değerlendirilerek hazineye dönüşebiliyor.